Thomas Piketty, 7 Mayıs 1971’de Fransa’nın Clichy kentinde doğdu. Ekonomi tarihini uzun dönemli gelir ve servet verileriyle inceleyen çalışmalarıyla çağdaş siyasal iktisadın önde gelen temsilcilerinden biri hâline geldi.
1989-1990 yıllarında Paris’teki École normale supérieure’de matematik alanında yüksek lisans düzeyinde öğrenim gördü. Matematiksel eğitimi, ilerleyen yıllarda tarihsel verileri ölçme, karşılaştırma ve uzun dönemli ekonomik eğilimleri istatistiksel yöntemlerle çözümleme çalışmalarına temel oluşturdu.
1990-1993 yılları arasında École des hautes études en sciences sociales ile London School of Economics’in Avrupa Ekonomi Doktora Programı kapsamında doktora yaptı. Doktora çalışmalarında servet dağılımı ve yeniden dağıtım politikalarının ekonomik kuramla ilişkisine yöneldi.
Doktorasını tamamladıktan sonra 1993 yılında Massachusetts Institute of Technology Ekonomi Bölümünde yardımcı doçent olarak göreve başladı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki akademik ortam, farklı iktisat kuramlarını ve gelir dağılımı araştırmalarını karşılaştırmalı biçimde değerlendirmesine imkân verdi.
1995 yılında Fransa’ya dönerek Centre national de la recherche scientifique bünyesinde araştırmacı oldu. 2000 yılına kadar sürdürdüğü bu görev sırasında Fransa’daki yüksek gelirlerin ve servetin yirminci yüzyıl boyunca geçirdiği değişimi vergi kayıtları üzerinden inceledi.
2000 yılında École des hautes études en sciences sociales’da araştırma direktörü ve ekonomi profesörü olarak çalışmaya başladı. Ekonomi, tarih, siyaset bilimi ve sosyolojiyi bir araya getiren disiplinler arası araştırmalar yürüttü.
2004-2006 yılları arasında École normale supérieure Sosyal Bilimler Bölümünün yöneticiliğini ve Ekonomik Analiz ve Politika yüksek lisans programının başkanlığını yaptı. Ekonomi eğitiminin tarih, toplum ve kamu politikalarıyla daha yakın ilişki içinde yürütülmesine katkıda bulundu.
Daniel Cohen ile birlikte Paris School of Economics’in kuruluş sürecinde yer aldı. Kurumun ilk yöneticileri arasında bulunan Piketty, 2007’den itibaren burada ekonomi ve ekonomi tarihi profesörü olarak çalışmayı sürdürdü.
Gelir ve servet eşitsizliğinin uluslararası ölçekte incelenmesi için kurulan World Top Incomes Database’in eş yöneticiliğini yaptı. Bu çalışma daha sonra kapsamı genişletilerek World Inequality Database adını aldı.
Piketty, 2015’ten itibaren World Inequality Lab ile World Inequality Database’in eş direktörlüğünü üstlendi. Farklı ülkelerden araştırmacıların katıldığı bu çalışmalar, millî gelir hesaplarını vergi kayıtları, servet verileri ve dağılımsal göstergelerle tamamlamayı amaçladı.
Araştırma yönteminde uzun dönemli tarihsel serilere merkezi bir yer verdi. Gelir vergisi kayıtları, miras belgeleri, mülkiyet istatistikleri, millî hesaplar ve seçim sonuçları aracılığıyla ekonomik eşitsizliklerin zaman içinde nasıl değiştiğini araştırdı.
İlk kapsamlı kitaplarından Les Hauts Revenus en France au XXe siècle, 2001 yılında yayımlandı. Fransa’da 1901-1998 yılları arasındaki yüksek gelirleri inceleyen eser, savaşların, ekonomik krizlerin, artan oranlı vergilerin ve sosyal politikaların servet dağılımı üzerindeki etkilerini ortaya koydu.
Anthony Atkinson, Emmanuel Saez ve farklı ülkelerden araştırmacılarla birlikte en yüksek gelir gruplarının tarihsel paylarını karşılaştıran çalışmalar yürüttü. Bu araştırmalar, eşitsizlik tartışmasının yalnızca ücret farklılıklarına değil, sermaye gelirleri, miras ve mülkiyet yoğunlaşmasına da yönelmesini sağladı.
Piketty, ekonomik eşitsizliği doğal piyasa süreçlerinin değişmez sonucu olarak değerlendirmedi. Servet ve gelir dağılımının vergi sistemi, eğitim kurumları, mülkiyet hukuku, çalışma ilişkileri, savaşlar ve siyasal tercihler tarafından biçimlendirildiğini savundu.
Le Capital au XXIe siècle, 2013 yılında Fransa’da yayımlandı; eserin İngilizce baskısı Capital in the Twenty-First Century adıyla 2014’te çıktı. Kitap, on sekizinci yüzyıldan günümüze gelir ve servet dağılımının geçirdiği dönüşümü Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve farklı ülkelerden verilerle inceledi.
Eserde sermaye getirisinin ekonomik büyüme oranından uzun süre yüksek kalmasının, gerekli siyasal ve vergisel düzenlemeler bulunmadığında servetin belirli aileler ve gruplar içinde yoğunlaşmasına yol açabileceği ileri sürüldü. Eğitim, artan oranlı gelir ve servet vergileri ile uluslararası mali şeffaflık, eşitsizliklerin sınırlandırılmasında başlıca kurumsal araçlar olarak ele alındı.
Capital in the Twenty-First Century, ekonomi tarihi ve gelir dağılımı araştırmalarını geniş bir uluslararası okur kitlesine taşıdı. Kitap çevresinde yürütülen tartışmalar, eşitsizliğin ölçülmesi, sermayenin tanımı, mirasın rolü ve vergi politikaları üzerine yeni araştırmaları teşvik etti.
Kapital ve İdeoloji, özgün adıyla Capital et idéologie, 2019 yılında yayımlandı. Eserin İngilizce baskısı 2020’de, Hande Koçak tarafından çevrilen Türkçe baskısı ise 2023 yılında yayımlandı.
Piketty bu çalışmada eşitsizliği yalnızca ekonomik bir sonuç değil, her toplumun siyasal, hukuki ve kültürel gerekçelerle meşrulaştırdığı tarihsel bir düzen olarak ele aldı. Üç işlevli toplumları, köleci ve sömürgeci sistemleri, mülkiyet toplumlarını, sosyal demokrasileri, komünist rejimleri ve çağdaş hiper-kapitalist yapıları karşılaştırdı.
Kapital ve İdeoloji’de mülkiyetin toplumsal işlevi, artan oranlı vergilendirme, çalışanların şirket yönetimine katılması ve servetin kuşaklar arasında daha dengeli aktarılması üzerinde durdu. Katılımcı sosyalizm olarak adlandırdığı yaklaşımı, özel mülkiyetin demokratik denetimi ve ekonomik gücün daha geniş kesimlere dağıtılması düşüncesi üzerine kurdu.
Eşitliğin Kısa Tarihi, özgün adıyla Une brève histoire de l’égalité, 2021 yılında yayımlandı. Kitap, önceki araştırmalarında geliştirdiği kapsamlı tarihsel çözümlemeleri daha kısa ve genel okura yönelik bir anlatı içinde bir araya getirdi.
Eserde on sekizinci yüzyılın sonlarından itibaren köleliğin kaldırılması, sömürgeciliğe karşı mücadeleler, genel oy hakkı, işçi hareketleri, sosyal devlet, eğitim olanaklarının genişlemesi ve artan oranlı vergilendirme eşitlik yönündeki tarihsel ilerlemenin parçaları olarak incelendi. Bu ilerlemenin doğrusal ve tamamlanmış olmadığı; ekonomik, toplumsal, eğitimsel ve siyasal eşitsizliklerin yeni biçimlerle devam ettiği belirtildi.
Pour un traité de démocratisation de l’Europe adlı ortak çalışmada Avrupa Birliği kurumlarının demokratikleştirilmesine ve ortak vergi politikalarının geliştirilmesine yönelik öneriler sundu. Vivement le socialisme başlığı altında toplanan yazılarında eşitlik, iklim, eğitim, mülkiyet ve demokratik sosyalizm üzerine güncel değerlendirmelerini bir araya getirdi.
Julia Cagé ile birlikte hazırladığı Une histoire du conflit politique: Élections et inégalités sociales en France, 1789-2022, 2023 yılında yayımlandı. Çalışma, iki yüzyılı aşan seçim sonuçlarını meslek, gelir, eğitim, yerleşim yeri ve toplumsal sınıf verileriyle karşılaştırarak Fransa’daki siyasal ayrışmaların tarihini inceledi.
Piketty, 2013 yılında Avrupa Ekonomi Birliği Yrjö Jahnsson Ödülü’ne değer görüldü. Akademik çalışmalarının yanında eşitsizlik, vergi adaleti, Avrupa demokrasisi ve iklim politikaları üzerine kamusal tartışmalara katıldı.
École des hautes études en sciences sociales ile Paris School of Economics’te ekonomi tarihi, kamu ekonomisi ve eşitsizlik rejimleri üzerine dersler verdi. Araştırma ve öğretim faaliyetlerini World Inequality Lab ile World Inequality Database bünyesindeki uluslararası çalışmalarla birlikte sürdürdü.
Thomas Piketty’nin akademik konumu, ekonomik eşitsizlikleri geniş tarihsel veri dizileriyle incelemesi ve dağılım sorunlarını siyasal kurumlar, ideolojiler ve mülkiyet biçimleriyle ilişkilendirmesiyle belirginleşir. Çalışmaları ekonomi tarihi, siyasal iktisat, vergi politikası ve demokrasi araştırmalarını ortak bir çözümleme alanında birleştirir.
#FransızEkonomist #EkonomiTarihi #GelirEşitsizliği #ServetEşitsizliği #VergiPolitikası #Siyasalİktisat #Mülkiyet #Demokrasi #YenidenDağıtım #KapitalVeİdeoloji #EşitliğinKısaTarihi #DünyaEşitsizlikVeritabanı
Thomas Piketty, Bibliosfer’de ekonomi tarihi, siyasal iktisat, gelir ve servet eşitsizliği, kamu ekonomisi, vergi politikası, mülkiyet rejimleri ve demokrasi alanlarında yer alır. Araştırmalarının merkezinde ekonomik kaynakların toplum içinde nasıl dağıldığı ve bu dağılımın hangi kurumlarla meşrulaştırıldığı bulunur.
Piketty’nin yöntemi iktisadi modellerle tarihsel veri araştırmasını birleştirir. Vergi kayıtları, miras belgeleri, servet istatistikleri, millî hesaplar ve seçim sonuçları aracılığıyla ekonomik yapıları yüzyıllara yayılan dönemler içinde inceler.
Gelir eşitsizliği ile servet eşitsizliği arasında ayrım yapar. Gelir, belirli bir dönem içinde elde edilen ücret ve sermaye kazançlarını; servet ise taşınmazlar, şirket hisseleri, finansal varlıklar ve miras yoluyla biriken mülkiyet toplamını ifade eder.
Eşitsizliği ekonomik büyümenin kendiliğinden ortaya çıkan zorunlu sonucu olarak görmez. Savaşlar, vergi politikaları, eğitim sistemi, işçi hareketleri, mülkiyet hukuku ve demokratik mücadeleler dağılımın yönünü değiştirebilen tarihsel güçlerdir.
Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital, sermaye birikimiyle ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi uzun dönemli veriler üzerinden inceler. Sermaye getirisi büyümeden daha hızlı ilerlediğinde geçmişten devralınan servetin yeni emek gelirlerine göre daha belirleyici hâle gelebileceğini gösterir.
Piketty’nin sermaye çözümlemesi yalnızca üretimde kullanılan makine ve tesislerle sınırlı değildir. Konutlar, araziler, finansal varlıklar ve şirket mülkiyeti de ekonomik güç ve gelir üretme kapasitesi taşıyan sermaye biçimleri olarak değerlendirilir.
Kapital ve İdeoloji, ekonomik dağılım araştırmasını siyasal ve kültürel meşrulaştırma süreçlerine doğru genişletir. Eşitsizlikçi düzenlerin sürdürülebilmesi için mülkiyet, liyakat, din, ırk, sınıf veya eğitim gibi kavramlara dayanan açıklamalar geliştirdiğini savunur.
Kitaptaki eşitsizlik rejimleri yaklaşımı, toplumları tek bir ekonomik gelişme çizgisi üzerinde sıralamaz. Köleci, sömürgeci, mülkiyetçi, sosyal demokrat, komünist ve postkolonyal düzenler kendi tarihsel kurumları ve ideolojik gerekçeleri içinde karşılaştırılır.
Kapital ve İdeoloji’nin siyasal parti çözümlemesi, eğitimli seçmenlerle düşük gelirli seçmenlerin parti tercihleri arasındaki değişime yönelir. Ekonomik eşitsizliklerle kimlik, eğitim ve siyasal temsil arasındaki bağlantılar seçim verileri üzerinden incelenir.
Eşitliğin Kısa Tarihi, modern dönemi yalnızca eşitsizliklerin büyüdüğü bir süreç olarak değerlendirmez. Köleliğin kaldırılması, oy hakkının genişlemesi, sosyal güvenlik kurumları, kamusal eğitim ve artan oranlı vergiler eşitlik yönündeki tarihsel kazanımları oluşturur.
Bu eserde eşitlik, bütün insanların aynı gelir ve yaşam biçimine sahip olması anlamına gelmez. Eğitim, sağlık, siyasal katılım, mülkiyet ve ekonomik güvenceye erişimin daha dengeli hâle gelmesi olarak tanımlanır.
Piketty’nin politika önerileri artan oranlı gelir, miras ve servet vergilerini; çalışanların şirket yönetimine katılmasını ve genç yetişkinlere başlangıç sermayesi sağlanmasını içerir. Amaç, mülkiyeti bütünüyle ortadan kaldırmak değil, ekonomik gücün kalıcı biçimde dar bir kesimde toplanmasını sınırlamaktır.
Uluslararası mali şeffaflık, yaklaşımının temel unsurlarındandır. Servetin ülkeler arasında gizlenebilmesi ve devletlerin vergi rekabetine girmesi, ulusal yeniden dağıtım politikalarının etkisini azaltan yapısal sorunlar olarak ele alınır.
Ekonomik eşitsizlik ile çevresel eşitsizlik arasında ilişki kurar. Yüksek gelir ve servet gruplarının tüketim ve yatırım kararlarının çevresel etkileriyle iklim dönüşümünün maliyetlerinin toplum içindeki dağılımı birlikte değerlendirilir.
Piketty’nin anlatımı grafikler, tarihsel tablolar ve karşılaştırmalı veriler üzerine kurulmakla birlikte siyasal fikirler, edebî örnekler ve toplumsal kurumlara da yer verir. Ekonomik verileri yalnızca uzmanlara ait teknik bilgiler olmaktan çıkararak demokratik tartışmanın parçası hâline getirmeyi amaçlar.
Thomas Piketty’nin Bibliosfer profili; gelir dağılımı, servet, miras, sermaye, mülkiyet, artan oranlı vergi, sosyal devlet, eğitim, siyasal çatışma, demokrasi, eşitlik ve tarihsel veri başlıklarından oluşur. Akademik konumu, ekonomik eşitsizliği siyasal tercihlerle değiştirilebilen tarihsel ve kurumsal bir yapı olarak açıklamasıyla belirginleşir.
Eşitliğin Kısa Tarihi