Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
10 Gösterim

Bir insan resmî kayıtlarda ölü kabul edildiğinde, hayatta olduğunu kanıtlaması yeterli midir? Yıllar sonra geri döndüğünde eski adı, serveti ve yaşamı onu hâlâ bekliyor olabilir mi?

Honoré de Balzac, Albay Chabert’te Napolyon ordusunda görev yapan ve Eylau Muharebesi’nde öldüğü sanılan Albay Chabert’nin hikâyesini anlatıyor. Savaş alanından sağ kurtulan Chabert, uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından Paris’e döndüğünde kendisini bambaşka bir hayatın karşısında buluyor. Karısı onu ölü bilerek yeni bir evlilik yapmış, serveti paylaşılmış ve eski dünyası onsuz devam etmiştir.

Chabert, kimliğini ve haklarını yeniden kazanabilmek için avukat Derville’den yardım ister. Balzac bu hukuk mücadelesinin çevresinde para, toplumsal konum, evlilik, adalet ve insan ilişkilerini güçlü gözlemlerle ele alırken Napolyon döneminden Restorasyon Fransası’na geçişin yarattığı değişimleri de anlatının arka planına yerleştiriyor.

Albay Chabert, geçmişte bıraktığı hayata yeniden ulaşmaya çalışan bir insanın hikâyesinden hareketle kimlik, onur ve adalet kavramlarını sorgulayan; kısa hacmine rağmen güçlü karakterleri ve toplumsal gözlemleriyle Balzac’ın en etkileyici klasiklerinden biri.