Zekeriya Türkmen, 6 Mayıs 1964’te Bursa’nın Karacabey ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Karacabey’de tamamladı.
Ortaöğrenimini Sakarya’daki Arifiye Öğretmen Lisesinde gördü. Öğretmenlik eğitimiyle başlayan mesleki yönelimi, üniversite yıllarında tarih ve askerî eğitim alanlarıyla birleşti.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde öğrenim gördü. İstanbul FYO bünyesindeki askerî eğitimini de tamamlayarak 23 Haziran 1986’da Öğretmen Teğmen olarak mezun oldu.
Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünün Yakınçağ Tarihi programında yüksek lisans yaptı. Hareket Ordusu ile Mahmut Şevket Paşa’yı ve 31 Mart Olayı’nın bastırılmasında ordunun rolünü inceleyen tezini Cevdet Küçük’ün danışmanlığında hazırladı.
Doktora eğitimini Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsünün Yakınçağ Tarihi programında tamamladı. 1996’da kabul edilen doktora tezinde Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı ordusunun durumunu ve 1918-1920 yıllarındaki yeniden yapılanma sürecini araştırdı.
1986’dan itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı eğitim kurumlarında tarih öğretmeni, öğretim görevlisi ve yönetici olarak görev yaptı. Elektronik Astsubay Hazırlama Okulu, ilk görev yerleri arasında bulundu.
Kuleli Askerî Lisesinde öğretmenlik ve Tarih Grubu Başkanlığı yaptı. Askerî öğrencilerin tarih eğitimiyle ilgilenirken Kuleli’nin kurumsal tarihi, askerî eğitim ve okulun geçmişindeki olaylar üzerine araştırmalar yürüttü.
Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığında çalıştı. Atatürk Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Türk Askerî Tarih Komisyonundaki görevleri, askerî arşivler ve resmî harp tarihi yayınlarıyla doğrudan çalışmasına imkân verdi.
Kara Harp Okulunda siyasi tarih, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersleri verdi. Hacettepe Üniversitesinde de yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak Cumhuriyet tarihi ve inkılap tarihi alanlarında çalıştı.
Harp Akademileri Komutanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsünde öğretim üyeliği ve enstitü müdürlüğü yaptı. Harp tarihi, askerî strateji, siyasi tarih ve lisansüstü araştırma yöntemleri alanlarında eğitim verdi.
Harbiye Askerî Müze ve Kültür Sitesinde Müzecilik Grup Başkanlığı görevini yürüttü. Askerî tarih bilgisini sergileme, panorama, diorama ve tarihî mekân düzenlemeleri aracılığıyla kamusal alana taşıyan çalışmalara katıldı.
Türk Silahlı Kuvvetlerindeki otuz yılı aşan hizmetinin ardından 30 Ağustos 2016’da emekliye ayrıldı. Akademik çalışmalarını üniversitelerde sürdürdü.
Beykent Üniversitesi ile İstanbul 29 Mayıs Üniversitesinde dersler verdi. Daha sonra İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde tam zamanlı öğretim üyesi oldu.
Millî Savunma Üniversitesi Atatürk Stratejik Araştırmalar Enstitüsü ve Kuvvet Harp Enstitülerinde yarı zamanlı olarak harp tarihi ve Türk askerî tarihi alanlarında lisansüstü dersler vermeyi sürdürdü.
Çalışmalarını Yakınçağ Osmanlı tarihi, Osmanlı askerî teşkilatı, 19. ve 20. yüzyıl siyasi tarihi, Meşrutiyet dönemi, Birinci Dünya Savaşı, Millî Mücadele, Atatürk ve Cumhuriyet tarihi üzerinde yoğunlaştırdı.
İlk kitaplarından Kuleli Şehitleri 1993’te yayımlandı. Aynı dönemde kaleme aldığı Osmanlı Meşrutiyetinde Ordu-Siyaset Çatışması’nda anayasal yönetim arayışlarıyla askerî yapı arasındaki ilişkileri inceledi.
Hareket Ordusu ve Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal adlı çalışmasında 31 Mart Olayı’nın bastırılmasını, Hareket Ordusunun kuruluşunu ve Mustafa Kemal’in kurmaylık görevini askerî ve siyasi gelişmelerle birlikte ele aldı.
Doktora araştırmasından gelişen Mütareke Döneminde Ordunun Durumu ve Yeniden Yapılanması (1918-1920), 2001’de Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Eserde Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında ordunun küçültülmesini, birliklerin yeniden düzenlenmesini ve Millî Mücadele’ye aktarılan askerî birikimi araştırdı.
Belgelerle Yunan Mezalimi ilk kez 2000’de yayımlandı. Eseri yazılmış bir tarih anlatısından çok askerî makamların raporlarını, tahkik heyeti belgelerini, uluslararası inceleme raporunu, İstanbul mitinglerinin bildiri metinlerini ve dönem yazılarını bir araya getiren belge yayını biçiminde hazırladı.
Yunan işgali dönemine ilişkin araştırmalarını daha sonra Devlet Merkezine Gönderilen Raporlara Göre Batı Anadolu’da Yunan Mezalimi adlı çalışmayla sürdürdü. Yerel askerî ve idari birimlerden merkeze gönderilen raporlar üzerinden işgalin sivil yerleşimler üzerindeki etkilerini inceledi.
Yeni Devletin Şafağında Mustafa Kemal’de Ekim 1918 ile Ocak 1920 arasındaki sürece yöneldi. Mustafa Kemal’in İstanbul’daki faaliyetlerini, Anadolu’ya geçişini ve Heyet-i Temsiliye ile İstanbul hükûmetleri arasındaki ilişkileri araştırdı.
Musul Meselesi: Askerî Yönden Çözüm Arayışları (1922-1925) adlı kitabında Millî Mücadele sonrasında Musul’un geri alınmasına yönelik askerî planları, Şefik Özdemir Bey’in Revandiz harekâtını ve konunun diplomatik boyutlarını ele aldı.
Çanakkale 1915: Türk Ordusunun Kara ve Hava Harekâtı ilk kez 2007’de yayımlandı; sonraki yıllarda yeni baskıları hazırlandı. Eserde Osmanlı ordusunun savaş öncesindeki durumu, Çanakkale coğrafyası, cephenin açılma nedenleri, tarafların harekât planları ve Türk ordusunun kara ve hava faaliyetleri incelendi.
Millî Mücadele Yıllarında İstanbul Mitingleri, Vilâyât-ı Şarkiye Islahat Müfettişliği, Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal: Selanik’ten İstanbul’a ve Mütareke ve İşgalden Millî Mücadele’ye Mustafa Kemal Paşa, diğer başlıca monografileri arasında yer aldı.
İngiliz Kemal adıyla tanınan Ahmet Esat Tomruk’un Millî Mücadele hatıralarını yayına hazırladı. Atatürk’ün not defterleri, askerî şahsiyetler, cepheler ve askerî kurumlar üzerine ortak yayınlara, ansiklopedi maddelerine ve kitap bölümlerine katkı verdi.
Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesinin hazırlanmasında Tarih ve Sanat Danışma Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. Malıköy Tren İstasyonu Müzesi, Duatepe ve Mehmetçik anıtları ile Sakarya Meydan Muharebesi’ni anlatan tarihî alan düzenlemelerine katkıda bulundu.
Makedonya’daki Manastır Askerî İdadisi Atatürk Anı Odası ve Debre-i Bâlâ Atatürk Ata Evi projelerinde çalıştı. Harbiye Askerî Müzesindeki Türk tarihi panoramaları ve dioramalarının hazırlanmasına katıldı.
Radyo ve televizyonlar için tarih programı metinleri, senaryolar ve belgesel içerikleri hazırladı. Akademik araştırmayı müze, anıt, belgesel ve ansiklopedi gibi farklı tarih anlatımı biçimleriyle birleştirdi.
#ZekeriyaTürkmen #AskerîTarih #YakınçağTarihi #Çanakkale1915 #BelgelerleYunanMezalimi #OsmanlıOrdusu #MillîMücadele #Atatürk #CumhuriyetTarihi #HarpTarihi #ArşivBelgeleri #TarihMüzeciliği
Zekeriya Türkmen’in Bibliosfer profili askerî tarih, harp tarihi, Yakınçağ Osmanlı tarihi, askerî teşkilat, Meşrutiyet, Birinci Dünya Savaşı, Millî Mücadele, Atatürk, Cumhuriyet tarihi, arşiv belgeleri ve tarih müzeciliği eksenlerinde şekillenir.
Çalışmalarının merkezinde siyasi gelişmelerle askerî kurumlar arasındaki karşılıklı ilişki bulunur. Ordunun yalnızca savaş meydanındaki faaliyetlerini değil; eğitimini, teşkilatını, komuta yapısını, siyasetle ilişkisini ve devlet içindeki konumunu birlikte inceler.
Askerî eğitim kurumlarındaki uzun görev süresi, araştırmalarına kurumların iç işleyişi konusunda belirgin bir perspektif kazandırır. Rütbe yapısı, emir-komuta düzeni, birlik teşkilatı ve kurmay planlaması tarihsel olayların açıklanmasında aktif unsurlardır.
Araştırmalarında askerî arşiv belgeleri, birlik ve harekât cerideleri, resmî yazışmalar, raporlar, hatıralar, dönemin basını ve tahkik heyeti kayıtları birlikte kullanılır. Belgenin hangi kurum tarafından ve hangi amaçla üretildiği, anlatının tarihsel bağlamının parçasıdır.
Harp tarihini yalnızca muharebelerin kronolojik sıralaması biçiminde kurmaz. Coğrafya, ulaşım, ikmal, komuta, asker sayısı, silah teknolojisi, hava koşulları ve siyasi hedefler askerî sonucun oluşumunda birlikte değerlendirilir.
Osmanlı askerî modernleşmesi, çalışmalarındaki temel süreklilik alanlarından biridir. Yeni eğitim kurumlarının kurulması, kurmaylık sisteminin gelişmesi ve ordunun Avrupa’daki askerî değişimlere uyarlanması 19. yüzyıl siyasi tarihiyle ilişkilendirilir.
Osmanlı Meşrutiyetinde Ordu-Siyaset Çatışması, askerî yapının anayasal düzene geçişteki konumuna yönelir. Ordu mensuplarının siyasal örgütlenmelerle ilişkisi, hükümdar otoritesi ve Meşrutiyet kurumları arasındaki gerilim araştırmanın merkezindedir.
Hareket Ordusu çalışmaları, 31 Mart Olayı’nı yalnızca İstanbul’daki bir ayaklanma olarak ele almaz. Selanik merkezli askerî ve siyasi yapılanmayı, birliklerin sevkini, kurmay planlamasını ve başkentte yeniden düzen kurulmasını birlikte değerlendirir.
Mustafa Kemal’in Hareket Ordusundaki görevi, Türkmen’in Atatürk araştırmalarının başlangıç noktalarından biridir. Mustafa Kemal’in kurmay subaylık deneyimiyle sonraki askerî ve siyasi liderliği arasında tarihsel bağlantılar kurar.
Mütareke Döneminde Ordunun Durumu ve Yeniden Yapılanması, Birinci Dünya Savaşı’ndan Millî Mücadele’ye geçişi ordunun kurumsal devamlılığı üzerinden açıklar. Mondros sonrasında birliklerin dağıtılmasıyla askerî kadroların ve tecrübenin tamamen ortadan kalkmadığını gösterir.
Bu yaklaşımda Millî Mücadele sıfırdan kurulan bir askerî hareket değildir. Osmanlı ordusundan kalan subaylar, silahlar, depolar, haberleşme ağları ve teşkilat bilgisi yeni mücadelenin oluşumuna katılır.
Yeni Devletin Şafağında Mustafa Kemal ve sonraki Mustafa Kemal çalışmaları, askerî kararlarla siyasi örgütlenme arasındaki geçişe odaklanır. İstanbul’daki temaslar, müfettişlik görevi, Anadolu yolculuğu ve Heyet-i Temsiliye faaliyetleri aynı süreç içinde ele alınır.
Musul Meselesi’nde askerî planlama ile diplomasi arasındaki ilişki belirgindir. Lozan çevresindeki görüşmeler devam ederken sınır hattındaki birlikler, yerel kuvvetler ve Revandiz harekâtı Türkiye’nin çözüm arayışlarının askerî boyutunu oluşturur.
Çanakkale 1915, cephenin açılmasını küresel savaş stratejisiyle Osmanlı savunma düzeni arasında konumlandırır. Boğazların kontrolü, İstanbul’un güvenliği ve İtilaf Devletlerinin Rusya’yla bağlantı kurma hedefi cephenin siyasi-stratejik çerçevesini belirler.
Kitapta Gelibolu ve Biga yarımadalarının coğrafi özellikleri, arazi yapısının askerî harekâta etkisi ve savunma planlarının gelişimi önemli yer tutar. Coğrafya, birliklerin yalnızca üzerinde hareket ettiği bir zemin değil, harekât kararlarını belirleyen unsurdur.
Türk ve İtilaf harekât planlarının karşılaştırılması, muharebeyi tek taraflı bir kahramanlık anlatısından çıkararak karşılıklı stratejik kararların sonucu biçiminde incelemeyi sağlar.
Kara harekâtı, çıkarma bölgeleri, savunma birlikleri, ihtiyat kuvvetleri ve komutan kararları üzerinden değerlendirilir. Hava faaliyetlerinin anlatıya dâhil edilmesi, Çanakkale Cephesi’nin modern savaş teknolojileri bakımından da ele alınmasını sağlar.
Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki rolü, komuta sorumluluğu ve kritik müdahaleleri içinde açıklanır. Askerî liderlik, birliklerin konumu, zamanlama ve arazi bilgisiyle bağlantılı biçimde değerlendirilir.
Belgelerle Yunan Mezalimi, yazarın belge yayımcılığı yönünü temsil eder. Araştırmacının anlatısından önce tarihî kayıtların sınıflandırılması, okunması ve okurun erişimine sunulması amaçlanır.
Askerî makamların raporları, yerel tahkik heyeti belgeleri, uluslararası inceleme kayıtları ve İstanbul mitinglerinin metinleri aynı olayların farklı kurumlar tarafından nasıl kaydedildiğini gösterir.
Bu belgeler, işgal dönemindeki şiddet, yağma, zorunlu yer değiştirme ve yerleşim alanlarının tahribi hakkında dönemin resmî ve kamusal tanıklıklarını bir araya getirir. Kaynakların kurumsal kökeni ve hazırlanma amacı, tarihsel yorumun ayrılmaz parçasıdır.
Batı Anadolu’daki Yunan işgaline ilişkin sonraki çalışması, belge külliyatını yerel ve merkezi yönetim arasındaki rapor ağı üzerinden genişletir. İşgalin farklı ilçe ve vilayetlerdeki etkileri, merkeze ulaşan kayıtlar aracılığıyla bölgesel ölçekte izlenir.
Türkmen’in araştırmalarında askerî şahıs biyografileri de kurumsal tarihe açılan bir yöntemdir. Mahmut Şevket Paşa, Mustafa Kemal, Şefik Özdemir Bey ve İngiliz Kemal gibi kişiler görevleri, kararları ve içinde bulundukları teşkilat yapılarıyla birlikte incelenir.
Tarih müzeciliği çalışmaları, yazılı araştırmayı mekânsal anlatıma dönüştürür. Harita, fotoğraf, askerî nesne, panorama, diorama ve anıt düzenlemeleri tarihsel olayların ziyaretçi tarafından görsel ve fiziksel olarak kavranmasını sağlar.
Anıtkabir, Malıköy, Duatepe, Kartaltepe ve Harbiye Askerî Müzesi projeleri, Millî Mücadele ve askerî tarihin kamusal hafızadaki sunum biçimlerine katkıda bulunur.
Radyo, televizyon, belgesel ve ansiklopedi çalışmaları akademik bilginin farklı okur ve izleyici gruplarına aktarılmasını sağlar. Anlatım, monografiden kısa başvuru maddesine ve görsel senaryoya göre yeniden biçimlenir.
Zekeriya Türkmen’in Bibliosfer’deki temel sınıflandırma alanları askerî tarih, harp tarihi, Osmanlı askerî teşkilatı, Meşrutiyet, Birinci Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Millî Mücadele, Musul meselesi, Atatürk araştırmaları, arşiv belgeleri ve tarih müzeciliğidir. Çalışmalarını ayırt eden temel özellik, askerî olayları kurum, belge, coğrafya, komuta ve siyasi hedefler arasındaki bütünlüklü ilişki içinde incelemesidir.