Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
2 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 19-07-1959
Doğum yeri Oslo

Vigdis Hjorth, 19 Temmuz 1959’da Norveç’in başkenti Oslo’da doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını Oslo’da geçirdi; yaşamının farklı dönemlerinde Kopenhag, Bergen, İsviçre ve Fransa’da bulundu. Bu farklı yerleşim deneyimleri, eserlerinde sıkça görülen evden ayrılma, geri dönüş, yabancılaşma ve aidiyet sorgulamalarına geniş bir toplumsal çevre sağladı.

Üniversite öğreniminde düşünce tarihi, siyaset bilimi ve edebiyat bilimi alanlarına yöneldi. Cand.mag. derecesini bu alanlardaki çalışmalarla tamamladı; ayrıca edebiyat tarihi eğitimi aldı. Bir dönem Norveç kamu yayıncısı NRK’nin çocuk radyosu bölümünde çalıştı.

Yazarlığa çocuk edebiyatıyla başladı. İlk kitabı Pelle-Ragnar i den gule gården 1983’te yayımlandı ve çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki ilk eser ödülüne değer görüldü. Kitap, gündelik hayatın çocuk bakış açısından algılanışına ve çocuğun yakın çevresiyle kurduğu ilişkiye odaklandı.

İkinci kitabı Jørgen + Anne er sant, çocuklar arasındaki ilk aşkı, arkadaşlığı, kıskançlığı ve büyüme deneyimini konu aldı. Eser Norveç Edebiyat Eleştirmenleri Ödülü’nün çocuk ve gençlik edebiyatı dalını kazandı. Hjorth’un çocuk karakterleri iç dünyaları, kararsızlıkları ve güçlü duygularıyla bağımsız özneler olarak kurma yaklaşımı bu kitapta belirginleşti.

Yetişkin edebiyatındaki çıkışını 1987’de yayımlanan Drama med Hilde ile gerçekleştirdi. Bundan sonraki üretiminde aile ilişkileri, aşk, evlilik, çalışma hayatı, sınıfsal konum, kendini aldatma ve bireyin toplum tarafından kendisine verilen rollerle çatışması temel konular hâline geldi.

Erken ve orta dönem romanlarında dışarıdan düzenli görünen yaşamların içindeki huzursuzluğa yoğunlaştı. Karakterleri çoğunlukla eğitimli, kentli ve belirli bir toplumsal konuma sahip kişilerden oluşsa da bu kişiler kendi seçimleri, arzuları ve sorumlulukları karşısında sürekli bir iç hesaplaşma yaşarlar.

Om bare 2001’de yayımlandı. Roman, evli bir kadının başka bir erkeğe duyduğu yoğun arzu çevresinde gelişirken aşk, bağımlılık, kendini kandırma ve kişinin kendi yaşamını yıkıma sürükleyebilecek seçimleri üzerinde durdu. Hjorth, romantik tutkuyu idealize etmek yerine arzunun kişinin düşünme ve davranma biçimini nasıl dönüştürebildiğini inceledi.

Hjulskift, Tredje person entall ve Snakk til meg gibi romanlarında orta yaş, yalnızlık, aile bağları, toplumsal roller ve yaşamın başka türlü kurulup kurulamayacağı soruları öne çıktı. Bu eserlerde gündelik hayatın küçük olayları, karakterlerin daha geniş varoluşsal sorunlarla yüzleşmesine yol açan kırılma noktalarına dönüştü.

Leve posthornet! 2012’de yayımlandı. Türkçeye Postane Günlükleri adıyla çevrilen roman, halkla ilişkiler alanında çalışan Ellinor’un iş arkadaşı Dag’ın ölümünden sonra onun yürüttüğü posta hizmetleri kampanyasını devralmasını konu aldı. Posta politikası çevresindeki görünüşte sıradan çalışma, Ellinor’un kamusal sorumluluk, dayanışma ve yaşamın anlamı üzerine yeniden düşünmesini sağladı.

Leve posthornet!, bireysel varoluş sorunlarıyla Avrupa Birliği düzenlemeleri, kamu hizmetleri, bürokrasi ve neoliberal çalışma hayatı arasında bağlantı kurdu. Roman, Hjorth’un kişisel bunalımı toplumsal ve siyasal kurumlarla birlikte ele alan yazarlığının belirgin örneklerinden biri oldu ve 2012 Norveç Edebiyat Eleştirmenleri Ödülü’nü kazandı.

Hjorth, 2010’da Gyldendal Ödülü’nü, 2014’te Amalie Skram Ödülü ile Brage Onur Ödülü’nü ve 2015’te Aschehoug Ödülü’nü aldı. Bu ödüller, çocuk edebiyatıyla başlayan ve roman, deneme ile siyasal edebiyata genişleyen yazarlık bütününe verildi.

Arv og miljø 2016’da yayımlandı. Türkçeye Miras adıyla çevrilen roman, bir ailenin yazlık evlerin paylaşımı çevresinde başlayan miras anlaşmazlığını ve kardeşlerin ortak geçmiş hakkında birbirinden bütünüyle farklı anlatılar kurmasını merkezine aldı.

Romanın anlatıcısı Bergljot, aile tarafından uzun yıllar boyunca kabul edilmediğini düşündüğü çocukluk deneyimini dile getirmeye çalışır. Miras paylaşımı, aile içindeki daha eski kırılmaları, suskunlukları, sadakat ilişkilerini ve kimin anlatısının geçerli sayılacağı sorununu açığa çıkarır.

Miras, kurmacayla yazarın yaşamı arasındaki ilişki konusunda Norveç’te geniş bir “gerçeklik edebiyatı” tartışması başlattı. Bununla birlikte eser, doğrudan biyografik belge olarak değil; anlatıcı perspektifi, aile hafızası ve edebî biçim aracılığıyla kurulmuş bir roman olarak yayımlandı.

Miras, 2016 Norveç Kitabevleri Ödülü ile Norveç Edebiyat Eleştirmenleri Ödülü’nü kazandı. İskandinav Kurulu Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi; Charlotte Barslund’un İngilizce çevirisi ise 2019 Amerikan Ulusal Kitap Ödülü’nün Çeviri Edebiyatı uzun listesine girdi.

Lærerinnens sang 2018’de yayımlandı. Roman, tiyatro öğrencilerinin gözlemine konu olmayı kabul eden öğretim görevlisi Lotte Bøk’ün, düşünceleriyle gündelik davranışları arasındaki uyumsuzlukla karşılaşmasını anlatır. Sanatın yaşayan insanları malzeme olarak kullanması, bakışın gücü ve kişinin kendisi hakkında kurduğu anlatının kırılganlığı romanın merkezindedir.

Er mor død 2020’de yayımlandı. Türkçeye Annem Öldü mü adıyla çevrilen romanın kahramanı Johanna, yaklaşık otuz yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşadıktan ve eşini kaybettikten sonra Norveç’e dönen bir görsel sanatçıdır.

Johanna yıllardır görüşmediği annesi ve kız kardeşiyle yeniden bağlantı kurmayı düşünür. Annesine yaptığı telefon aramasının cevapsız kalması, onun geçmişi, aileden ayrılışı ve annesiyle ilişkisi üzerine giderek yoğunlaşan bir iç sorgulamaya yönelmesine neden olur.

Johanna’nın annesini anlamaya ve ona yaklaşmaya yönelik isteği zamanla saplantılı bir izleme davranışına dönüşür. Roman, iki tarafı uzlaştıran kesin bir aile anlatısı kurmak yerine annenin, kız kardeşin ve Johanna’nın ortak geçmişi birbirinden farklı biçimlerde anlamlandırabileceğini gösterir.

Annem Öldü mü, anne-kız ilişkisini sevgi ve yakınlık kadar reddedilme, öfke, suçluluk, bağımsızlık ve görülme isteği üzerinden ele alır. Johanna’nın ailesi hakkında ürettiği sanat eserleri de yaşam deneyiminin kime ait olduğu ve sanatçının yakınlarının hikâyelerini kullanma hakkı bulunduğu sorularını gündeme getirir.

Er mor død, 2021 İskandinav Kurulu Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Charlotte Barslund’un İngilizce çevirisi Is Mother Dead adıyla 2023 Uluslararası Booker Ödülü’nün uzun listesinde yer aldı.

Roman, Dilek Başak’ın Norveççeden çevirisiyle 2025’te Siren Yayınları tarafından Türkçede yayımlandı. Türkçe baskıda özgün addaki soru işaretsiz kullanımın aksine Annem Öldü mü başlığı tercih edildi.

Femten år. Den revolusjonære våren 2022’de yayımlandı. Roman, on beş yaşındaki Paula’nın annesinin yazdığı mektupları bulması ve aile yaşamıyla bu mektuplarda anlatılanlar arasındaki büyük farkı fark etmesiyle başlayan düşünsel dönüşümü konu aldı.

Paula’nın keşfi yalnızca annesine duyduğu güveni sarsmaz; hakikat, yetişkinlik, aile sadakati ve kişinin doğru bildiğini söyleme sorumluluğu hakkındaki düşüncelerini de değiştirir. Roman, çocukluk dünyasının çözülüşüyle siyasal ve kişisel bilincin gelişmesini aynı anlatı içinde birleştirdi.

Gjentakelsen 2023’te yayımlandı. Roman, yetişkin bir anlatıcının on altı yaşındaki benliğine ve ailesinde yaşanan olaylara geri dönmesini konu aldı. Hatırlama eylemi, geçmişi değişmeden yeniden üretmekten çok, daha önce adlandırılamayan deneyimlere yeni bir anlam verme çabasına dönüştü.

Gjentakelsen, Norveç Edebiyat Eleştirmenleri Ödülü ile Gençlerin Eleştirmen Ödülü’nü kazandı. Eser, Hjorth’un çocukluk ve ergenlik deneyimlerini yetişkin anlatıcının geriye dönük bilgisiyle birleştiren romanları arasındaki yerini aldı.

Det gode mennesket i Sandvika 2025’te yayımlandı. Ekonomi, sınıf, şans, toplumsal yardım sistemi ve iyilik yapma isteği çevresinde gelişen roman, aynı mahalle barını kullanan farklı ekonomik koşullardaki kadınların yaşamlarını bir araya getirdi.

Hjorth, romanlarının yanında edebiyat, yazarlık, sanatın sorumluluğu ve okuma deneyimi üzerine denemeler de kaleme aldı. Fryd og fare ile Å tale og å tie gibi kitaplarında yazarın yaşamdan malzeme kullanması, ifade özgürlüğü, suskunluk ve edebiyatın ahlaki beklentilerle ilişkisi üzerinde durdu.

Vigdis Hjorth’un yazarlığı çocuk edebiyatı, gençlik romanı, psikolojik roman, aile romanı, toplumsal roman, siyasal roman ve denemeyi kapsar. Eserlerini birleştiren temel çizgi, kişinin kendisi hakkında kurduğu anlatıyla ailesinin ve toplumun onun için oluşturduğu anlatı arasındaki gerilimdir.

#VigdisHjorth #AnnemÖldüMü #Miras #PostaneGünlükleri #NorveçEdebiyatı #ÇağdaşRoman #AileRomanı #PsikolojikRoman #GerçeklikEdebiyatı #AnneKızİlişkisi #Bellek #Hakikat