Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 12-03-1889
Doğum yeri Kiev
Ölüm tarihi 08-04-1950

Vaslav Fomich Nijinsky, 12 Mart 1889’da Rusya İmparatorluğu sınırları içindeki Kiev’de doğdu. Babası Tomasz Nijinsky ile annesi Eleonora Bereda, Polonya kökenli profesyonel dansçılardı.

Çocukluğu ailesinin turneleri nedeniyle farklı şehirlerde geçti. Ağabeyi Stanislav ve kız kardeşi Bronislava Nijinska da dansla ilgilendi; Bronislava ilerleyen yıllarda modern balenin etkili koreograflarından biri oldu.

Nijinsky küçük yaşta Sankt-Peterburg’daki İmparatorluk Tiyatro Okuluna kabul edildi. Nikolai Legat, Sergei Legat ve Enrico Cecchetti geleneğine bağlı öğretmenlerden klasik bale, mim ve sahne eğitimi aldı.

Öğrenciliği sırasında İmparatorluk Tiyatrolarının bazı yapımlarında sahneye çıktı. 1907’de okuldan mezun olarak Mariinsky Tiyatrosu topluluğuna katıldı.

Kısa sürede Mathilde Kschessinska, Olga Preobrajenska, Anna Pavlova ve Tamara Karsavina gibi dönemin önemli balerinleriyle başroller paylaştı. Güçlü sıçrayışları, havada asılı kalıyormuş izlenimi veren hareketleri ve farklı karakterlere dönüşebilme yeteneğiyle dikkat çekti.

Sergei Diaghilev, Nijinsky’yi 1909’da Paris’te düzenlenen ilk Ballets Russes sezonuna dâhil etti. Le Pavillon d’Armide’deki gösterisiyle Paris izleyicisinin karşısına çıktı ve topluluğun uluslararası ölçekte tanınan başlıca yıldızlarından biri oldu.

Michel Fokine’in Les Sylphides, Cléopâtre, Le Carnaval, Schéhérazade, Le Spectre de la rose, Narcisse ve Petrouchka gibi yapımlarında dans etti. Özellikle Petrouchka’nın kırılgan kuklası ile Le Spectre de la rose’un düşsel ruhu, dramatik oyunculuğunun simge rolleri arasında yer aldı.

Nijinsky’nin dansçılığı yalnızca teknik ustalık ve yüksek sıçrayışlarla tanımlanmadı. Beden duruşunu, yüz ifadesini, yürüyüşünü ve hareket ritmini her rol için değiştirerek sahnede bütünüyle farklı kişilikler oluşturdu.

1911’de Giselle’de giydiği kostüm çevresinde çıkan tartışmanın ardından İmparatorluk Tiyatrosundan uzaklaştırıldı. Bundan sonra çalışmalarını büyük ölçüde Diaghilev’in kalıcı bir turne topluluğuna dönüştürdüğü Ballets Russes içinde sürdürdü.

Nijinsky ile Diaghilev arasındaki ilişki mesleki ortaklığın yanında kişisel bir birliktelik de içeriyordu. Diaghilev’in yapımcı ve sanat yöneticisi konumu, Nijinsky’nin dansçı ve koreograf olarak uluslararası kariyerinin oluşmasında belirleyici oldu.

İlk koreografisi L’Après-midi d’un Faune, Claude Debussy’nin müziğiyle 29 Mayıs 1912’de Paris’te sahnelendi. Antik Yunan vazo resimlerini çağrıştıran yandan duruşlar, köşeli hareketler ve açık erotik anlatım, klasik balenin yuvarlak ve akıcı hareket düzeninden ayrılıyordu.

Jeux, 15 Mayıs 1913’te Théâtre des Champs-Élysées’de sahnelendi. Tenis oynayan üç genç çevresinde gelişen eser, gündelik hareketleri, modern şehir yaşamını ve kişiler arasındaki değişken arzuyu balenin konusu hâline getirdi.

Igor Stravinsky’nin müziği üzerine hazırladığı Le Sacre du printemps, 29 Mayıs 1913’te Paris’te ilk kez oynandı. İçe dönük ayaklar, yere basan ağır hareketler, asimetrik beden düzeni ve karmaşık ritmik yapı, seyircilerin alışık olduğu klasik bale estetiğini kökten değiştirdi.

1913’te Ballets Russes’in Güney Amerika turnesi sırasında Macar aristokrat ailesinden gelen Romola de Pulszky ile evlendi. Evlilik haberinin ardından Diaghilev, Nijinsky’yi topluluktan çıkardı.

Nijinsky bağımsız bir dans topluluğu kurmayı denedi; ancak yapımcılık, sözleşmeler ve turne yönetimi alanlarında ciddi güçlüklerle karşılaştı. Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine Rusya vatandaşı olması nedeniyle eşiyle birlikte Macaristan’da gözetim altında tutuldu.

Diaghilev’in girişimleri sonucunda 1916’da Ballets Russes’e geçici olarak döndü ve topluluğun Kuzey Amerika turnesinde sanat yönetmenliği yaptı. Aynı yıl New York’ta Richard Strauss’un müziği üzerine hazırladığı Till Eulenspiegel’i sahneledi.

Amerika turnelerinin ardından eşi Romola ve kızları Kyra ile İsviçre’ye yerleşti. Sanatsal çalışmalarını yeniden kurmaya çalışsa da ruhsal durumu giderek ağırlaştı.

Ocak 1919’da St. Moritz’de gerçekleştirdiği özel gösteri, genel olarak son sahne performansı kabul edilir. Gösterinin ardından yoğun biçimde yazmaya ve resim yapmaya yöneldi.

Nijinsky’nin Günlüğü’nü 1918-1919 kışında St. Moritz’deki Villa Guardamunt’ta Rusça olarak yazdı. Metin üç günlük defteri ile mektuplar ve şiirler içeren dördüncü defterden oluştu; bazı sayfalara dans işaretleri ve soyut çizimler de ekledi.

Günlükte ailesi, Diaghilev, dans, para, savaş, cinsellik, yemek, hayvanlar, doğa, Tanrı ve insanlığın geleceği üzerine düşünceler yer aldı. Kısa, tekrar eden ve birbirini zaman zaman geçersiz kılan cümleler, zihinsel durumundaki hızlı değişimi metnin doğrudan biçimsel unsuruna dönüştürdü.

1919’da psikiyatrist Eugen Bleuler tarafından değerlendirildi ve dönemin tıp anlayışı içinde şizofreni tanısı aldı. Sonraki yıllarda İsviçre, Fransa, Avusturya ve başka ülkelerdeki çeşitli kliniklerde tedavi gördü.

Yaşamının geri kalanında uzun süreli sessizlik ve içe kapanma dönemleri yaşadı. Eşi Romola ile kızları Kyra ve Tamara bakımını üstlenirken ailesi savaşlar, göçler ve tedavi kurumları arasında onun yanında kalmaya çalıştı.

Vaslav Nijinsky, 8 Nisan 1950’de Londra’daki bir klinikte öldü. İlk olarak Londra’da defnedilen naaşı 1953’te Paris’teki Montmartre Mezarlığı’na taşındı.

Günlük ilk kez 1936’da Romola Nijinsky’nin düzenlediği, bölümleri yeniden sıralanmış ve önemli ölçüde kısaltılmış İngilizce baskıyla yayımlandı. Joan Acocella’nın hazırladığı ve Kyril FitzLyon’ın Rusçadan çevirdiği eksiksiz İngilizce edisyon 1999’da yayımlanarak dördüncü defteri de okura sundu.

Nijinsky’nin Günlüğü, Orçun Türkay’ın çevirisiyle 2006’da Yapı Kredi Yayınları tarafından Türkçede yayımlandı ve 2026’da yeniden basıldı. Nijinsky’nin dansı hareketli film kayıtlarıyla korunamamış olsa da fotoğraflar, koreografi notları, tanıklıklar ve günlüğü modern dans tarihindeki etkisini sürdürmektedir.

#VaslavNijinsky #NijinskyninGünlüğü #BalletsRusses #Bale #ModernDans #Koreografi #Petrouchka #BirKırTanrısınınÖğledenSonrası #İlkbaharAyini #DansTarihi #Günlük #Modernizm