Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
9 Gösterim

Çocuklukta kurulan bir bağ, tek bir gecede tamamen kopabilir mi? Yıllar önce yaşanan bir olay, iki insanın kaderini daha onlar ne olduğunu anlayamadan değiştirebilir mi?

Dilan Durmaz, Üzüm Buğusu’nda hikâyesini 1992 yılında başlatıyor. Firuze Akın ile Ali Ecevit Tarhan, aynı evde büyüyen ve birbirlerinin en yakın oyun arkadaşı olan iki çocuktur. Ancak Firuze’nin onuncu yaş günü için düzenlenen kutlamada işlenen bir cinayet, onların dünyasını bir anda değiştirir. O gece yaşananların ardından masumiyet ile suç arasındaki sınırlar birbirine karışırken Ecevit, henüz çocuk yaşta taşımaması gereken büyük bir yükle karşı karşıya kalır.

Roman; çocukluk, aile bağları, dostluk, adalet, geçmişin insan hayatındaki etkisi ve yıllar sonra bile silinmeyen hatıralar etrafında ilerliyor. Dönemin siyasal ve toplumsal atmosferi de Firuze ile Ecevit’in kişisel hikâyesine eşlik ederek yaşananların yalnızca iki çocuğun değil, çevrelerindeki yetişkinlerin seçimleriyle de nasıl şekillendiğini gösteriyor.

Üzüm Buğusu, çocuklukta başlayan güçlü bir bağı yıllara yayılan sırlar ve geçmişten gelen hesaplaşmalarla buluşturan; Firuze ile Ecevit’in hayatlarının nasıl yeniden kesişeceğine dair merak duygusunu canlı tutan, duygusal yönü güçlü ve sürükleyici bir roman.