Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 21-10-1929
Doğum yeri Berkeley
Ölüm tarihi 22-01-2018

Ursula Kroeber Le Guin, 21 Ekim 1929’da Kaliforniya’nın Berkeley kentinde doğdu. Babası antropolog Alfred Louis Kroeber, annesi ise yazar ve antropoloji araştırmacısı Theodora Kroeber’di. Üç erkek kardeşin ardından ailenin en küçük çocuğu ve tek kızı olarak yetişti.

Çocukluğunu Berkeley’deki aile evi ile ailesinin yaz aylarını geçirdiği Napa Vadisi’ndeki çiftlik arasında sürdürdü. Antropologların, sanatçıların, akademisyenlerin ve farklı kültürlerden gelen konukların bulunduğu bir çevrede büyümesi; kültür, dil, mit, toplumsal örgütlenme ve yabancılık gibi konulara erken yaşta ilgi duymasına zemin hazırladı.

Radcliffe College’da Fransız ve İtalyan edebiyatı öğrenimi gördü ve 1951’de lisans derecesini aldı. Ardından Columbia Üniversitesinde Roman dilleri ve edebiyatları alanında yüksek lisans yaptı. Çalışmalarını özellikle Fransız ve İtalyan Rönesans edebiyatı üzerinde yoğunlaştırarak 1952’de yüksek lisans derecesini tamamladı.

Fulbright bursuyla Fransa’ya gittiği sırada tarihçi Charles A. Le Guin ile tanıştı. Çift 1953’te Paris’te evlendi. Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne döndüler; 1958’den itibaren Portland, Oregon’da yaşadılar ve üç çocuk sahibi oldular.

Le Guin genç yaşlarından itibaren şiir, öykü ve roman yazdı. İlk döneminde hazırladığı bazı romanlar yayınevleri tarafından kabul edilmedi; ancak yazmayı sürdürerek 1960’ların başından itibaren öykülerini edebiyat ve bilimkurgu dergilerinde yayımlatmaya başladı.

İlk romanı Rocannon’s World 1966’da yayımlandı. Aynı yıl Planet of Exile, 1967’de ise City of Illusions okurla buluştu. Birbirinden farklı gezegenleri ve toplumları konu alan bu eserler, daha sonra Hainli anlatılar ya da Ekumen eserleri olarak anılacak geniş kurmaca evrenin ilk parçalarını oluşturdu.

Hainli anlatılar, ortak bir gelecek tarihi içinde yer alsa da kronolojik olarak okunması gereken düzenli bir roman serisi değildir. Le Guin bu kitaplarda farklı gezegenleri, kültürleri ve siyasal düzenleri bağımsız anlatılar hâlinde kullanarak toplumsal kurumların insan davranışı üzerindeki etkisini araştırdı.

İlk Yerdeniz romanı A Wizard of Earthsea 1968’de yayımlandı. Türkçede Yerdeniz Büyücüsü adıyla tanınan eser, büyü yeteneğine sahip genç Ged’in gücü, kibri, korkusu ve kendi karanlık yönüyle yüzleşmesi çevresinde gelişti. Büyünün gerçek adları bilmeye dayandığı Yerdeniz evreninde denge, sorumluluk ve ölüm düşünceleri belirleyici hâle geldi.

Yerdeniz anlatısı The Tombs of Atuan ile 1971’de, The Farthest Shore ile 1972’de devam etti. Türkçede Atuan Mezarları ve En Uzak Sahil adlarıyla yayımlanan bu romanlarda anlatının odağı yalnızca Ged’in serüvenleri olmadı; inanç, özgürlük, iktidar, ölüm korkusu ve kişinin kendisine verilen kimliği değiştirebilmesi gibi konular öne çıktı.

The Farthest Shore, 1973’te çocuk edebiyatı dalında National Book Award kazandı. Yerdeniz dizisi daha sonra Tehanu, Tales from Earthsea ve The Other Wind ile genişledi. Le Guin, ilerleyen kitaplarda ilk üç romanda daha geri planda kalan kadınların, ev içi emeğin ve gündelik yaşamın deneyimlerine yönelerek kendi kurduğu fantastik dünyayı yeniden değerlendirdi.

The Left Hand of Darkness 1969’da yayımlandı. Türkçede Karanlığın Sol Eli adıyla bilinen roman, cinsiyetin sürekli ve değişmez olmadığı Gethen gezegenine gönderilen bir elçinin yaşadıklarını anlattı. Roman 1969 Nebula ve 1970 Hugo En İyi Roman Ödülü’nü kazanarak Le Guin’in uluslararası tanınırlığını artırdı.

Karanlığın Sol Eli; siyasi raporları, efsaneleri, kişisel anlatıları ve yolculuk bölümlerini bir araya getiren çok katmanlı yapısıyla toplumsal cinsiyet, önyargı, sadakat ve kültürlerarası iletişim konularını tartıştı. Le Guin’in antropolojik bakışını bilimkurgu anlatısıyla birleştiren başlıca eserlerinden biri hâline geldi.

The Lathe of Heaven 1971’de yayımlandı. Roman, gördüğü rüyaların gerçekliği değiştirdiğini fark eden George Orr ile bu yeteneği toplumu yeniden düzenlemek amacıyla kullanmak isteyen bir psikiyatrist arasındaki ilişkiye odaklandı. İyi niyetle tasarlanan kusursuz toplum düşüncesinin öngörülemeyen sonuçlarını sorguladı.

The Ones Who Walk Away from Omelas 1973’te New Dimensions 3 antolojisinde ilk kez yayımlandı. Türkçede Omelas’ı Bırakıp Gidenler adıyla bilinen öykü, bütün refahı ve mutluluğu tek bir çocuğun sürekli acı çekmesine bağlı olan hayalî bir kenti konu aldı.

Öyküde Omelas halkının büyük bölümü bu düzeni öğrendikten sonra yaşamını sürdürürken bazı kişiler kenti terk eder. Le Guin, gidenlerin nereye ulaştığını ya da çocuğun nasıl kurtarılabileceğini açıklamaz; okuru toplumsal refah, bireysel sorumluluk, suç ortaklığı ve ahlaki reddediş üzerine düşünmeye yöneltir.

Omelas’ı Bırakıp Gidenler, 1974 Hugo En İyi Kısa Öykü Ödülü’nü kazandı. Öykü 1975’te yayımlanan The Wind’s Twelve Quarters adlı seçkide de yer aldı. Daha sonraki yıllarda bağımsız baskıları hazırlanan eser, Le Guin’in en çok tartışılan kısa anlatılarından biri oldu.

The Dispossessed: An Ambiguous Utopia 1974’te yayımlandı. Türkçede Mülksüzler adıyla tanınan roman, anarşist ilkeler üzerine kurulmuş Anarres ile mülkiyet, sınıf ve devlet düzeninin egemen olduğu Urras gezegenlerini karşı karşıya getirdi. Romanın bilim insanı kahramanı Shevek, iki toplumun da idealleriyle uygulamaları arasındaki gerilimleri deneyimledi.

Mülksüzler, ütopyayı tamamlanmış ve kusursuz bir sistem olarak sunmak yerine sürekli sorgulanması gereken toplumsal bir süreç biçiminde ele aldı. Roman 1974 Nebula, 1975 Hugo ve 1975 Locus En İyi Roman Ödülü’nü kazandı.

The Word for World Is Forest, sömürgeci bir gücün başka bir gezegenin doğal kaynaklarını ve yerli halkını denetim altına almasını konu aldı. Türkçede Dünyaya Orman Denir adıyla yayımlanan eser; sömürgecilik, ekolojik yıkım, şiddet ve kültürel tahakküm arasındaki ilişkileri inceledi.

Le Guin yalnızca bilimkurgu ve fantastik romanlar yazmadı. Orsinian Tales ve Malafrena gibi eserlerinde hayalî Orsinya ülkesinin siyasi ve toplumsal tarihini kurdu; Searoad’da Oregon kıyısındaki hayalî bir kasabanın sakinlerini gerçekçi öykülerle anlattı.

Always Coming Home 1985’te yayımlandı. Roman, öykü, şiir, şarkı, tiyatro, çizim, sözlük ve antropolojik kayıt biçimlerini bir araya getiren deneysel eser, uzak bir gelecekte Kuzey Kaliforniya’da yaşayan Keş halkının kültürünü kurgusal bir etnografya şeklinde sundu.

Le Guin, Yerdeniz evrenine 1990’da yayımlanan Tehanu ile geri döndü. Roman, önceki kitapların kahramanlık ve büyü anlayışını ev içi yaşam, kadın deneyimi, bakım emeği, şiddet ve toplumsal cinsiyet üzerinden yeniden ele aldı. Tales from Earthsea ve The Other Wind 2001’de yayımlanarak dizinin tarihini ve büyü düzenini genişletti.

Batı Sahili Yıllıkları olarak bilinen üçlemesi Gifts, Voices ve Powers kitaplarından oluştu. 2004-2007 yılları arasında yayımlanan eserler; doğuştan gelen yetenekler, kölelik, siyasi baskı, okuryazarlık, anlatı geleneği ve özgürlüğün kazanılması konularını genç karakterlerin deneyimleri üzerinden işledi.

Lavinia 2008’de yayımlandı. Le Guin, Vergilius’un Aeneis destanında sınırlı bir yere sahip olan Lavinia’ya anlatıcı kimliği vererek klasik miti kadın karakterin bakış açısından yeniden kurdu. Roman, yazılı kader ile kişisel irade, savaş, evlilik, iktidar ve ölüm arasındaki ilişkileri tartıştı.

Le Guin şiir, deneme, edebiyat eleştirisi ve yazarlık üzerine de üretimde bulundu. The Language of the Night, Dancing at the Edge of the World, The Wave in the Mind, Words Are My Matter ve No Time to Spare adlı kitaplarında edebiyat, toplumsal cinsiyet, yaşlanma, özgürlük, yayıncılık, hayvanlar ve gündelik yaşam üzerine yazılarını bir araya getirdi.

Steering the Craft adlı kitabında anlatıcı, bakış açısı, cümle ritmi, tekrar, ses ve kurmaca tekniği üzerine uygulamalı bir yazarlık yaklaşımı geliştirdi. Bilimkurgu ve fantastiği yalnızca konu veya dekor olarak değil, mevcut toplumsal düzenlerin dışında düşünmeyi sağlayan edebî yöntemler olarak savundu.

Çeviri alanında özellikle Tao Te Ching üzerine yaptığı çalışma öne çıktı. Taoist düşüncedeki denge, karşıtlıkların birbirini tamamlaması, güç kullanmaktan kaçınma ve doğayla uyum ilkeleri Le Guin’in birçok roman ve öyküsündeki düşünsel yapıyla ilişkilendirildi.

Çocuklar için Catwings dizisini ve çeşitli resimli kitapları yazdı. Şiir üretimini yaşamının son dönemine kadar sürdürdü. Son şiir kitabı So Far So Good, ölümünden sonra 2019’da yayımlandı.

Le Guin 2002’de Science Fiction and Fantasy Writers Association tarafından Grand Master unvanına layık görüldü. 2014’te Amerikan edebiyatına katkıları nedeniyle National Book Foundation Medal for Distinguished Contribution to American Letters aldı. 2016’da eserleri, kendisi hayattayken Library of America tarafından yayımlanan az sayıdaki yazardan biri oldu.

Ursula K. Le Guin, 22 Ocak 2018’de Portland’daki evinde öldü. Roman, öykü, şiir, deneme, çocuk edebiyatı ve çeviri alanlarını kapsayan üretimi; bilimkurgu ile fantastik edebiyatın felsefi, antropolojik ve edebî olanaklarını genişletti.

#UrsulaKLeGuin #OmelasıBırakıpGidenler #Yerdeniz #KaranlığınSolEli #Mülksüzler #Bilimkurgu #FantastikEdebiyat #SpekülatifKurgu #Ütopya #ToplumsalCinsiyet #Ekoloji #Anarşizm