Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
2 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi

Ülkü Yağmur Ural, Türk gazeteci, iletişim uzmanı, öykücü ve romancıdır. Doğum tarihi ve doğum yerine ilişkin doğrulanmış bilgiler kamuya açık biyografilerinde yer almamaktadır.

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünde öğrenim gördü. Üniversite eğitimi sırasında televizyon, belgesel, haber üretimi ve görsel anlatım alanlarında çalıştı.

Yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde tamamladı. İletişim eğitimiyle sosyal ve siyasal bilimler alanındaki çalışmalarını birlikte sürdürmesi, gazeteciliğe toplumsal olayları merkeze alan bir perspektifle yaklaşmasına katkıda bulundu.

Televizyon alanındaki ilk deneyimlerinden birini TRT’de yayımlanan Yitik Zaman Peşinde adlı belgeselde yaşadı. Yapımda yönetmen yardımcısı olarak görev aldı.

Belgesel çalışmasının ardından haber alanına yöneldi. Uzun yıllar boyunca farklı ulusal televizyon kanallarında muhabirlik yaptı.

Çalışma hayatı, eğitim ve sağlık alanlarında haberler hazırladı. Toplumsal kurumlarla bireylerin gündelik sorunlarını buluşturan bu alanlar, daha sonraki edebî çalışmalarının insan merkezli yapısını da besledi.

Parlamento muhabirliği yaparak yasama faaliyetlerini, siyasal tartışmaları ve güncel gelişmeleri izledi. Gazeteciliğin araştırma, soru sorma, doğrulama ve farklı görüşleri dinleme süreçlerinde deneyim kazandı.

Muhabirliğin yanında editör olarak çalıştı. Haber metinlerinin hazırlanması, düzenlenmesi ve yayın diline uyarlanmasıyla ilgilendi.

Kamu kurumlarında basın danışmanı ve müşavir olarak görev yaptı. Daha sonraki mesleki yaşamını iletişim uzmanı olarak sürdürdü.

Gazetecilik yıllarında savaş, terör saldırıları, deprem, hastalık, toplumsal çatışma, başarı ve dayanışma gibi çok farklı insanlık durumlarına tanıklık etti. Haberlerde karşılaştığı kişilerin yaşamları ve anlattıkları, belleğinde geniş bir hikâye birikimi oluşturdu.

Yazmaya, gazetecilik döneminde tuttuğu notlar ve anılarla başladı. Zaman içinde bu kayıtları doğrudan haber veya anı biçiminde aktarmak yerine öyküleştirerek edebî metinlere dönüştürdü.

Röportaj alışkanlığı yazarlık yönteminin önemli parçalarından biri oldu. İnsanları dinlerken onların yalnızca söylediklerine değil, konuşma biçimlerine, sustukları noktalara ve yaşadıklarının bıraktığı duygusal izlere de yöneldi.

İlk kitabı Kâğıttan Kayıklar dijital olarak yayımlandı. Kitap, gerçekçi öykülerle masalsı ve fantastik anlatıları bir araya getirdi.

Kitaba adını veren Kâğıttan Kayıklar öyküsünde üniversiteden mezun olduğu dönemde olumsuz sonuçlanan bir iş görüşmesinin ardından yaşadıklarından yararlandı. Kişisel bir deneyimi kurmaca yoluyla genel bir hayal kırıklığı ve yeniden başlama anlatısına dönüştürdü.

Kitaptaki bazı öykülerde doğrudan dile getirmek istemediği durumları simgeler ve fantastik unsurlar aracılığıyla anlattı. Gerçeklik ile hayal dünyası arasındaki geçişler, ilk dönem öykücülüğünün belirgin özelliklerinden biri oldu.

Cadı Kazanında Pandemi 2022’de yayımlandı. Kitap, COVID-19 salgını döneminde farklı biçimlerde sınanan on altı insanın hikâyesini bir araya getirdi.

Eserde ölüm, hastalık, ayrılık, pişmanlık, aile içi sorunlar, yalnızlık ve yas süreçleri üzerinde durdu. Salgını yalnızca sağlık krizi olarak değil, insanların kendileriyle ve aynı evi paylaştıkları kişilerle ilişkilerini yeniden gördükleri bir dönem olarak işledi.

Cadı kazanı imgesini salgın sırasında oluşan kaosu, korkuyu, söylentileri ve insanlar arasındaki gerilimi anlatmak için kullandı. Buna karşılık yaşamın ve zamanın ilerlemeyi sürdüreceği düşüncesini öykülerin ortak umut çizgisi olarak korudu.

Perdeleri Kapatma Anne 2023’te yayımlandı. Gerçek bir olaydan hareketle yazılan roman, bir kadın cinayetini ve bu cinayetin aynı ailedeki dört kadının yaşamında oluşturduğu yıkımı konu aldı.

Romanda şiddetin yalnızca tek bir olayla sınırlı kalmadığını; aile hafızası, toplumsal kabuller, suskunluk ve kuşaklar arası aktarım yoluyla farklı kadınların yaşamlarına yayıldığını anlattı.

Perdeleri Kapatma Anne’yi görsel olarak akabilen, sahneleri okurun gözünde canlandırabilecek sinematografik bir anlatımla kurmaya yöneldi. Romanın hazırlık sürecinde yazım tekniğiyle birlikte toplumsal ve psikolojik kaynaklardan yararlandı.

Cumhuriyet’in yüzüncü yılı kapsamında hazırlanan Kadınların Yüzü seçkisinde yer aldı. Farklı kadın yazarların metinlerini bir araya getiren çalışma, kadınların edebî üretimini ortak bir kitapta buluşturdu.

Adı: Kadın Öykü Seçkisi projesinin koordinatörlüğünü yürüttü. Genç kadın yazarların öykülerinin değerlendirilmesini amaçlayan seçki 8 Mart 2024’te yayımlandı ve eser gelirinin Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfına aktarılması kararlaştırıldı.

Ülkü Yağmur Ural, gazetecilik deneyimini edebiyatın yerine koymadan iki alan arasında ilişki kurar. Röportajlarda ve haberlerde karşılaştığı insanlık durumlarını kurmaca kişilikler, simgeler, sahneler ve duygusal çatışmalar aracılığıyla yeniden biçimlendirir.

#ÜlküYağmurUral #Gazetecilik #Muhabirlik #KâğıttanKayıklar #CadıKazanındaPandemi #PerdeleriKapatmaAnne #TürkÖykücülüğü #TürkRomanı #ToplumsalGerçekçilik #KadınHikâyeleri #ToplumsalBellek #İletişim