Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
10 Gösterim

Yıl 1849. ABD-Meksika sınırının kanla çizildiği, çölün ve kurşun­ların hüküm sürdüğü acımasız bir çağ. Evinden kaçan bir çocuk, kaderinin peşinde Teksas’ın çorak topraklarına sürüklenirken John Joel Glanton’ın kanlı çetesine dahil olur. Ahlakın ve merhametin çoktan unutulduğu bu topraklarda vahşet saçan kafa derisi avcı­ları yerlileri, Meksikalıları ve yollarına çıkan tüm canlıları kıyımdan geçirerek adım attıkları her toprağı âdeta yeryüzü cehennemine dönüştürür. Bu kanlı yolculuğun en tekinsiz figürü ise devasa cüs­sesi, felsefi saptamaları ve ürpertici bilgeliğiyle öne çıkan Yargıç Holden’dır. Yargıç için savaş sadece bir araç değildir, evrenin nihai dansı, insanın en katı hakikatidir.

İnsanın içindeki vahşeti, tarihin kanlı hafızasını ve kıyamet hissini lirik olduğu kadar sert bir dille aktaran Kan Meridyeni, Batı efsa­nesini yerle bir eden, unutulması imkânsız epik bir hezeyan.