Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
17 Gösterim

İnsan hayatındaki alışılmış düzen bir anda değiştiğinde, kendisini hangi role ait hisseder? İş, evlilik ve aile arasında biçimlenen bir yaşamda kişinin kendi istekleri nerede başlar?

Hiroko Oyamada, Çukur’da eşiyle birlikte şehirden taşraya taşınan Asa’nın hikâyesini anlatıyor. Eşinin yeni işi nedeniyle ailesinin yanına yerleşen Asa, kendi geçici işini bırakır ve bir anda günlük hayatının alışılmış ritmini kaybeder. Sıcak bir yaz günü kayınvalidesinin verdiği bir işi yapmak için dışarı çıktığında, karşısına çıkan tuhaf bir hayvanın peşinden gider ve kendisi için açılmış gibi görünen bir çukura düşer. Bu karşılaşma, çevresindeki dünyaya ve kendi hayatına farklı gözlerle bakmaya başlayacağı sıra dışı deneyimlerin başlangıcı olur.

Oyamada, gündelik hayatın sıradan ayrıntılarıyla gerçeküstü olayları doğal biçimde yan yana getirirken kimlik, çalışma hayatı, evlilik, toplumsal roller ve bireyin kendi yaşamındaki yerini sorguluyor. 2014 yılında Japonya’nın önemli edebiyat ödüllerinden Akutagawa Ödülü’nü kazanan roman, kısa hacmine rağmen geniş bir düşünce alanı açıyor.

Çukur, sıradan bir taşra yaşamının içinden beklenmedik bir dünyaya açılan; gerçek ile olağanüstü arasındaki sınırları ustalıkla belirsizleştirirken insanın kendi hayatındaki yerini yeniden düşünmeye çağıran özgün ve merak uyandırıcı bir roman.