Bir yazar, başka bir yazarla yıllar sonra karşılaşabilse ona ne sorardı? Hayatın, ölümün ve edebiyatın sınırları ortadan kalktığında geçmişle bugün arasında nasıl bir konuşma başlardı?
Hamdi Koç, Yalnız Kaldınız, Peyami Bey!’de kurmacayla gerçeğin iç içe geçtiği sıra dışı bir anlatı kuruyor. Anlatıcı ile Türk edebiyatının önemli isimlerinden Peyami Safa’yı bir araya getiren roman, okuru zamanın alışılmış biçimde işlemediği, geçmişle geleceğin birbirine yaklaşabildiği farklı bir dünyaya taşıyor.
Peyami Safa’nın yaşamı ve düşünceleriyle Hamdi Koç’un yazarlık serüvenini buluşturan anlatıda; roman sanatı, yazmak, aşk, dostluk, yalnızlık, hafıza ve insanın hayatın anlamını kavrama çabası öne çıkıyor. Gerçek kişiler ve edebi göndermeler, hayal gücüyle zenginleşen kurmaca bir evrende yeni anlamlar kazanıyor.
Yalnız Kaldınız, Peyami Bey!, iki yazarın dünyasını aynı anlatıda buluşturan; edebiyatla hayat, geçmişle bugün ve gerçeklikle hayal arasındaki sınırları ustalıkla sorgulayan özgün ve düşündürücü bir roman.