Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 25-12-1908
Doğum yeri Üsküp
Ölüm tarihi 15-03-1981

Yaşar Nabi Nayır, 25 Aralık 1908’de Üsküp’te doğdu. Babasını dört yaşındayken kaybetti. Çocukluğu, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı nedeniyle ailesinin Üsküp ile İstanbul arasında sık sık yer değiştirdiği bir dönemde geçti.

İlk öğrenimine Üsküp’teki mahalle mektebinde başladı. Ailesinin göçleri nedeniyle Kadıköy’de Osmangazi İlkokulu ve Torosyan Ermeni Okulu ile Üsküp’te İrfan Mektebi ve Fransız Okulu gibi farklı eğitim kurumlarına devam etti. Bu çok dilli ve çok kültürlü çevre, Balkanlar ile İstanbul arasında gelişen kültürel kimliğini biçimlendirdi.

Ailesi 1924’te kesin olarak İstanbul’a yerleşti. Yaşar Nabi, Galatasaray Lisesinin Ticaret ve Bankacılık Bölümüne kaydoldu ve 1929’da mezun oldu. Edebiyatla ilgisini sürdürmekle birlikte ailesinin geçimine katkıda bulunabilecek bir meslek edinmek amacıyla ticaret ve bankacılık eğitimi aldı.

Edebiyata şiirle başladı. İlk şiirleri, öğretmeni Ahmet Halit Yaşaroğlu’nun teşvikiyle Çocuk Dünyası dergisinde yayımlandı. Edebî çevrelerde dikkat çeken şiirleri ise 1926’dan itibaren Servet-i Fünun ile Yeni Kitap, Hayat, Muhit, Çığır ve Ülkü gibi dergilerde yer aldı.

1928’de Cevdet Kudret Solok, Ziya Osman Saba, Sabri Esat Siyavuşgil, Vasfi Mahir Kocatürk, Muammer Lütfi Bahşi ve Kenan Hulusi Koray ile birlikte Yedi Meşale adlı ortak kitabı yayımladı. Kitabın çevresinde oluşan Yedi Meşaleciler, Cumhuriyet’in ilk yıllarında şiire yenilik, canlılık, içtenlik ve Batı edebiyatıyla daha yakın ilişki kazandırmayı amaçladı.

Topluluk aynı yıl Meşale dergisini çıkardı. Dergi sekiz sayı yaşayabildi ve topluluk kısa süre içinde dağıldı; ancak Yedi Meşale, Cumhuriyet dönemi edebiyatındaki ilk bağımsız genç sanatçı hareketlerinden biri olarak önemini korudu.

Yaşar Nabi’nin ilk şiir kitabı Kahramanlar 1929’da, Onar Mısra ise 1932’de yayımlandı. Hece ölçüsünden yararlandığı şiirlerinde bireysel duygular, yalnızlık, aşk, gündelik hayat, toplumsal çevre ve sıradan insanların yaşamları öne çıktı. İlk iki şiir kitabını ve Mesafeler başlıklı yeni şiirlerini 1970’te Kahramanlar adı altında yeniden topladı.

Galatasaray Lisesinden mezun olduktan sonra 1933’e kadar Ziraat Bankası ve Merkez Bankasında çalıştı. Bankacılık yıllarında şiir, roman ve tiyatro eserleri yayımlamayı sürdürdü; edebiyatla meslek hayatını bir arada yürüttü.

İlk romanı Bir Kadın Söylüyor, Muallim Ahmet Halit Kitaphanesi tarafından 1931’de yayımlandı. Dönemin basınında kısa fakat samimi bir genç kadın ruhu tasviri olarak tanıtılan eser, kadın anlatıcının iç dünyasını, duygusal ilişkilerini, eğitim çevresini ve toplumsal değerlerle yaşadığı çatışmaları merkezine aldı.

İkinci romanı Âdem ve Havva 1932’de yayımlandı. Bu iki roman, Yaşar Nabi’nin şiirden düzyazıya geçiş dönemini ve bireyin aşk, evlilik, toplumsal beklenti ve kişisel seçimler karşısındaki psikolojik durumuna duyduğu ilgiyi yansıttı.

Bu da Bir Hikâyedir ile Sevi Çıkmazı adlı öykü kitaplarını 1935’te yayımladı. Öykülerinde aşk, aile, hayal kırıklığı, yalnızlık, gündelik ilişkiler ve bireyin toplumsal çevresiyle yaşadığı uyumsuzluk üzerinde durdu.

Mete, İnkılâp Çocukları, Beş Devir ve Köyün Namusu adlı oyunları 1933’te yayımlandı. Tarih, Cumhuriyet idealleri, köy yaşamı, ahlak ve toplumsal dönüşüm gibi konuları sahne diliyle ele aldı. Radyo için yazdığı metinleri daha sonra Radyofonik Öyküler adıyla kitaplaştırdı.

1934-1940 yılları arasında Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yazar ve çevirmen olarak görev yaptı. Gazetenin Ulus adını aldığı dönemde de çalışmalarını sürdürdü. Güncel kültür ve edebiyat meseleleri üzerine yazılar kaleme alırken Fransızcadan çeviriler yaptı.

1940-1943 yılları arasında Türk Dil Kurumunda çalıştı. Dilin sadeleşmesi, yeni yazı dilinin kurulması ve Cumhuriyet’in kültürel dönüşümüyle ilgili tartışmaları kurum içinden izledi. 1943’te Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosuna geçti ve 1946’ya kadar burada görev yaptı.

Balkanlara yaptığı bir yolculuğun ardından Balkanlar ve Türklük adlı incelemesini 1936’da yayımladı. Eserde Balkanlardaki Türk topluluklarını, tarihî mirası, kültürel bağları ve bölgenin değişen siyasal yapısını gezi gözlemleriyle birlikte değerlendirdi.

Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri 1937’de yayımlandı. Kitapta çağdaş Türk edebiyatının gelişimi, yazarların sorumlulukları, eleştiri, çeviri, okur kitlesi ve yayıncılık sorunları üzerinde durdu. Edebiyatın gelişmesini yalnızca güçlü eserlerin yazılmasına değil, dergi, yayınevi, çevirmen, eleştirmen ve okurdan oluşan bütünlüklü bir kültür ortamına bağladı.

Yaşar Nabi, 15 Temmuz 1933’te Ankara’da Varlık dergisini yayımlamaya başladı. Nahit Sırrı Örik ile Sabri Esat Siyavuşgil’in teşvik ve desteğiyle kurulan dergi, genç Cumhuriyet’in çağdaş, üretken ve evrensel değerlere açık bir edebiyat oluşturma ülküsünü benimsedi.

Derginin kuruluş döneminde şiir ve öyküye ağırlık verildi; telif eserlerle dünya edebiyatından çeviriler birlikte yayımlandı. Yaşar Nabi, farklı kuşaklara ve edebî anlayışlara sayfalarını açarak Varlık’ı belirli bir topluluğun yayın organı olmaktan çıkardı.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında askerlik görevini yaptığı sırada bile derginin hazırlanmasıyla ilgilendi. Formları düzenledi, yazışmaları sürdürdü ve Varlık’ın yayın hayatının kesintiye uğramamasını sağladı. Dergiyi 1933’ten ölümüne kadar yönetti.

1946’da Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosundaki görevinden ayrıldı, Varlık’ı Ankara’dan İstanbul’a taşıdı ve Varlık Yayınlarını kurdu. Yayınevinin ilk kitabı Cahit Sıtkı Tarancı’nın Otuz Beş Yaş adlı şiir kitabı oldu.

Varlık Yayınları aracılığıyla Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli Kanık, Sait Faik Abasıyanık, Ziya Osman Saba, Oktay Akbal, Mahmut Makal, Necati Cumalı, Behçet Necatigil, Cahit Külebi, Orhan Kemal, Haldun Taner ve Tahsin Yücel gibi çok sayıda yazarın eserlerini okurla buluşturdu. Genç yazarların ilk ürünlerine yer vererek dergi ve yayınevini edebî bir yetişme alanına dönüştürdü.

Köy Enstitülerinin kapatılmasına karşı çıktı ve bu kurumlardan yetişen yazarların ürünlerine özel yer ayırdı. Mahmut Makal’ın Bizim Köy adlı kitabını yayımlaması, kırsal yaşamın doğrudan köy kökenli yazarların gözlemleriyle edebiyatın ve kamuoyunun gündemine taşınmasına katkı sağladı.

Dünya edebiyatından Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Gogol, Turgenyev, Balzac, Zola, Maupassant, Baudelaire, Gide, Camus, Sartre, Hemingway ve Steinbeck gibi yazarların çevirilerini yayımladı. Panait Istrati’nin eserlerini Fransızcadan çevirerek yazarın Türkiye’de tanınmasında belirleyici rol oynadı.

Uygun fiyatlı cep kitapları aracılığıyla nitelikli edebiyatı daha geniş bir okur kitlesine ulaştırmaya çalıştı. Yalnızca çağdaş dünya edebiyatı örneklerine yer veren Cep Dergisi’ni 1966-1969 yılları arasında yirmi dokuz sayı yayımladı; Varlık Yıllıklarını ise 1960’tan ölümüne kadar hazırladı.

Genç Neslin En Güzel Hikâyeleri, Türk Nesir Antolojisi, Başlangıcından Bugüne Türk Şiiri ve Günümüz Türk Hikâyeleri gibi antolojiler hazırladı. Ahmet Haşim, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret, Homeros ve Molière üzerine tanıtıcı biyografiler yazdı; Kılavuz Sözlük ile eski ve yeni söz varlığı arasında pratik bir başvuru kaynağı oluşturdu.

Nereye Gidiyoruz, Yıllar Boyunca, Atatürkçülük Nedir?, Atatürk Yolu, Edebiyat Dünyamız, Dost Mektupları, Değişen Dünyamız ve Çağımıza Ters Düşenler adlı kitaplarında edebiyat, kültür politikası, dil, laiklik, çağdaşlaşma, demokrasi ve Atatürkçülük üzerine görüşlerini topladı.

Türkiye PEN Yazarlar Derneğinin başkanlığını yürüttü. Türk kültür ve edebiyat yaşamına yaptığı katkılar nedeniyle 1979’da Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’ne değer görüldü.

Yaşar Nabi Nayır, 15 Mart 1981’de İstanbul’da öldü ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Ölümünden sonra adına verilen Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri, genç şair ve öykücülerin ilk dosyalarını edebiyat dünyasına kazandırma amacını sürdürdü. Varlık dergisi ve Varlık Yayınları, kurduğu yayıncılık geleneğini devam ettirdi.

#YaşarNabiNayır #BirKadınSöylüyor #VarlıkDergisi #VarlıkYayınları #YediMeşaleciler #TürkEdebiyatı #Şiir #Yayıncılık #Çeviri #EdebiyatEleştirisi #CumhuriyetDönemi #GençYazarlar