Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Okunma
0 Beğeni
14 Gösterim

Bazı hikâyeler anlatıldıkça büyür, kuşaktan kuşağa geçerken yeni anlamlar kazanır. Peki yüzyıllardır bildiğimizi sandığımız bir efsane, başka bir dünyanın kapısını araladığında karşımıza nasıl bir hikâye çıkar?

Çağan Irmak, Artuçkule'nin Tepegöz'ü'nde kadim anlatı geleneğinden beslenerek kendine özgü, masalsı bir evren kuruyor. Uğursuz kabul edilen Altamış köyünde başlayan hikâye, sıra dışı bir doğumla yön değiştiriyor. Tek gözlü, tükenmek bilmeyen bir açlığa sahip ve hiçbir şeyi unutmayan Tepegöz'ün ortaya çıkışıyla Dokuz Kıta On Okyanus'un dengeleri de hareketlenmeye başlıyor.

Dede Korkut anlatılarının izlerini taşıyan roman; iktidar, hırs, kader ve insanın kendi yarattığı hikâyelerle ilişkisini destansı bir serüvenin içinde ele alıyor. Sözlü kültürün ritmini çağdaş roman anlatısıyla buluşturan Çağan Irmak, tanıdık motiflerden yepyeni karakterler ve coğrafyalarla zenginleşen özgün bir dünya yaratıyor.

Artuçkule'nin Tepegöz'ü, geçmişten gelen bir anlatıyı yeniden yorumlayarak efsane ile hayal gücünü buluşturan; dili, atmosferi ve zengin kurgu dünyasıyla okuru uzun bir serüvene davet eden özgün bir roman.