Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
11 Gösterim

İnsan geçmişini hatırlarken yalnızca yaşadıklarını mı anlatır, yoksa hatırladıkça kendisini de yeniden mi kurar? Bir anneyle oğul arasındaki bağ, yıllar geçtikçe insanın dünyasında nasıl bir iz bırakır?

Hamdi Koç’un ilk romanı olan Çocuk Ölümü Şarkıları, anlatıcısının iç dünyasına yönelen, hafıza ve bilinç üzerinden ilerleyen özgün bir anlatı kuruyor. Anne-oğul ilişkisi, çocukluk, yaratıcılık, yaşam ve ölüm düşüncesi ile müzik, romanın birbirine bağlanan temel izlekleri arasında yer alıyor.

Hatırlanan anlar, duygular ve düşünceler arasında ilerleyen hikâyede dışarıdaki olaylardan çok insanın kendi zihninde sürdürdüğü yolculuk öne çıkıyor. Hamdi Koç, anlatıcının kesintisiz iç sesi aracılığıyla geçmişin bugün üzerindeki etkisini ve insanın kendisini anlamlandırma çabasını kendine özgü bir anlatım biçimiyle ele alıyor.

Çocuk Ölümü Şarkıları, anne ile oğul arasındaki bağdan insanın kendi iç dünyasına uzanan; hafıza, yaşam ve müziği bir araya getiren, dili ve anlatım biçimiyle dikkat çeken özgün bir roman.