Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
2 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1892
Doğum yeri Antalya
Ölüm tarihi 11-06-1942

Selahattin Enis Atabeyoğlu, 1892 yılında Alanya’da doğdu. Babası Jandarma Albayı Ahmet Enis Bey, annesi Naime Hanım’dı; Atabeyoğlu soyadını baba tarafından uzanan aile geçmişine dayanarak aldı.

Babasının görevi nedeniyle çocukluğu Antalya, Urfa ve Konya başta olmak üzere Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçti. Öğrenimine Konya’da başladı; ailesinin İstanbul’a yerleşmesinden sonra Maçka Rüştiyesi ve Tophane İdadisinde eğitim gördü.

Bir süre Mekteb-i Tıbbiyede okuduktan sonra Darülfünunun Hukuk bölümüne geçti. Birinci Dünya Savaşı sırasında askere alınması üzerine yükseköğrenimini tamamlayamadı ve 1914-1918 yılları arasında İstanbul’da ihtiyat zabiti olarak görev yaptı.

Yazı hayatı 1909’da Resimli İstanbul dergisinde yayımlanan “Gurup ve Guruptan Sonra” adlı metniyle başladı. Bunu aynı dergide çıkan “İptida-i Aşk yahut Uzaklarda”, “Baykuşlar” ve “Pembeliklerde… Maviliklerde” başlıklı yazıları izledi.

1911-1912 yıllarında Rübab dergisinin yazar kadrosunda yer aldı ve Rübab çevresinin Fecr-i Âti topluluğuyla yürüttüğü edebî tartışmalara katıldı. Daha sonra Kehkeşan, Safahat-ı Şiir ve Fikir, Nevsâl-i Millî, Şair ve Nedim gibi yayınlarda hikâye ve yazıları yayımlandı.

Gazeteciliğe Tanin’de başlayan Selahattin Enis, yaklaşık otuz yıl boyunca Payitaht, İkdam, Vakit, Cumhuriyet ve Son Posta gibi gazetelerde çalıştı. 1919’da çıkarmaya başladığı Kaplan dergisi, ikinci sayısının büyük bölümünün sansürlenmesinin ardından yayın hayatına son verdi.

Gazeteciliğinin yanında çeşitli kurumlarda memurluk yaptı. Seyr-i Sefain İdaresi ile Denizbank ve Denizyolları kadrolarında idare kâtibi ve müfettiş olarak görev aldı; gündüzleri memuriyetini sürdürürken geceleri gazete ve matbaa çalışmalarına devam etti.

Gençlik yıllarında kaleme aldığı ilk romanı Neriman: Baharlar yahut Hazanlar 1912’de yayımlandı. Yasak aşk çevresinde gelişen roman, Servet-i Fünun anlatısının ve özellikle psikolojik aşk romanının Selahattin Enis’in ilk dönemindeki etkisini yansıttı.

İleri gazetesinde 1922’de Fitnat’ın Sergüzeşti adıyla tefrika edilen ikinci romanı, 1923’te Zaniyeler adıyla kitaplaştırıldı. Fitnat’ın günlüklerinden hareket eden eser, Konya’daki taşra yaşamı ile Birinci Dünya Savaşı yıllarının İstanbul’unu karşılaştırarak halkın yoksulluğu karşısında savaş zenginlerinin, yüksek bürokrasinin ve sosyete çevrelerinin hayatını anlattı.

Zaniyeler, savaş yıllarındaki İstanbul’u Şişli, Moda ve Adalar’daki eğlence çevreleriyle birlikte geniş bir toplumsal görünüm içinde canlandırdı. Günlük biçimi, karakter portreleri, sınıflar arasındaki karşıtlık ve ironik tasvirler romanın belirgin anlatım unsurlarını oluşturdu.

1923’te tefrika edilen ve daha sonra kitaplaşan Sârâ, aldatılan bir erkeğin yaşadığı duygusal sarsıntıyı ve cephede ölümü arayışını konu edindi. Roman ile uzun hikâye arasında değerlendirilen eser, bireysel çatışmayı savaşın oluşturduğu toplumsal atmosferle birleştirdi.

1925-1926 yıllarında tefrika edilen Orta Malı, Şişli ve çevresindeki farklı toplumsal tipleri aynı anlatı içinde buluşturdu. 1926’da yayımlanan Cehennem Yolcuları ise Mütareke İstanbul’unu, Beyoğlu çevresini, evlilik ilişkilerini ve toplumsal çözülmeyi realist gözlemlerle aktardı.

Ayarı Bozuklar 1926’da, onun devamı niteliğindeki Endam Aynası ise 1927-1928 yıllarında gazete tefrikası olarak yayımlandı. Bu iki romanda Osmanlı toplumunun farklı kesimleri, siyasal değişimlerin gündelik hayata yansımaları ve yeni toplumsal tiplerin ortaya çıkışı işlendi.

1930’da tefrika edilen Mahalle, Selahattin Enis’in son romanı ve yeni harflerle yayımlanan ilk romanı oldu. Eser, Osmanlı mahallesinin farklı sınıflarından seçilmiş kişileri ortak bir mekân çevresinde buluşturan toplumsal bir panorama kurdu.

Selahattin Enis’in 1912-1923 yıllarında yazdığı on üç hikâye, 1924’te Bataklık Çiçeği adı altında kitaplaştırıldı. Kitaptaki hikâyeler yoksulluk, dışlanma, hastalık, suç, fuhuş, aile yapısındaki çözülme ve bireyin toplumsal çevresiyle çatışması gibi konular etrafında şekillendi.

Kitaba adını veren “Bataklık Çiçeği”, geçmişiyle yeni hayatı arasında kalan Semra ile onu bulunduğu çevreden uzaklaştırmaya çalışan genç bir erkeğin ilişkisini anlatır. “Bir Kadının Son Mektubu”, “İsyan”, “Bağırsak”, “Şaheser”, “Bütün Bir Hayat”, “Teşrihhanede”, “Kurtlar”, “Avdet” ve “Hufre” gibi hikâyeler de toplumun farklı kesimlerinden insanları natüralist gözlemle tasvir eder.

Bataklık Çiçeği, 2000’de Selahattin Enis’in süreli yayınlarda kalmış başka hikâyelerinin eklenmesiyle genişletilmiş olarak yeniden yayımlandı. Daha sonraki baskılarda eserin özgün on üç hikâyelik düzeni de korunarak modern Türkçeye aktarıldı.

Selahattin Enis, roman ve hikâyelerinde #BirinciDünyaSavaşı ile #Mütarekeİstanbulu dönemini; sınıf farklılıkları, savaş zenginliği, yoksulluk, hastalık ve ahlaki değerlerin değişimi üzerinden anlattı. #Natüralizm ve #Realizm doğrultusundaki yaklaşımı, kişilerin davranışlarını kalıtım, toplumsal çevre ve ekonomik koşullarla ilişkilendirmesinde belirginleşti.

1923’te Suat Hanım’la evlenen yazarın tek çocuğu, gazeteci ve spor tarihçisi Cem Atabeyoğlu’dur. Selahattin Enis, #Gazetecilik ve memuriyet çalışmalarını sürdürürken 11 Haziran 1942’de İstanbul’da zatürre nedeniyle hayatını kaybetti.

#SelahattinEnis #Zaniyeler #BataklıkÇiçeği #TürkEdebiyatı #Roman #Hikâye #ToplumsalEleştiri