Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 30-04-1949
Doğum yeri İstanbul
Ölüm tarihi 08-01-2025

Selim İleri, 30 Nisan 1949’da İstanbul’un Kadıköy ilçesinde doğdu. Tam adı Ali Selim İleri’dir. İlköğrenimine Cihangir İlkokulu’nda başladı ve Firuzağa İlkokulu’nda devam etti. Ortaöğreniminin bir bölümünü Galatasaray Lisesi’nde sürdürdükten sonra Atatürk Erkek Lisesi’ne geçti ve 1968 yılında mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi, ancak öğrenimini tamamlamadan ayrılarak yazarlığa yöneldi.

Edebiyatla ilişkisi çocukluk yıllarında annesinden dinlediği masallar ve okuduğu popüler romanlarla başladı. Kemalettin Tuğcu, Kerime Nadir, Muazzez Tahsin Berkant ve Ethem İzzet Benice gibi yazarların ardından Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Abdülhak Şinasi Hisar, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik Abasıyanık, Sabahattin Ali, Nezihe Meriç, Virginia Woolf, Franz Kafka ve Albert Camus gibi yazarların eserleriyle genişleyen bir okuma dünyası kurdu.

Atatürk Erkek Lisesi’nde öğretmenleri Rauf Mutluay ve Vedat Günyol’un yönlendirmeleriyle edebî çalışmalarını geliştirdi. İlk yazısı olan Savaş Çiçekleri, 1967 yılında Yeni Ufuklar dergisinde yayımlandı. Henüz on dokuz yaşındayken yayımlanan ilk öykü kitabı Cumartesi Yalnızlığı/Güz Notları ile edebiyat çevrelerinin dikkatini çekti.

Cumartesi Yalnızlığı, Pastırma Yazı, Dostlukların Son Günü ve Bir Denizin Eteklerinde, Selim İleri’nin öykücülüğünün erken dönemini oluşturur. Bu eserlerde yalnızlık, karşılıksız sevgi, iletişimsizlik, aile ilişkileri, gençlik duyguları ve kent yaşamı öne çıkar. Bireyin iç dünyası, gündelik hayatın küçük ayrıntıları ve kırılgan insan ilişkileri üzerinden anlatılır.

Dostlukların Son Günü, geçmişte kalan ilişkiler, sona eren yakınlıklar ve insanların birbirlerinden uzaklaşma süreçleri çevresinde gelişen öykülerden oluşur. Selim İleri, dostluğu yalnızca kişiler arasındaki bir bağ olarak değil, zamanın değiştirip aşındırdığı bir duygu alanı olarak ele alır. Eser, 1976 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görüldü.

İlk romanı Destan Gönüller 1973 yılında yayımlandı. Bu eseri Her Gece Bodrum, Ölüm İlişkileri, Cehennem Kraliçesi, Bir Akşam Alacası ve Yaşarken ve Ölürken izledi. Bu dönem romanlarında kentsoylu aydınların ilişkileri, yalnızlıkları, düşünsel çatışmaları, siyasal ortamla karşılaşmaları ve yaşadıkları değer kayıpları öne çıktı.

Her Gece Bodrum, bir tatil çevresinde bir araya gelen kişilerin iç dünyalarını, aralarındaki gerilimleri ve geçmişten taşıdıkları sorunları konu edinir. Dışarıdan hareketli ve canlı görünen tatil ortamı, karakterlerin yalnızlıkları ve iletişim kurmakta yaşadıkları güçlüklerle karşıtlık oluşturur. İç konuşma, çağrışım, bilinç akışı ve değişen anlatıcı bakışları romanın yapısını belirler. Eser, 1977 yılında Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü aldı.

Ölüm İlişkileri, Cehennem Kraliçesi, Bir Akşam Alacası ve Yaşarken ve Ölürken, bireysel ilişkiler ile dönemin toplumsal ve siyasal çatışmalarını birlikte işler. Aşk, kıskançlık, arkadaşlık, ölüm, aydın sorumluluğu ve ideolojik ayrışmalar, kişilerin ruhsal dünyalarında oluşturdukları etkiler üzerinden ele alınır. Yaşarken ve Ölürken, 1981 yılında Milliyet Sanat dergisi tarafından yılın romanı seçildi.

Ölünceye Kadar Seninim, Yalancı Şafak, Saz Caz Düğün Varyete, Hayal ve Istırap ve Kafes, Selim İleri’nin 1980’lerde yayımlanan romanları arasındadır. Bu eserlerde sanat çevreleri, geçmiş zaman, aşk, gösteri dünyası, aile baskısı, toplumsal değerler ve kişinin kendi kimliğini kurma çabası belirginleşir. Gerçek ile düş, geçmiş ile bugün ve yaşananlarla hatırlananlar iç içe geçer.

Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın, çocukluk, aile, İstanbul ve edebiyat çevresinde gelişen otobiyografik özellikli bir romandır. Kişisel anılarla kurmaca anlatı arasındaki sınırlar geçirgenleşirken yazarın çocukluk okumaları, ailesi ve edebiyata yönelişi anlatının parçaları hâline gelir. Eser, 1991 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’nü aldı.

Kırık Deniz Kabukları ve Gramofon Hâlâ Çalıyor, geçmişte kalan hayatların, eski İstanbul’un, aile çevrelerinin ve unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerlerin izini sürer. Fotoğraflar, sesler, eşyalar, şarkılar ve mekânlar hatırlamanın araçlarına dönüşür. Bireysel hafıza ile İstanbul’un toplumsal ve kültürel belleği aynı anlatı içinde buluşur.

Cemil Şevket Bey/Aynalı Dolaba İki El Revolver, Ada, Her Yalnızlık Gibi ve Solmaz Hanım, Kimsesiz Okurlar İçin, gerçek kişilerden, edebiyat tarihinden ve geçmiş dönemlerin kültürel ortamından izler taşıyan romanlardır. Kurmaca kişilerin yaşamları, unutulmuş sanatçılar, yazarlar, aile tarihleri ve eski İstanbul çevresinde gelişir. Bu eserlerde biyografi, anı, roman ve edebiyat tarihi arasında geçişler görülür.

Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak, geçmişte yaşanan bir aşkın ve ayrılığın yıllar sonra yeniden hatırlanması çevresinde gelişir. Roman, kaybedilen zaman, ölüm, gençlik, yalnızlık ve yazma eylemi arasında bağlantılar kurar. Hatırlanan kişiler ve geçmişte kalan ilişkiler, anlatıcının bugünkü dünyasında yeniden anlam kazanır. Eser, 2002 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı’nı aldı.

Yarın Yapayalnız, Hepsi Alev, Daha Dün ve Bir Yalan Tango, aşkın yıkıcı yönleri, yalnızlık, yaşlanma, kayıp, toplumsal değişim ve sanatçıların dünyası üzerinde yoğunlaşır. Karakterlerin geçmişleriyle kurdukları sorunlu ilişkiler, bugün yaşadıkları duygusal çatışmaların temelini oluşturur. Sinema, tiyatro, müzik ve edebiyat bu romanların kültürel arka planında yer alır.

Mel’un, Sona Ermek, Beklenen Sevgili-Elimde Viyoletler ve Yaşadınız Öldünüz Bir Anlamı Olmalı Bunun, Selim İleri’nin geç dönem romanları arasındadır. Bu eserlerde ölüm düşüncesi, geçmişle hesaplaşma, sanatçıların yalnızlığı, unutulma korkusu, yaşlılık, hayal ve gerçek arasındaki sınırlar belirginleşir. Kurmaca kişiliklerle gerçek sanatçı ve edebiyatçıların izleri aynı anlatı evreninde buluşur.

Sen Diye Biri, Selim İleri ile Cüneyt Arkın arasında 1971 yılında Günahsızlar filminin çekimleri sırasında başlayan arkadaşlığa odaklanır. Sinema setleri, edebiyat, İstanbul mekânları, ortak anılar, uzun süren bir küskünlük ve yıllar sonra yeniden kurulan iletişim eserin anlatı zeminini oluşturur. Anı, roman, iç konuşma ve sayıklama arasında ilerleyen metin; dostluk, ayrılık, ölüm ve hatırlama temalarını bir araya getirir. Eser, Selim İleri’nin ölümünden sonra 2025 yılında yayımlandı.

Selim İleri’nin anı ve deneme kitapları arasında Annem İçin, Hatırlıyorum, Seni Çok Özledim, O Yakamoz Söner, İstanbul Yalnızlığı, Evimizin Tek Istakozu, Anılar; Issız ve Yağmurlu, Uzak, Hep Uzak, Rüyamdaki Sofralar, İstanbul’un Sandık Odası, Kar Yağıyor Hayatıma, İstanbul Hatıralar Kolonyası ve Yaşadığım İstanbul yer alır. Bu eserlerde aile, çocukluk, yemek kültürü, kaybolan İstanbul, edebiyat çevreleri, dostluklar ve kişisel hatıralar anlatılır.

Uzak, Hep Uzak, yazarın edebiyat, sanat, geçmiş, yalnızlık ve hatırlama üzerine yazılarını bir araya getirir. Bireysel anılar, yitirilen kişiler ve değişen kültür dünyası deneme biçimi içinde işlenir. Eser, 2003 yılında Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü.

İstanbul’un Sandık Odası, İstanbul’un semtlerini, eski evlerini, aile yaşantısını, geleneklerini ve gündelik hayatını kişisel hatıralarla birlikte anlatır. Şehir, yalnızca fiziksel bir mekân olarak değil, geçmiş yaşamların ve kültürel belleğin taşıyıcısı olarak ele alınır. Kitap, 2005 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Hatıra Ödülü’nü aldı.

Selim İleri, Çağdaşlık Sorunu, Aşk-ı Memnu ya da Uzun Bir Kışın Siyah Günleri, Kamelyasız Kadınlar, Biten İki Yüzyıl, Kırık İnceliklerin Şairi Behçet Necatigil, Edebiyatımızda Sevdiğim Romanlar Kılavuzu ve Halit Ziya Uşaklıgil: Siyah Bir Adam gibi eleştiri ve inceleme kitaplarında Türk edebiyatının yazarlarını, romanlarını ve değişen edebiyat anlayışlarını ele aldı.

Tiyatro alanında Cahide: Ölüm ve Elmas, Allahaısmarladık Cumhuriyet ve Mihri Müşfik: Ölü Bir Kelebek adlı oyunları yazdı. Bu eserlerde Cahide Sonku, Afife Jale ve Mihri Müşfik gibi sanatçıların hayatlarından hareketle sanat, yalnızlık, toplumsal baskı ve unutulma temalarını işledi. Allahaısmarladık Cumhuriyet, 1997 yılında Afife Jale ve Avni Dilligil ödüllerine değer görüldü.

1971 yılında Halit Refiğ’in yönlendirmesiyle sinema için senaryo yazmaya başladı. Cennetin Kapısı, Günahsızlar, Yaralı Kurt, Bir Demet Menekşe, Askerin Dönüşü, Seninle Son Defa, Seni Kalbime Gömdüm, Göl ve Kırık Bir Aşk Hikâyesi gibi yapımların senaryo veya diyalog çalışmalarında bulundu. Kırık Bir Aşk Hikâyesi, 1982 yılında Sinema Yazarları Derneği En İyi Senaryo Ödülü’nü aldı.

Yeni Ufuklar, Papirüs, Yeni Edebiyat, Yeni Dergi, Türk Dili, Varlık, Milliyet Sanat ve Gösteri gibi dergilerde yazıları yayımlandı. Dünya gazetesinin sanat sayfasını ve Argos dergisini yönetti. Gazetelerde köşe yazıları ve yazı dizileri hazırladı; radyo ve televizyonlarda edebiyat ve kültür-sanat programları sundu.

Selim İleri, 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanını aldı. 2012 yılında edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne değer görüldü. Roman, öykü, deneme, anı, inceleme, tiyatro ve senaryo alanlarındaki üretimini yaşamının son dönemine kadar sürdürdü.

Eserlerinde bireysel hafıza, yalnızlık, yabancılaşma, aşk, iletişimsizlik, ölüm, geçmiş zaman, İstanbul, sanatçıların yaşamı ve toplumsal değişim tekrar eden temalardır. Anlatımında iç konuşma, bilinç akışı, çağrışım, geriye dönüş, parçalı zaman, farklı anlatıcılar ve metinler arası göndermeler kullanılır. Duygusal yoğunluk, hatırlama ve kaybolan hayatların izini sürme, edebî dünyasının temel özellikleri arasındadır.

Selim İleri, 8 Ocak 2025’te İstanbul’da öldü. Çağdaş Türk edebiyatında bireyin iç dünyasını toplumsal değişim ve kültürel bellekle bir arada işleyen; farklı edebî türler arasında bağ kuran üretken yazarlardan biri olarak yer aldı.

#TürkYazar #Roman #Öykü #Deneme #Anı #Eleştiri #Tiyatro #Senaryo #ÇağdaşTürkEdebiyatı #İstanbul #Yalnızlık #EdebîHafıza