Selçuk Altun, 19 Ağustos 1950’de Artvin’in Şavşat ilçesinde doğdu. Babasının kaymakamlık ve valilik görevleri nedeniyle çocukluğu Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçti. İlköğrenimini Mardin’in Derik ilçesinde tamamladı; ortaöğrenimini Diyarbakır ve Samsun’daki Maarif kolejlerinde sürdürdü. 1973 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletmecilik Bölümü’nden mezun oldu, 1974 yılında aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı.
Meslek yaşamına özel sektörde başladı. Yaklaşık otuz yıl boyunca finans, bankacılık, bağımsız denetim ve yöneticilik alanlarında çalıştı. Yapı ve Kredi Bankası’nda üst düzey görevler üstlendi; Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık bünyesinde yönetim kurulu üyeliği ve yönetim kurulu başkanlığı yaptı. 2004 yılında çalışma yaşamından ayrılarak zamanını okumaya, yazmaya, seyahat etmeye ve kitap koleksiyonuna ayırdı.
1990’lı yıllardan itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde kitaplar, kitabevleri, yazarlar, sanatçılar ve kültür tarihi üzerine yazılar yayımladı. Özellikle kitap-lık dergisindeki Babil Kulesi başlıklı yazıları ve Cumhuriyet Kitap’taki Kitap İçin köşesiyle tanındı. Denemelerinde edebiyat, resim, müzik, mimari, tarih, seyahat, koleksiyonculuk ve kitabevleri arasında bağlantılar kurdu. Çeviri, derleme ve seçki çalışmalarında da yer aldı.
İlk romanı Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir 2001 yılında yayımlandı. Bu eseri Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca, Ku(r)şun Lezzeti, Annemin Öğretmediği Şarkılar, Senelerce Senelerce Evveldi, Bizans Sultanı, Sol Omzuna Güneşi Asmadan Gelme, Buraları Rüzgâr, Buraları Yağmur, Ardıç Ağacının Altında, Ayrılık Çeşmesi Sokağı, İşte Geldim Deniz Kenarı ve Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm izledi. Kitap İçin dizisi ise aforizma, alıntı, kıssa, edebiyat notu ve kültür gözlemlerini bir araya getiren beş ciltlik bir deneme bütününe dönüştü.
Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir ile Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca, birbirini tamamlayan nehir romanlardır. Sina İnsan’ın çocukluk yıllarından başlayarak yetişkinliğine, servet edinme sürecine, ailesiyle ilişkilerine ve farklı coğrafyalardaki serüvenlerine uzanır. Kitaplar, kitabevleri, şiir, klasik müzik, caz, resim, arkeoloji, antikalar ve yolculuklar olay örgüsünün kültürel arka planını oluşturur.
Ku(r)şun Lezzeti, eğitimli ve başarılı bir bankacının çevresinde gelişen olaylar üzerinden medya, siyaset, sermaye ve toplumsal ilişkiler arasındaki bağlantılara yönelir. Polisiye gerilim ile kültürel eleştiriyi birleştiren roman, bireysel hesaplaşmaları Türkiye’nin medya ve iş dünyasındaki dönüşümlerle birlikte işler.
Annemin Öğretmediği Şarkılar, Arda ile Bedirhan Öztürk’ün kesişen hayatları üzerine kuruludur. Babası bir cinayete kurban giden Arda’nın geçmişiyle, cinayeti işleyen Bedirhan’ın yaşamı iki ayrı anlatıcı üzerinden aktarılır. Suç, intikam, kader, aile, çocukluk ve vicdan temaları İstanbul’un sokakları, kültürel mekânları ve sanat dünyasıyla birlikte işlenir.
Senelerce Senelerce Evveldi, adını Edgar Allan Poe’nun Annabel Lee şiirinden alır. İstanbul ile Buenos Aires arasında gelişen anlatıda aşk, ölüm, kayıp, kıskançlık ve geçmişle yüzleşme temaları öne çıkar. Farklı zamanların ve coğrafyaların birbirine bağlandığı roman, şiirsel göndermelerle desteklenen çok katmanlı bir kurguya sahiptir.
Bizans Sultanı, Bizans tarihi ile çağdaş zamanı bir araya getiren tarihsel ve kültürel bir gizem romanıdır. Soy, kimlik, miras, iktidar ve tarihsel süreklilik çevresinde gelişen olaylar; İstanbul, Avrupa kentleri, sanat eserleri ve tarihî kişiliklerle bağlantılı biçimde ilerler. Kurmaca kişiler ile tarihsel bilgiler aynı anlatı düzleminde buluşur.
Sol Omzuna Güneşi Asmadan Gelme ile Buraları Rüzgâr, Buraları Yağmur birbirini tamamlayan kısa romanlardır. İlk eserde Alp, yaşamındaki sorunların çözümünü taşıdığına inandığı gizemli bir günlüğün peşinden giderken yardımcısı Mem kendi geçmişi ve adalet arayışıyla yüzleşir. Devam niteliğindeki ikinci eserde bibliyofillik, kitap tutkusu, yaşlılık, hatıralar, yazar arayışı ve edebiyatla kurulan yaşam biçimi öne çıkar.
Ardıç Ağacının Altında, karısını ve en yakın arkadaşını aynı kazada kaybeden Erkan Sipahi’nin geçmişiyle hesaplaşmasını konu edinir. Erkan’ın Karadeniz’deki aile arazisine çekilerek yaşlı bir ardıç ağacına anlattığı hayatı; aşk, ihanet, dostluk, aile, sanat, seyahat ve sırlarla örülür. Gerçek yaşamöyküleri, tarihsel kişiler ve kurmaca karakterler anlatı içinde yan yana gelir.
Ayrılık Çeşmesi Sokağı, yıllarca Cenevre’de akademisyenlik yaptıktan sonra İstanbul’a dönen Ziya Adlan ile saksafon tutkunu doktora öğrencisi Artvin’in karşılaşması çevresinde gelişir. Osmanlı hanedanı, aile sırları, hastalık, bakım ilişkisi, müzik, tarih ve İstanbul’un kültürel belleği romanın başlıca anlatı alanlarını oluşturur.
İşte Geldim Deniz Kenarı, Ardıç Ağacının Altında ve Ayrılık Çeşmesi Sokağı ile başlayan Hayat Romanlardan Daha Tuhaf üçlemesini tamamlar. Londra’da akademisyen olarak çalışan Harun’un yıllar sonra İstanbul’a dönmesi ve Salacak sahilinde geçmişini anlatması üzerinden çocukluk, yalnızlık, aile, mahalle, kitaplar, dostluk ve aidiyet temaları işlenir.
Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm, yönetmen olma amacı taşıyan Veciz And’ın aile geçmişi, askerlik deneyimi ve adalet arayışı çevresinde gelişir. Hakkâri’de geçirdiği kazanın ardından gizemli Pertev Batum’la kurduğu ilişki ve babasının Diyarbakır Cezaevi günlüğünü bulması, anlatıyı 12 Eylül dönemi, işkence, hafıza, intikam, sinema ve siyasal tarih eksenlerine taşır.
Kitap İçin dizisi, Selçuk Altun’un uzun yıllar boyunca tuttuğu okuma notlarından, edebî alıntılardan, aforizmalardan, kısa anlatılardan ve kültür gözlemlerinden oluşur. Dünya edebiyatı, Türk edebiyatı, müzik, resim, heykel, mimari, kitabevleri, sahaflar ve sıra dışı yaşamöyküleri dizinin temel malzemesidir. Kitap İçin 5, 2022 yılında Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü.
Selçuk Altun, Burhan Karaçam ve Şaban Erdikler ile birlikte hazırladığı Bir Arthur Andersen Var(dı): Türkiye’de Bağımsız Denetimin Doğuşu ve Yükselişi adlı anı ve meslek tarihi çalışmasında Türkiye’de bağımsız denetim alanının kuruluş ve gelişme sürecini ele aldı. Eser, yazarın finans alanındaki meslek deneyimini anı, kurum tarihi ve ekonomik tarih çerçevesinde yazılı bir kayda dönüştürdü.
Selçuk Altun’un romanlarında eğitimli, varlıklı, kitap ve sanatla güçlü bağlar kuran; yalnızlık, kayıp veya geçmişle hesaplaşma yaşayan karakterler sıkça yer alır. İstanbul, Londra, New York, Buenos Aires, Mardin, Karadeniz ve Avrupa kentleri yalnızca olayların geçtiği mekânlar değil, anlatının kültürel yapısını belirleyen unsurlardır.
Eserlerinde polisiye kurgu, tarihsel araştırma, yolculuk anlatısı, aile hikâyesi, sanat tarihi, biyografi ve deneme özellikleri bir arada görülür. Tesadüfler, gizli akrabalıklar, kayıp belgeler, günlükler, mektuplar, cinayetler ve geçmişten gelen sırlar olay örgüsünü yönlendirir. Gerçek sanatçılar, yazarlar, tarihsel kişilikler ve kültürel bilgiler kurmaca karakterlerle aynı anlatı içinde kullanılır.
Romanları İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Lehçe, Yunanca, Arapça, Arnavutça, Makedonca, Hırvatça, Sırpça ve Urduca gibi çeşitli dillere çevrildi. Edebî üretimi, Türk romanını uluslararası kültür, sanat ve şehir tarihiyle bir araya getiren çok katmanlı anlatı yapısıyla şekillendi.
#TürkYazar #Roman #Deneme #ÇağdaşTürkEdebiyatı #PostmodernRoman #PolisiyeKurgu #KitapKültürü #Sanat #Müzik #Kent #Yalnızlık #KültürlerarasıAnlatı
Selçuk Altun, Bibliosfer’de çağdaş Türk edebiyatı, roman, kısa roman, deneme, anı, çeviri, polisiye kurgu, tarihsel kurgu ve kültür-sanat yazıları alanlarında yer alır. Edebî üretiminin merkezinde kitap kültürü, sanat, yalnızlık, kimlik, geçmişle hesaplaşma ve insan hayatındaki beklenmedik karşılaşmalar bulunur.
Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir ile Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca, nehir roman, bireysel gelişim, aile, servet, yalnızlık, seyahat, kitaplar ve sanat eksenlerini taşır. Sina İnsan’ın yaşamı üzerinden çocukluk, yetişkinlik, ekonomik güç, aidiyet ve kültürel birikim arasındaki ilişkiler işlenir. Oktay Rifat’ın şiiri, müzik, resim, kitabevleri ve dünya kentleri anlatının kültürel dokusuna katılır.
Ku(r)şun Lezzeti ile Annemin Öğretmediği Şarkılar, polisiye kurgu, suç, medya, iktidar, intikam ve vicdan alanlarında kesişir. İlk roman medya ve sermaye çevrelerindeki ilişkileri bankacılık dünyasıyla birlikte ele alırken ikinci roman suçun fail ve mağdur taraflarını farklı anlatıcılar üzerinden birleştirir. Gizem unsuru, toplumsal gözlem ve karakterlerin geçmişleriyle kurdukları ilişkiyle desteklenir.
Senelerce Senelerce Evveldi ile Bizans Sultanı, tarih, kültürel miras, aşk, kayıp, kimlik ve uluslararası coğrafya eksenlerinde yer alır. İstanbul, Buenos Aires ve Avrupa kentleri anlatı mekânları olarak kullanılır. Şiir, tarihsel belgeler, sanat eserleri ve gerçek kişilikler kurmacanın yapısal unsurlarına dönüşür.
Sol Omzuna Güneşi Asmadan Gelme ile Buraları Rüzgâr, Buraları Yağmur, kısa roman, günlük, adalet arayışı, kitap tutkusu, bibliyofillik, yaşlılık ve edebî hafıza başlıklarını taşır. Birbirini tamamlayan bu eserlerde gizemli bir belgenin izini sürme düşüncesi ile kitaplar aracılığıyla kurulmuş bir yaşamın değerlendirilmesi aynı anlatı dizisi içinde gelişir.
Ardıç Ağacının Altında, Ayrılık Çeşmesi Sokağı ve İşte Geldim Deniz Kenarı, Hayat Romanlardan Daha Tuhaf üçlemesini oluşturur. Üçlemenin ortak alanları geçmişin anlatılması, aile sırları, kayıp, yalnızlık, kent belleği, sanat, tesadüf ve yaşamöyküleridir. Ardıç ağacı, tarihî bir sokak ve deniz kıyısı, karakterlerin geçmişlerini aktardıkları simgesel anlatı mekânları hâline gelir.
Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm; roman, yakın dönem tarihi, 12 Eylül, askerlik, cezaevi, işkence, hafıza, sinema ve adalet arayışı alanlarını birleştirir. Bireysel aile geçmişi ile siyasal tarih arasındaki bağ, günlük ve soruşturma unsurları üzerinden kurulur. Polisiye hareket, tarihsel travma ve kültürel göndermeler aynı olay örgüsü içinde ilerler.
Kitap İçin dizisi, deneme, aforizma, alıntı, kıssa, bibliyofillik, edebiyat tarihi ve kültür-sanat yazıları alanlarında yer alır. Dizide kitaplar ve yazarlar; müzik, resim, mimari, heykel, seyahat, kitabevleri ve sıra dışı yaşamöyküleriyle birlikte ele alınır. Kısa ve bağımsız parçalar, geniş bir kültürel birikimi parçalı bir anlatı düzeninde bir araya getirir.
Bir Arthur Andersen Var(dı), anı, kurum tarihi, finans, bağımsız denetim ve meslek kültürü alanlarını kapsar. Selçuk Altun’un finans sektöründeki deneyimi, Türkiye’de bağımsız denetim mesleğinin gelişimiyle birlikte aktarılır. Bu çalışma, edebî üretiminin dışındaki mesleki ve tarihsel tanıklık yönünü görünür kılar.
Selçuk Altun’un romanlarında polisiye merak, tesadüf, yolculuk, tarihsel bilgi ve kültürel gönderme belirgin anlatı araçlarıdır. Günlükler, mektuplar, kayıp belgeler, aile sırları, cinayetler ve beklenmedik karşılaşmalar olay örgüsünün ilerlemesini sağlar. Zaman yapısı geriye dönüşler, anlatıcı değişiklikleri ve birbirine bağlanan yaşamöyküleri üzerinden kurulur.
Karakter kadrosunda sanat koleksiyoncuları, bibliyofiller, bankacılar, akademisyenler, müzisyenler, yöneticiler, tarihçiler ve sıra dışı yaşamöykülerine sahip kişiler yer alır. Bu karakterler aracılığıyla maddi güç, kültürel birikim, yalnızlık, aile, dostluk, aşk ve vicdan arasındaki ilişkiler ele alınır.
Mekân, Selçuk Altun’un anlatısında belirleyici bir işleve sahiptir. İstanbul’un semtleri, Anadolu kentleri, Londra, New York, Buenos Aires ve Avrupa şehirleri tarih, mimari, sanat ve kişisel hafızayla birlikte işlenir. Kentler, olayların geçtiği fiziksel alanların yanında karakterlerin kimliğini ve geçmişini biçimlendiren kültürel yapılar olarak kullanılır.
Anlatımında ironi, aforizma, kısa cümle, kültürel ayrıntı, ansiklopedik bilgi, şiirsel gönderme ve polisiye tempo birlikte görülür. Kurmaca ile gerçek yaşamöyküleri, roman ile deneme, tarihsel bilgi ile kişisel hafıza arasındaki sınırlar geçirgendir. Dünya edebiyatı ve sanat tarihinden alınan unsurlar anlatının bağımsız süsleri değil, karakter ve olay örgüsünün bileşenleridir.
Selçuk Altun’un Bibliosfer profili; çağdaş Türk romanı, kısa roman, deneme, polisiye kurgu, postmodern anlatı, tarihsel kurgu, bibliyofillik, kitap kültürü, sanat, müzik, kent, seyahat, yalnızlık, aile, kimlik, kültürel miras, hafıza ve tesadüf başlıklarından oluşur. Edebî konumu, kurmaca serüveni geniş bir kültür ve sanat birikimiyle bir araya getiren anlatı anlayışıyla belirginleşir.
Öpsem Öldürürler Öpmesem Öldüm
Kitap İçin 1
Kitap İçin 2
Kitap İçin 3
Senelerce Senelerce Evveldi
İşte Geldim Deniz Kenarı
Kitap İçin 4
Ayrılık Çeşmesi Sokağı
Ardıç Ağacının Altında
Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca
Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir
Bizans Sultanı
Buraları Rüzgâr Buraları Yağmur