Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 24-02-1903
Doğum yeri Trieste
Ölüm tarihi 12-09-1967

Vladimir Bartol, 24 Şubat 1903’te Trieste’nin Sloven nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Sveti Ivan semtinde doğdu. Doğduğu sırada Trieste, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içindeydi. Kent daha sonra İtalya’ya bağlandı.

Babası Gregor Bartol posta memuru, annesi Marica Nadlišek Bartol ise yazar, editör ve Sloven kültür yaşamının etkin isimlerinden biriydi. Annesinin edebiyat ve yayıncılıkla ilişkisi, Bartol’un kitapların, gazetelerin ve kültürel tartışmaların bulunduğu bir aile ortamında yetişmesine katkı sağladı.

Çocukluk yıllarını Trieste’de geçirdi. 1909-1912 arasında Aziz Kiril ve Metodiy Cemiyetinin Sloven erkek okuluna devam etti; daha sonra Almanca hazırlık sınıfında ve Alman ortaokulunda öğrenim gördü. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki siyasal değişim döneminde özel olarak faaliyet gösteren Sloven okulunda da eğitim aldı.

Ailesi 1919’da Ljubljana’ya taşındı. Bartol lise öğrenimini burada sürdürdü ve 1921’de mezun oldu. Aynı yıl Ljubljana Üniversitesinin Edebiyat Fakültesinde yükseköğrenime başladı.

Üniversitede biyoloji ve felsefeyi ana çalışma alanları, coğrafyayı ise yan alan olarak seçti. Bilimsel düşünceyle felsefi sorgulamayı birlikte sürdürmesi, daha sonraki edebî eserlerinde insan davranışı, irade, determinizm, bilgi ve iktidar üzerine geliştirdiği yaklaşımın temelini oluşturdu.

Üniversite yıllarında filozof ve dağcı Klement Jug ile yakınlık kurdu. Jug’un irade, kişisel disiplin, etik sorumluluk ve insanın kendi sınırlarını aşması üzerine düşünceleri Bartol üzerinde kalıcı bir etki bıraktı. Bartol, arkadaşının 1924’teki ölümünden sonra onun yaşamı ve fikirleri üzerine çeşitli yazılar kaleme aldı.

Bartol aynı yıllarda Sigmund Freud’un psikanaliz çalışmalarını, Friedrich Nietzsche’nin felsefesini ve çağdaş biyoloji kuramlarını inceledi. René Descartes, Niccolò Machiavelli, Giacomo Casanova, Otto Weininger, Platon ve Johann Wolfgang von Goethe de düşünsel gelişiminde etkili olan isimler arasındaydı.

1925’te canlı organizmaların dış uyaranlara amaca uygun tepki vermesini sağlayan etkenler üzerine hazırladığı tezle felsefe doktorasını tamamladı. Tezi, biyolojik yaşamın devamlılığıyla davranış, uyum ve amaç arasındaki ilişkiyi araştırıyordu.

1926-1927 yıllarında Paris’teki Sorbonne Üniversitesinde öğrenimini sürdürdü. Burada biyoloji, psikoloji ve psikiyatri derslerine katıldı. Paris’in uluslararası sanat ve düşünce ortamı, onun Sloven edebiyatının yerleşik eğilimlerinden farklı bir anlatı anlayışı geliştirmesine katkıda bulundu.

Paris’te Josip Vidmar, Ivan Mrak, Vlasta Sterle ve Walter Bianchi gibi Sloven aydınlarla ilişki kurdu. Yazarlığı meslek olarak benimseme kararı da büyük ölçüde bu dönemde belirginleşti.

Bartol’un Alamut hakkındaki ilk düşüncesi 1927’de Paris’te ortaya çıktı. Josip Vidmar’ın dikkatini Marco Polo’ya atfedilen Hasan Sabbah ve fedailer anlatısına çekmesi üzerine bu tarihsel ve efsanevi malzemenin büyük bir roman için uygun olduğunu düşündü.

1927’de kısa anlatılar yazmaya başladı. Yayımlanan ilk metinlerinden biri, tarihsel ve egzotik bir çevrede geçen Ljubezen velikega kana oldu. İlk dönem öykülerinde maceracılar, sahtekârlar, güçlü iradeye sahip kişiler ve toplumsal ahlakın dışında hareket eden karakterler öne çıktı.

1928’de Petrovaradin ve Novi Sad’da askerlik yaptı. Birinci hava alayının keşif okulunu tamamladı. Askerlikten sonra bir süre gazetecilik ve yayıncılık alanlarında çalıştı.

1929’da Jutro gazetesinde düzeltmenlik yaptı. 1933-1934 yıllarında Belgrad’da yayımlanan Slovenski beograjski tednik adlı haftalık yayını yönetti. Ljubljana’ya döndükten sonra Modra ptica dergisinin çevresinde yer aldı ve geçimini büyük ölçüde yazarlıkla sağlamaya çalıştı.

İlk kitap hâlindeki eseri Lopez 1932’de yayımlandı. Üç perdeli oyun, görünüşte Bask bölgesinde geçmesine rağmen dönemin Sloven edebiyat çevrelerindeki iktidar ilişkilerine, gruplaşmalara ve kişisel çatışmalara göndermeler taşıyordu.

Don Lorenzo adlı uzun anlatısı 1933’te dergide yayımlandı. Rönesans döneminde yaşayan zeki fakat iktidar tutkusu taşıyan bir genci konu alan eser; irade, suç, ahlak, Makyavelcilik ve gücü ele geçirme arzusu çevresinde gelişti.

Al Araf 1935’te yayımlandı. Altı bölümde toplanan yirmi altı kısa anlatıdan oluşan kitap; diyalog, kısa öykü, novella, mektup anlatısı ve düşünsel deneme gibi farklı biçimleri bir araya getirdi.

Al Araf’taki karakterler çoğunlukla kader, irade, aşk, aldatma, bilgi ve ahlaki görecelik sorunlarıyla karşılaşır. Bartol bu metinlerin bir bölümünü Alamut’a hazırlanma ve daha geniş bir düşünce sistemini kurmaca içinde sınama çalışmaları olarak değerlendirdi.

Bartol, Alamut üzerinde yaklaşık on yıl çalıştı. Hasan Sabbah, Nizârî İsmailîler, Haçlı Seferleri, Orta Çağ İranı ve İslam mezhepleri hakkında çeşitli tarih ve seyahat kitaplarını inceledi. Marco Polo anlatısının yanı sıra Silvestre de Sacy, Joseph François Michaud, John Malcolm ve farklı Avrupa tarihçilerinin eserlerinden yararlandı.

Romanın yazımı zaman zaman kesintiye uğradı. Bartol, 1936’da kitabı tamamlayabilmek için daha sakin bir çalışma ortamı arayarak Kamnik’e çekildi. Metni birkaç kez yeniden yazdı ve dördüncü kapsamlı düzenlemenin ardından 1938’de tamamladı.

Alamut, 1938’de Ljubljana’da Modra ptica tarafından yayımlandı. Roman 1092 yılında İran’daki Alamut Kalesi’nde geçer ve Hasan ibn Sabbah’ın genç savaşçıları siyasal amaçları doğrultusunda yetiştirmesini konu alır.

Romanda Hasan Sabbah, kalenin arkasında gizli bahçeler kurar ve seçtiği gençlere cenneti deneyimledikleri yanılsamasını yaşatır. Bu deneyim, fedailerin ölümden korkmadan verilen emirleri yerine getirmelerini sağlayan bir inanç ve denetim mekanizmasına dönüştürülür.

Hasan’ın düşünsel sistemi, hakikat, inanç, iktidar ve insan davranışının yönlendirilebilirliği üzerine kuruludur. Romanda kullanılan “Hiçbir şey gerçek değildir, her şeye izin verilmiştir” düşüncesi, Hasan’ın insanları yönetme yönteminin felsefi ifadesi hâline gelir.

Roman, tarihî olayları izlemekle birlikte doğrudan bir tarih araştırması değildir. Bartol, farklı dönemlere ait kaynakları ve Hasan Sabbah çevresinde oluşmuş efsaneleri kurmaca amacıyla yeniden düzenleyerek felsefi, tarihî ve macera unsurları taşıyan bir anlatı kurdu.

Alamut’un ortaya çıkışında 1930’lu yılların Avrupa siyasal ortamı da etkiliydi. Faşizm, Nazizm ve Stalinist yönetimlerde görülen lider kültü, propaganda, kitlesel bağlılık ve ideolojik yönlendirme biçimleri, romanın 11. yüzyıl İran’ında geçen olaylarıyla dolaylı ilişkiler kurdu.

Bartol, İtalya yönetimindeki Trieste’de Slovenlerin maruz kaldığı faşist baskıyı da yakından biliyordu. Bu tarihsel deneyim, romanın yabancı bir coğrafya ve dönem üzerinden siyasal baskı, kimlik ve örgütlü itaat sorunlarına yönelmesinde etkili oldu.

Alamut, 1939’da dönemin bölgesel yönetimi tarafından verilen banovina ödülünü aldı. Bununla birlikte roman, Sloven edebiyatında sosyal gerçekçiliğin güçlü olduğu bir dönemde yayımlandığı için başlangıçta Bartol’un beklediği geniş ilgiyi görmedi.

Bartol, Alamut’tan sonra polisiye ve mizahi anlatı özellikleri taşıyan Čudež na vasi adlı romanını yazdı. Kitap 1940’ta basıma hazırlanmasına rağmen İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle yayımlanamadı; ilk kitap baskısı ancak 1984’te, yazarın ölümünden sonra gerçekleştirildi.

Bartol, 1941’de oyuncu ve memur Dragica Podobnik ile evlendi. Çiftin Borut ve Bojan adlı iki oğlu oldu. Aynı yıl Slovenya’daki işgal yönetimlerine karşı oluşturulan Kurtuluş Cephesine katıldı.

Savaş sırasında kültür çalışanlarının oluşturduğu bölümde görev yaptı; mali işler ve propaganda çalışmalarında yer aldı. Yazarlık ve yayıncılık deneyimini direniş hareketinin kültürel faaliyetlerinde kullandı.

Savaşın ardından kısa bir süre Ljubljana Drama Tiyatrosunun sekreterliğini yürüttü. 1946’da doğduğu Trieste’ye döndü ve 1956’ya kadar burada yaşadı.

Trieste’de Sloven tiyatrosu, bilimi, eğitimi ve kültürel kuruluşlarıyla ilgili görevler üstlendi. Tiyatro kuruluna başkanlık etti, bilim ve sanat çalışmalarını yönetti ve Sloven-Hırvat eğitim birliğinin faaliyetlerine katıldı.

Çocukluk ve gençlik anılarını konu alan Mladost pri Svetem Ivanu, 1955 ve 1956 yıllarında Primorski dnevnik gazetesinde bölüm bölüm yayımlandı. Metin, Trieste’deki aile yaşamını, okul yıllarını ve yazarın düşünsel gelişimini edebî hatıra ile deneme arasında ilerleyen bir biçimde anlatır.

Bartol 1956’da Ljubljana’ya döndü ve Sloven Bilim ve Sanat Akademisinde basın işleri görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1960’ta akademinin bilimsel bölümünün yöneticiliğine getirildi.

Tržaške humoreske 1957’de yayımlandı. Savaş sonrası Trieste’nin gündelik yaşamını anlatan kitapta Sloven gazeteci Jakomin Pertot ile İtalyan Ettore Mangialupi çevresinde gelişen kültürel karşılaşmalar, yanlış anlamalar ve kent hayatı mizahi bir üslupla işlendi.

Obiski pri slovenskih znanstvenikih 1961’de yayımlandı. Kitap, Sloven bilim insanlarıyla yapılan görüşmeleri ve portre yazılarını bir araya getirerek Bartol’un gazetecilik, bilim ve biyografi alanlarındaki ilgisini yansıttı.

Bartol yaşamının son yıllarında deneme, eleştiri, tiyatro yazısı ve günlük tutmayı sürdürdü. Ayrıca Alamut’un devamı olabilecek yeni kitaplar tasarladı; ancak bu projeler genel düşünce ve taslak aşamasında kaldı.

Vladimir Bartol, 12 Eylül 1967’de Ljubljana’da öldü. Ölümü sırasında Alamut Slovenya dışında sınırlı ölçüde tanınıyor, eserlerinin önemli bir bölümü ise yeni baskılarda bulunmuyordu.

Alamut’un uluslararası yükselişi özellikle 1980’lerin sonlarında başladı. Fransızca baskısının gördüğü ilginin ardından roman Almanca, İspanyolca, İtalyanca, İngilizce, Türkçe ve başka dillere çevrildi.

Romanın propaganda, totaliter iktidar, fanatik bağlılık ve siyasal şiddet hakkındaki temaları farklı tarihsel dönemlerde yeniden yorumlandı. Eser zamanla en çok çevrilen ve uluslararası dolaşıma giren Sloven romanlarından biri hâline geldi.

Bartol’un ölümünden sonra Don Lorenzo, Čudež na vasi, Med idilo in grozo, seçilmiş denemeleri, günlükleri ve otobiyografik metinleri yeniden yayımlandı. Toplu eserlerinin hazırlanması, Alamut dışındaki üretiminin de Sloven edebiyat tarihi içinde yeniden değerlendirilmesini sağladı.

Vladimir Bartol’un eserleri tarihî roman, felsefi roman, psikolojik anlatı, kısa öykü, drama, mizah, deneme, edebiyat eleştirisi ve otobiyografik düzyazı alanlarını kapsar. Yazarlığının merkezinde insanın hakikate ulaşma imkânı, iradenin sınırları, iktidarın bilgi ve inancı kullanması, ahlaki görecelik ve bireyin yönlendirilebilirliği bulunur.

#VladimirBartol #FedailerinKalesiAlamut #Alamut #SlovenEdebiyatı #TarihîRoman #FelsefiRoman #PsikolojikRoman #İktidar #Propaganda #Manipülasyon #Totalitarizm #HasanSabbah