Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 27-06-1921
Doğum yeri Manisa
Ölüm tarihi 09-10-1989

Yusuf Atılgan, 27 Haziran 1921’de Manisa’nın Göktaşlı Mahallesi’nde doğdu. Babası Hamdi Bey aşar memurluğu, annesi Avniye Hanım ev işleriyle ilgileniyordu. Kurtuluş Savaşı sırasında Manisa’nın yakılmasının ardından ailesi şehir merkezine yaklaşık yirmi kilometre uzaklıktaki Hacırahmanlı köyüne yerleşti.

İlkokulun ilk üç yılını Hacırahmanlı’da okudu. Öğrenimini daha sonra Manisa’daki Necati Bey İlköğretim Okulunda sürdürdü. Annesinin roman okumaya duyduğu ilgi ve Muradiye Kütüphanesinde geçirdiği zaman, çocukluk dönemindeki edebiyat merakını geliştirdi.

Manisa Ortaokulunu 1936’da, Balıkesir Lisesini 1939’da bitirdi. Lise yıllarında öğretmeni Behice Boran’ın derslerine katıldı; kitapçılardan ödünç aldığı eserlerle dünya ve Türk edebiyatı okumalarını genişletti.

1939’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne girdi. Ahmet Hamdi Tanpınar, Halide Edib Adıvar, Reşit Rahmeti Arat ve Ali Nihat Tarlan gibi isimlerin öğrencisi oldu.

Üniversite öğreniminin ikinci yılından sonra askerî öğrenci statüsüne geçti. Ali Nihat Tarlan yönetiminde hazırladığı Tokatlı Kânî üzerine mezuniyet teziyle 1944’te fakülteyi tamamladı.

Askerî eğitiminden sonra Akşehir’de bulunan Maltepe Askerî Lisesinde edebiyat öğretmenliğine başladı. Üniversite yıllarında katıldığı İleri Gençlik Birliği nedeniyle dönemin komünist tevkifatı sırasında tutuklandı; on ay cezaevinde kaldı ve öğretmenlik yapma hakkını kaybetti.

25 Ocak 1946’da serbest bırakıldıktan sonra Hacırahmanlı’ya döndü. Babasının ölümünün ardından ailenin topraklarıyla ilgilenerek uzun yıllar çiftçilik yaptı. Köy yaşamı, tarımsal üretim ve çevresindeki insanların gündelik ilişkileri öykülerinin önemli kaynakları arasına girdi.

Yazmaya gençlik yıllarında başladı. Lise son sınıfta kaleme aldığı köyde geçen suç romanını, daha sonra yazdığı Parmakkapıdaki Pansiyon adlı romanı ve başka bazı taslaklarını yayımlamadan yok etti.

Tercüman gazetesinin öykü yarışmasına Nevzat Çorum ve Ziya Atılgan adlarıyla katıldı. Evdeki adlı öyküsü birincilik kazanırken Kümesin Ötesi de yarışmada dereceye girdi. Bu sonuçlar, edebiyat çevrelerinde tanınmaya başlamasını sağladı.

İlk romanı Aylak Adam, 1957-1958 Yunus Nadi Roman Armağanı’nda ikincilik kazandı ve 1959’da Varlık Yayınları tarafından yayımlandı. Roman, ekonomik bir çalışma zorunluluğu bulunmayan C.’nin büyük şehirde gerçek sevgi ve anlam arayışını anlatır.

C., gündelik hayatın alışkanlıklarına, düzenli çalışma fikrine, aile kurumuna ve toplumun hazır değerlerine mesafeli bir karakterdir. Kent sokakları, sinemalar, kahveler ve mevsimler boyunca sürdürdüğü arayış, onu insanlara yaklaştırdığı kadar yalnızlığını da derinleştirir.

İlk öykü kitabı Bodur Minareden Öte 1960’ta yayımlandı. Kitaptaki öyküler köy, kasaba ve şehir çevrelerinde yaşayan; aile baskısı, yalnızlık, yoksulluk, cinsellik, suçluluk ve iletişimsizlikle karşılaşan kişilere odaklandı.

Hacırahmanlı’da yaşadığı yıllarda William Faulkner, Franz Kafka, Marcel Proust, Albert Camus, Jean-Paul Sartre, André Gide ve James Joyce gibi yazarları okudu. Søren Kierkegaard’dan yaptığı bazı çeviriler 1961 ve 1962’de Değişim dergisinde yayımlandı.

Metinleri üzerinde uzun süre çalışan ve yayımlayacağı eserleri titizlikle seçen bir yazardı. Eşek Sırtındaki Saksağan ve Sapık adlı roman taslaklarının da aralarında bulunduğu bazı çalışmalarını, anlatım ve özgünlük bakımından yeterli görmediği için yok etti.

İkinci romanı Anayurt Oteli 1973’te Bilgi Yayınevi tarafından yayımlandı. Eserin merkezinde, ailesinden kalan küçük bir kasaba otelini işleten Zebercet yer alır.

Zebercet’in değişmeyen yaşam düzeni, gecikmeli Ankara treniyle gelen ve bir gece konakladıktan sonra otelden ayrılan bir kadının yeniden dönmesini beklemeye başlamasıyla bozulur. Bekleyiş zamanla saplantıya, otel ise dış dünyadan kopuşun kapalı mekânına dönüşür.

Roman, Zebercet’in geçmişini, otelin tarihini, gündelik tekrarlarını, bastırdığı arzularını ve çevresindeki kişilerle kuramadığı ilişkileri parçalı bir anlatımla açar. İşlediği cinayetin ardından artan yalnızlığı ve kendisiyle yüzleşmesi, onu yaşamla bağlarını bütünüyle koparmaya götürür.

Anayurt Oteli, yalnızlık ve yabancılaşmanın yanında taşra hayatı, toplumsal baskı, cinsellik, şiddet, suç, bekleyiş ve zaman konularına yöneldi. İç monolog, bilinç akışı, geriye dönüş, eksiltili cümle ve yinelenen ayrıntılar romanın kapalı atmosferini güçlendirdi.

Eser, Ömer Kavur tarafından aynı adla sinemaya uyarlandı ve film 1987’de gösterime girdi. Macit Koper’in Zebercet’i canlandırdığı uyarlama, romanın mekân, sessizlik ve psikolojik sıkışma dünyasını sinema dilinde yeniden kurdu.

Yusuf Atılgan, 1976’da Serpil Gence ile evlendi ve İstanbul’a yerleşti. Çiftin Mehmet adlı oğlu 1979’da dünyaya geldi.

İstanbul’da Milliyet ve Karacan Yayınlarında danışmanlık, çevirmenlik ve redaktörlük yaptı. Daha sonra kısa bir süre Can Yayınlarında çalışarak yayıncılık faaliyetlerini sürdürdü.

Ekmek Elden Süt Memeden 1981’de yayımlandı. Ninesinden dinlediği masalların öğelerinden yararlandığı kitap, çocuklarla yetişkinlere birlikte seslenen iki anlatıyı bir araya getirdi.

Bodur Minareden Öte’deki öykülerle kitap dışında kalan metinleri ölümünden sonra Eylemci adıyla 1992’de toplandı. Çocuk anlatılarını da içeren Bütün Öyküleri ise 2000’de yayımlandı.

Son yıllarında Canistan adlı romanı üzerinde çalıştı. Duruşma, Yargıç ve Tanık başlıklı üç bölümü tamamladı; Sanık adını vermeyi planladığı son bölümü yazamadan öldü. Yarım kalan roman 2000’de yayımlandı.

Yusuf Atılgan, 9 Ekim 1989’da İstanbul’un Moda semtindeki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Üsküdar’daki Bülbüldere Mezarlığı’na defnedildi.

Az sayıda eser yayımlamasına karşın modern Türk romanı ve öyküsünde kalıcı bir anlatı dünyası kurdu. Kentli C., taşralı Zebercet ve Canistan’daki Selim üzerinden bireyin toplum, aile, arzu, suçluluk ve kendi benliğiyle kurduğu çatışmalı ilişkiyi farklı toplumsal çevrelerde inceledi.

#YusufAtılgan #AnayurtOteli #AylakAdam #Canistan #TürkEdebiyatı #ModernistRoman #Yabancılaşma #Yalnızlık #PsikolojikRoman #Taşra #Kent #Öykü