Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
6 Gösterim

William Crimsworth, kendisi için hazırlanmış rahat bir hayatı kabul etmek istemez.

Ailesinin beklentilerinden uzaklaşır ve ağabeyinin yanında çalışmaya başlar. Fakat burada karşılaştığı küçümseme ve baskı, ona ekonomik bağımsızlığın yalnızca para kazanmak değil, kendi hayatının sahibi olmak anlamına geldiğini öğretir.

Sonunda İngiltere’yi geride bırakır.

Yolu Brüksel’e düşer.

Yabancı bir şehirde İngilizce öğretmeni olarak çalışmaya başlayan William, kendisine yeni bir hayat kurmaya uğraşırken insanların görünüşleriyle gerçek niyetleri arasındaki farkı da keşfetmeye başlar. Öğretmenlik yaptığı okulun yöneticisi Zoraïde Reuter’in ilgisi başlangıçta onu etkiler. Fakat bu yakınlığın ardında başka hesapların bulunduğunu anlaması uzun sürmez.

Sonra Frances Henri ile tanışır.

Sessiz, çalışkan ve gösterişten uzak Frances, hem geçimini sağlamaya hem de kendisini geliştirmeye çalışan genç bir kadındır. William onun zekâsını ve öğrenme isteğini fark ettikçe aralarındaki öğretmen-öğrenci ilişkisi giderek daha derin bir yakınlığa dönüşür.

Ancak aşk, yalnızca iki insanın birbirine yaklaşmasıyla kolaylaşmaz.

Sınıf farkları, ekonomik bağımsızlık, kıskançlık ve başkalarının müdahaleleri, William ile Frances’in önüne yeni engeller çıkarır. Her ikisi de başkasının himayesinde yaşamak yerine kendi emeğiyle ayakta durmak ister. Bu nedenle birlikte kurabilecekleri bir hayatın temeli yalnızca sevgi değil, karşılıklı saygı ve bağımsızlık olacaktır.

Charlotte Brontë, Profesör’de aşkı, çalışma hayatını ve insanın kendi yerini bulma mücadelesini iç içe geçiriyor. Bir erkeğin gözünden anlatılan roman, başarı arzusunun yanında kadınların eğitim ve ekonomik özgürlük arayışına da dikkat çeker.

Profesör, insanın kendisine biçilen hayatı reddederek kendi yolunu kurmasını, sevginin bağımlılığa dönüşmeden var olup olamayacağını ve gerçek eşitliğin iki insan arasındaki ilişkiyi nasıl değiştirdiğini sorgulayan bir roman.

Çünkü bağımsızlık yalnızca yalnız başına ayakta durabilmek değildir.

Bazen gerçek özgürlük, başka birini severken de kendin olarak kalabilmektir.