Adı Leyla’ydı. İstanbul’un en eski genelevlerini barındıran o meşum sokakta yer alan gülkurusu renkli evde bilinen adıyla Tekila Leyla. Öyle derdi ona arkadaşları, ahbapları ve müşterileri. Öyle derdi ona beş kadim dostu. Hiç istemezdi Leyla kendisinden geçmiş zaman diliminde söz edilmesini. Ama işte kalbi daha az evvel susmuş, soluk alış verişi ise hepten kesilmişti. Şehrin kenarlarında bir çöp kutusuna bırakılmıştı cansız bedeni. Gene de henüz durmamıştı beyni. Çalışıyordu hâlâ. Tastamam on dakika otuz sekiz saniye boyunca…
Bazı rüyalar, unutulmaz.
Bazıları seni geri çağırır.
Aleda, ait olmadığı bir zamanda fazlasıyla tanıdık bir hisle karşılaşır.
...
1 okuma1 beğeni
Bibliosfer; oturum, güvenlik, öneriler ve kullanım kalitesini iyileştirmek için çerezler kullanır.
Ayrıntılar için
Çerez Bilgilendirme Metni’ni inceleyebilirsin.