Görkemli kentler, güçlü yönetimler ve yüzyıllar boyunca gelişen uygarlıklar nasıl olur da geride yalnızca harabeler bırakarak ortadan kaybolur? Bir toplumun sonunu kuraklık, savaş ya da kaynakların tükenmesi mi getirir; yoksa asıl belirleyici olan, yaklaşan tehlikeler karşısında verdiği kararlar mıdır?
Jared Diamond, **Çöküş**’te geçmişin büyük toplumlarının yükseliş ve yıkılış hikâyelerini çevre, iklim, siyaset ve insan davranışları arasındaki ilişki üzerinden inceliyor. Paskalya Adası’nın dev heykellerinden Maya kentlerine, Amerika’nın güneybatısındaki Anasazilerden Grönland’ın İskandinav kolonilerine uzanan örneklerle, insanların yaşadıkları çevreyi nasıl değiştirdiğini ve bu değişimin kendi geleceklerini nasıl tehdit edebildiğini gösteriyor.
Ormanların yok edilmesi, toprağın verimsizleşmesi, su kaynaklarının tükenmesi ve hızla artan nüfus, toplumları ağır krizlerle karşı karşıya bırakabilir. Ancak Diamond’a göre benzer sorunları yaşayan her toplum aynı sonla karşılaşmaz. Bazıları değişen koşulları fark ederek değerlerini, üretim biçimlerini ve alışkanlıklarını yeniden düzenlerken bazıları, kendilerini felakete sürükleyen kararları sürdürmekte ısrar eder.
Kitap, geçmiş uygarlıklarla yetinmeyerek Ruanda, Haiti, Çin, Avustralya ve Montana gibi günümüz dünyasından örneklere de yönelir. Ekonomik çıkarların, siyasal çatışmaların ve kısa vadeli kazançların çevresel sorunları nasıl büyüttüğünü ortaya koyarken, zenginlik ve teknolojik üstünlüğün hiçbir topluma sonsuz güvence sağlamadığını hatırlatır. Bugünün küresel dünyasında bir bölgede yaşanan krizin etkileri, sınırların çok ötesine ulaşabilir.
Diamond, çöküşü kaçınılmaz bir kader olarak görmez. Toplumların tehlikeleri zamanında fark edebileceğini, geçmişte işe yarayan fakat değişen koşullarda zararlı hâle gelen alışkanlıklarından vazgeçebileceğini ve uzun vadeli çözümler üretebileceğini savunur. Tarih, yalnızca yok olan toplumların hikâyesini değil, sorunlarını aşarak varlığını sürdürenlerin deneyimlerini de barındırır.
**Çöküş**, geçmiş uygarlıkların sonunu araştırırken bugünkü dünyanın geleceğine yöneltilmiş güçlü bir uyarıdır. Jared Diamond, insanlığın karşı karşıya olduğu sorunların büyüklüğünü gösterirken asıl belirleyici soruyu okura bırakır: Geçmiş toplumların hatalarından ders alıp yönümüzü değiştirecek miyiz, yoksa yaklaşmakta olan tehlikeleri gördüğümüz hâlde aynı yolu izlemeyi mi seçeceğiz?
- Çevirmen
- Barış Baysal