Erika Cass’in kusursuz bir ailesi vardır.
Sevgi dolu bir eş, güzel bir ev ve çevresindeki herkesin hayranlık duyduğu çocuklar… Dışarıdan bakıldığında hayatında eksik olan hiçbir şey yoktur.
Ta ki bir akşam kapısında iki dedektif belirene kadar.
Mahallede yaşayan genç bir kız gece yarısı ortadan kaybolmuştur. Polis, onun başına korkunç bir şey gelmiş olabileceğinden şüphelenmektedir. Üstelik kızı canlı gören son kişi Erika’nın on altı yaşındaki oğlu Liam’dır.
Liam yakışıklı, zeki ve okulun en sevilen öğrencilerinden biridir. Öğretmenleri ona güvenir, arkadaşları çevresinden ayrılmaz ve geleceğinde büyük başarılar olduğu düşünülür.
O kusursuz bir çocuktur.
Fakat Erika, oğlunda başkalarının göremediği bir şeyler olduğunu yıllardır hissetmektedir.
Liam’ın soğukkanlı davranışları, ustalıkla söylediği yalanlar ve zaman zaman gözlerinde beliren o anlaşılmaz ifade… Erika bütün bunları bir annenin gereksiz endişeleri olarak görmeye çalışmıştır. Şimdi ise oğlunun kayıp kız hakkında anlattıkları birbiriyle uyuşmamaktadır.
Polisin şüpheleri arttıkça ortaya çıkan her yeni kanıt Liam’ı işaret eder. Erika oğlunun masum olduğuna inanmak ister. Ancak annelik içgüdüleri ona çok daha karanlık bir gerçeği fısıldamaktadır.
Ya Liam düşündükleri kadar kusursuz değilse?
Ya Erika, yıllardır aynı evde yaşadığı oğlunu hiç tanımadıysa?
Freida McFadden, **Kusursuz Çocuk**’ta annelik, aile sadakati ve suçluluk duygusunu giderek derinleşen bir kuşkunun etrafında örüyor. Herkesin bir şey sakladığı bu psikolojik gerilimde, bir annenin çocuğuna duyduğu koşulsuz sevgi en ağır sınavıyla karşı karşıya kalıyor.
Erika gerçeği öğrenmek zorunda.
Fakat gerçek, oğlunun bir katil olduğunu gösterirse önünde çok daha korkunç bir soru olacak:
Bir anne çocuğunu korumak için ne kadar ileri gidebilir?
- Çevirmen
- Zehra Uzun