Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
10 Gösterim

Aile içinde yıllarca görmezden gelinen kırgınlıklar, kıskançlıklar ve karşılıksız beklentiler zamanla nasıl değişir? Sevgiyle rekabet, bağlılıkla hırs aynı çatı altında ne kadar yan yana durabilir?

Honoré de Balzac, Bette Abla’da Parisli Hulot ailesinin çevresinde gelişen ilişkileri ve ailenin yoksul akrabası Lisbeth Fischer’in dünyasını anlatıyor. “Bette Abla” olarak bilinen Lisbeth, kuzeni Adeline’in sahip olduğu aile hayatı ve toplumsal konum karşısında yıllardır içinde taşıdığı duygularla yaşamaktadır. Baron Hulot’nun tutkuları, aile içindeki ilişkiler ve Paris sosyetesinin renkli kişilikleri ise giderek birbirine bağlanan geniş bir hikâyenin parçalarına dönüşür.

Balzac, aile yaşamından toplumsal statüye, para ve evlilik ilişkilerinden aşk, kıskançlık ve yükselme arzusuna kadar 19. yüzyıl Fransız toplumunun pek çok yönünü güçlü karakterler aracılığıyla ele alıyor. Paris’in farklı çevrelerini aynı anlatıda buluştururken insanların görünürdeki hayatlarıyla gerçek duyguları arasındaki mesafeyi ustalıkla yansıtıyor.

Bette Abla, aile bağlarını, insan tutkularını ve Paris toplumunun değişen değerlerini çok katmanlı bir hikâyede bir araya getiren; unutulmaz karakterleri ve güçlü gözlem yeteneğiyle Balzac’ın İnsanlık Komedyası içindeki en önemli romanlarından biri.