İnsan, hiç tanımadığı bir yerde yaşamaya başladığında yalnızca çevresini mi keşfeder, yoksa kendisiyle ilgili bildiklerini de yeniden mi sorgular?
Filiz Aygündüz, Kaç Zil Kaldı Örtmenim?’de Diyarbakır’ın küçük bir kasabasına atanan yirmi üç yaşındaki genç bir öğretmenin hikâyesini anlatıyor. İstanbul’daki alıştığı hayatı geride bırakan genç kadın, diliyle, gelenekleriyle ve gündelik yaşamıyla kendisine yabancı olan bir dünyanın içine adım atıyor. Bu yeni hayatın içinde ona eşlik edenler ise otuz iki çocuk ve beklemediği bir aşk oluyor.
Roman, öğretmenlik deneyiminin ötesine geçerek farklılıklar, kimlik, dil, aidiyet ve insanlar arasındaki görünmez sınırlar üzerine düşündürüyor. Aygündüz, Türkiye’nin önemli toplumsal meselelerinden birine siyasi tartışmaların uzağında, sıradan insanların hayatları ve birbirlerini tanıma çabaları üzerinden yaklaşıyor.
Kaç Zil Kaldı Örtmenim?, birbirine uzak görünen hayatların aynı hikâyede buluşabileceğini gösteren; insanı, farklılıkları ve önyargıların ötesinde kurulabilecek bağları samimi bir anlatımla ele alan etkileyici bir roman.