Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
14 Gösterim

İnsan, sahip olduğu hayat güzel ve düzenliyken neden geçmişte bıraktığı birini hâlâ düşünür? Yıllar sonra yeniden karşılaşılan bir aşk, insanın bugününe ve yaptığı seçimlere nasıl bakmasına yol açar?

Haruki Murakami, Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında’da Hajime’nin çocukluk yıllarından orta yaşlarına uzanan hikâyesini anlatıyor. Başarılı bir iş hayatı, mutlu bir evlilik ve iki çocuğuyla sakin bir yaşam süren Hajime’nin zihninde, çocukluk arkadaşı Şimamoto’nun hatırası hiçbir zaman bütünüyle kaybolmuyor. Yıllar sonra Şimamoto’nun yeniden karşısına çıkması, geçmişle bugün arasındaki sınırları yeniden düşünmesine neden oluyor.

Murakami, iki insan arasındaki bağdan hareketle aşkı, özlemi, yalnızlığı, seçimleri ve insanın hayatında eksik kaldığını düşündüğü şeylerin peşinden gitme arzusunu ele alıyor. Caz müziğinin ve Tokyo’nun sakin atmosferinin eşlik ettiği anlatı, geçmişte verilen kararların bugünkü hayatımızdaki yerini incelikli biçimde sorguluyor.

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında, geçmişte kalan bir aşkın izinden insanın kendi hayatına yeniden bakmasını anlatan; duyguları, hatıraları ve seçimleri Murakami’nin yalın ve etkileyici anlatımıyla buluşturan özel bir roman.