Büyük bir felaket yalnızca yaşandığı yerde mi iz bırakır? Uzakta olan insanların hayatları da görünmeyen biçimlerde sarsılabilir mi?
Haruki Murakami, Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans Eder’de 1995 Kobe depreminden sonra geçen altı öyküyü bir araya getiriyor. Deprem çoğu zaman doğrudan anlatının merkezinde yer almasa da karakterlerin hayatlarında sessizce hissediliyor. Ayrılıklar, yalnızlıklar, geçmişten taşınan duygular ve beklenmedik karşılaşmalar, gündelik yaşamın içinde yeni anlamlar kazanıyor.
Murakami, birbirinden farklı insanların hikâyeleri üzerinden kayıp, aidiyet, sevgi, önyargılar ve insanın hayatındaki değişimlerle başa çıkma biçimlerine odaklanıyor. Gerçeklikle olağanüstünün zaman zaman birbirine yaklaştığı öykülerde, küçük olaylar ve sıradan karşılaşmalar karakterlerin iç dünyalarında önemli dönüşümlere kapı aralıyor.
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans Eder, büyük bir toplumsal sarsıntının insanların özel hayatlarında bıraktığı görünmez izleri anlatan; Murakami’nin kendine özgü atmosferini, hayal gücünü ve insan ruhuna dair incelikli gözlemlerini buluşturan etkileyici bir öykü kitabı.
- Çevirmen
- Ali Volkan Erdemir