Bir bakış, insanın bütün merakını ve tutkusunu harekete geçirmeye yeter mi? Görünüşlerin, toplumsal konumların ve gizli ilişkilerin belirlediği bir dünyada aşk ne kadar özgür yaşanabilir?
Honoré de Balzac, Altın Gözlü Kız’da 19. yüzyıl Paris’inin hareketli ve gösterişli yaşamı içinde genç Henri de Marsay’ın gizemli Paquita Valdès’le karşılaşmasını anlatıyor. Altın rengindeki dikkat çekici gözleriyle Henri’nin ilgisini çeken Paquita, çevresindeki sıkı gözetim ve açıklanmayan sırlarla merak uyandıran bir karaktere dönüşüyor. İkilinin yolları kesiştikçe Paris’in görünür yüzünün ardında saklanan ilişkiler de yavaş yavaş belirginleşiyor.
Balzac, aşk ve tutkuyu anlatırken dönemin Paris toplumunu, sınıfsal ayrımları, güç ilişkilerini ve insanların birbirleri üzerinde kurduğu hâkimiyeti de güçlü gözlemlerle ele alıyor. Şehrin farklı kesimlerini ayrıntılı biçimde betimleyen eser, bireysel bir hikâyeyi daha geniş bir toplum portresiyle bir araya getiriyor.
1835’te yayımlanan ve On Üçlerin Romanı üçlemesinin son halkası olan Altın Gözlü Kız, aşkı, tutkuyu ve insan ilişkilerinin gizemli yönlerini Paris’in canlı atmosferinde buluşturan; Balzac’ın güçlü gözlem yeteneğini ve anlatı ustalığını yansıtan dikkat çekici bir klasik.
- Çevirmen
- Cemil Meriç
- Çevirmen
- Emir Doğan Yılmaz
- Çevirmen
- Emir Doğan Yılmaz
- Editör
- Esra Damla İpekçi
- Çevirmen
- Aydın Karahasan