Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 30-01-1956
Doğum yeri Sivas
Ölüm tarihi 02-07-1993

Uğur Kaynar, 1956 yılında Sivas’ın Zara ilçesinde doğdu. Dokuz çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi ve çocukluğunun ilk dönemini Zara’nın toplumsal ve kültürel çevresi içinde geçirdi.

İlk ve ortaöğrenimini Zara’da sürdürdü. İlkokul yıllarından itibaren şiirle ilgilenmeye başladı. Annesini genç yaşta kaybetmesinin ardından 1970 yılında Zara’dan ayrılarak Ankara’ya yerleşti.

Ankara’da Kurtuluş Lisesine başladı. Ekonomik güçlükler ve dönemin gençlik hareketleri içindeki etkinliği nedeniyle örgün eğitimini tamamlayamadı. Lise yıllarında LİSE-DER’in kuruluş çalışmalarında ve gençlik örgütlenmelerinde yer aldı.

1970’li yıllarda siyasal ve toplumsal mücadelelerin içinde bulundu. Geçimini sağlamak amacıyla ahşap oyuncak üretimi, kuruyemiş ve müzik kaseti satışı gibi farklı işlerde çalıştı.

1979’dan başlayarak çeşitli dönemlerde tutuklandı. 12 Eylül 1980 askerî darbesi sonrasında Mamak Cezaevinde kaldı. Cezaevi yılları, şiirini düzenli bir çalışma ve yaşam biçimi hâline getirdiği dönemin başlangıcını oluşturdu.

Kaynar’ın şiirsel üretimi 1980 sonrasında yoğunlaştı. Kişisel duygularla siyasal ve toplumsal deneyimleri aynı şiirsel alanda buluşturdu; şiiri doğrudan bildirinin ötesinde insanın kırılganlığına ve gündelik hayatına yönelen bir anlatım biçimi olarak kullandı.

İlk şiir kitabı Çiçekler Halaya Durdu, 1988 yılında Ankara’da basıldı. Kitap, cezaevi döneminde biriken şiirlerin yanında aşk, özlem, ayrılık, acı, dayanışma ve yaşama bağlılık çevresinde gelişen metinleri bir araya getirdi.

Çiçekler Halaya Durdu’da bireysel hüzün ile ortak yaşantı birbirinden ayrılmaz. Sevilen kişiye sesleniş, kavuşamama duygusu, geçmişin izleri ve insanların birlikte var olma isteği lirik ve çağrışımlı bir söyleyiş içinde işlendi.

Kaynar, 1990 yılında Ankara’da Elyazıları Yayıncılıkı kurdu ve yayın yönetmenliğini üstlendi. Yayınevi, şairlerin şiirlerini kendi el yazılarıyla hazırladığı sınırlı sayıda ve numaralı kitaplar yayımlamasıyla özgün bir yayıncılık anlayışı geliştirdi.

Elyazıları Yayıncılık, şiir kitabını yalnızca basılı metin değil, şairin el yazısını ve kişisel izlerini koruyan görsel bir belge olarak ele aldı. Kaynar, yayınevinin amacını şiirin yeterince görünür olmadığı bir ortamda şiire saygı göstermek ve edebiyat tarihine belge niteliğinde kitaplar kazandırmak olarak tanımladı.

Yayınevi; Behçet Aysan, Metin Altıok, Özdemir İnce, Arif Damar, Ülkü Tamer ve Gülten Akın gibi şairlerin el yazısıyla hazırlanan kitaplarını yayımladı. Bu çalışmalar, küçük ölçekli bağımsız yayıncılıkla şiir çevreleri arasında kalıcı bir bağ oluşturdu.

Kaynar’ın ikinci şiir kitabı Gizemya, 1990 yılında Elyazıları Yayıncılık tarafından kendi el yazısıyla yayımlandı. Kitapta ilk eserindeki daha açık topluluk ve halk söyleyişinin yanında kent yaşamı, yalnızlık, içe kapanma ve bireysel sıkıntılar belirginleşti.

Üçüncü şiir kitabı Aşkınam, 1991 yılında yine kendi el yazısıyla yayımlandı. Eser, aşkı mutluluk ve kavuşma kadar uzaklık, yara, kayıp, tensel yakınlık ve insanın kendisini başka bir kişide aramasıyla birlikte ele aldı.

Kaynar’ın şiirlerinde aşk, yalnızca özel hayatın sınırları içinde kalan romantik bir duygu değildir. İnsana, dostluğa, dayanışmaya ve hayatı güzelleştirme ihtimaline yönelen daha geniş bir bağlılık biçimi taşır.

Şiir dili serbest ölçüye, konuşma ritmine, beklenmedik sözcük birleşimlerine ve yoğun çağrışımlara dayanır. Günlük dildeki sözcükleri yeni bağlamlarda kullanarak kişisel söyleyişler ve özgün kitap adları oluşturdu.

Ankara’daki edebiyat ve sanat çevreleriyle yakın ilişki kurdu. Şairlerle, yayıncılarla ve okurlarla buluştuğu mekânlar; şiir okuma toplantıları, küçük yayınevi çalışmaları ve dostluklar etrafında gelişen bir kültür ortamı oluşturdu.

1992 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Banaz köyünde düzenlenen Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri’ne katıldı. Şiirlerini okurla buluşturduğu bu etkinliklerin bir sonraki yıl Sivas’ta düzenlenen programına da davet edildi.

Haziran 1993’ün sonunda Ankara’dan Sivas’a giden sanatçı ve yazar grubunda yer aldı. Etkinliklerin ilk gününde Buruciye Medresesi’ndeki kitap standında eserlerini imzaladı ve okurlarla görüştü. Program kapsamında bir şiir akşamına katılması planlanmıştı.

Uğur Kaynar, 2 Temmuz 1993’te Sivas’taki Madımak Oteli’nin saldırgan bir kalabalık tarafından kuşatılıp ateşe verilmesi sonucunda, etkinliklere katılan aydın ve sanatçılarla birlikte hayatını kaybetti. 6 Temmuz 1993’te Ankara Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.

Ölümünden önce dördüncü şiir kitabı Güncesika’nın hazırlıklarını sürdürüyordu. Tamamlanmış şiirleri Suteni Yayıncılık tarafından düzenlenerek 1995 yılında ölümünden sonra yayımlandı.

Edebiyatçılar Derneği, ölümünün ardından şairlerin ve dostlarının yazılarını bir araya getiren Uğur Kaynar Kitabı’nı 1993 yılında yayımladı. Yaşamı ve şiiri daha sonra Orhan Tüleylioğlu’nun Merdivende Üç Şair ve Metin Turan’ın Beyaz Güzel Bir Boşluk adlı çalışmalarında da ele alındı.

Uğur Kaynar’ın şiir ve yayıncılık içindeki konumu, sınırlı sayıdaki eserine karşın şiiri yaşamın merkezine yerleştirmesine dayanır. Şiirlerini kendi el yazısıyla yayımlaması ve başka şairlere aynı olanağı sağlayan bir yayınevi kurması, edebî mirasının yazarlıkla yayıncılığı birleştiren özgün yönünü oluşturur.

#TürkŞair #ÇağdaşTürkŞiiri #LirikŞiir #Aşk #Yalnızlık #Hüzün #İnsanSevgisi #ToplumsalHafıza #Ankara #Sivas #ElyazılarıYayıncılık #Madımak