Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 01-12-1962
Doğum yeri Malatya

Sadık Yalsızuçanlar, 1 Aralık 1962’de Malatya’nın Çarmuzu Mahallesi’nde yedi çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak doğdu. İlkokula başlayabilmesi için yaşının mahkeme kararıyla bir yıl büyütülmesi nedeniyle resmî nüfus kaydında doğum tarihi 1 Aralık 1961 olarak yer aldı.

Babası Abdurrahman Bey uzun yıllar Malatya’da sinema işletmeciliği yaptı. Çocukluğu babasının çalıştığı sinemalarda geçen Yalsızuçanlar, seyircilere yer gösterip gazoz ve çekirdek satarken çok sayıda film izledi; sinemaya, görüntüye ve anlatıya yönelik ilgisi bu çevrede gelişti.

İlköğrenimine Malatya’daki Melekbaba İlkokulunda başladı. Kubilay Ortaokulunda iki yıl okuduktan sonra ortaokulun son sınıfını Hatay’ın Dörtyol ilçesinde tamamladı. Öğretmenlerinin yönlendirmesiyle Sait Faik, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt ve Oktay Akbal gibi yazarların eserlerini okudu.

1979’da Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne girdi ve 1983’te mezun oldu. Lisansüstü öğrenime başladıysa da bir süre sonra eğitimini bırakarak İstanbul’a yerleşti; yayıncılık ve dergicilik alanlarında çalıştı.

1985’te Sivas’ın Ulaş ilçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmenliğine başladı. Ulaş Lisesinin ardından Sivas Sabancı Lisesinde görev yaptı ve yaklaşık üç buçuk yıl öğretmenlik mesleğini sürdürdü.

TRT’nin prodüktörlük sınavını kazanarak 1988’de İzmir Bölge Müdürlüğünde yardımcı prodüktör oldu. 1990’da TRT Genel Müdürlüğüne geçti; yirmi yılı aşkın süre kültür, edebiyat, müzik, şehir ve tasavvuf konulu programlar ile belgeseller hazırladı.

Hazırladığı televizyon yapımları arasında Kırkambar, Avşar Elleri, Göklere Çekilen Kartal, Urfa’da Zaman, Rüya Sineması, Eğin Dedikleri, Kum Saati ve Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed bulunur. Görüntü, ses, hatıra ve anlatı arasında kurduğu ilişki, edebî eserlerinin biçim ve atmosferine de yansıdı.

İlk kitabı Şehirleri Süsleyen Yolcu 1986’da yayımlandı. Kitap, Türkiye Yazarlar Birliğinin yılın hikâyecisi ödülüne değer görüldü ve yazarın tasavvufi çağrışımlara, şiirsel dile ve insanın iç dünyasına yönelen öykücülüğünün başlangıcını oluşturdu.

1992’de yayımlanan Gerçeği İnciten Papağan, masal, tasavvuf, metafizik arayış ve modern insanın yaşadığı çelişkileri bir araya getiren öykülerden oluştu. İnsan özellikleri kazandırılan hayvanlar, sembolik kişiler ve olağan gerçekliğin dışına açılan anlatı parçaları aracılığıyla hakikat, dil, yabancılaşma ve merhamet kavramları işlendi.

Kuş Uykusu 1996’da yayımlandı. Temelleri yazarın Sarıkamış’taki askerlik döneminde tuttuğu günlüğe dayanan kitapta askerlik, yalnızlık, bekleyiş, tabiat, ölüm ve içsel arayış şiirsel bir öykü diliyle anlatıldı.

Güzeran, Halvet Der Encümen, Varlığın Evi, Sırlı Tuğlalar, Hiç, Garip, Küf, Huruf ve Terk, öykücülüğünün farklı dönemlerini yansıtan kitapları arasındadır. Bu eserlerde aşk, ölüm, hatıra, toplumsal yabancılaşma, manevi arayış ve varlığın anlamı masalsı, simgesel ve şiirsel anlatımlarla işlendi.

Yalsızuçanlar olay ve durum öykülerinin yanında küçürek öyküler de yazdı. Kısa metinlerinde kıssa, rüya, harf, eşya, hayvan ve tarihsel kişiliklerden yararlanarak birkaç cümle içinde yoğun anlam katmanları oluşturdu.

İlk romanı Yakaza 1992’de yayımlandı. Roman, geçmiş ile şimdi arasında hareket eden anlatıcısının iç hesaplaşmasını, modern hayat içinde yaşadığı yalnızlığı ve kendi hakikatini arama çabasını bilinç akışı ve hatırlama teknikleriyle aktardı.

2004 tarihli Gezgin’de Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin hayatını ve manevi yolculuğunu romanlaştırdı. Cam ve Elmas’ta Ebü’l-Hasan Harakânî’yi, Şey: Bir Ömer Hayyam Anlatısı’nda Ömer Hayyam’ı, Anka’da Niyazi Mısrî’yi ve Dem’de Said Nursi’yi anlatının merkezine yerleştirdi.

Bu biyografik romanlarda tarihsel kişilerin hayatını kronolojik bir yaşam öyküsü olarak aktarmakla yetinmedi. Menkıbe, rüya, iç konuşma, sembol ve zamanlar arası geçişlerden yararlanarak onların düşünce ve manevi tecrübelerini kurmaca içinde görünür kıldı.

Vefa Apartmanı’nda siyaset ve devlet adamı Tevfik İleri’nin yaşamını, ailesini ve 27 Mayıs 1960 sonrasında yaşadıklarını anlattı. Diyamandi’de Kayserili bir Rum ailenin çocuğu olarak doğan ve daha sonra Yaman Dede adıyla tanınan Diyamandi’nin dinî ve manevi dönüşümünü işledi.

Birdenbire, günümüz ile geçmiş arasında yolculuk eden bir üniversite hocasının içsel arayışını Niyazi Mısrî, Yunus Emre ve farklı tasavvuf büyüklerinin düşünceleriyle ilişkilendirdi. C’nin Hazırlanmış Hayatı harfleri masalsı bir anlatının kişilerine dönüştürürken Yok Bişey aşk, yolculuk ve varoluş temalarını merkezine aldı.

Sinema ve televizyon üzerine yazdığı ilk kapsamlı denemesi Rüya Sineması 1994’te yayımlandı ve Türkiye Yazarlar Birliğinin deneme ödülünü aldı. Düş, Gerçeklik ve Sinema, Televizyon ve Kutsal ve Dünyanın Orta Yeri Sinema adlı çalışmalarında görüntü, rüya, gerçeklik, metafizik ve modern iletişim araçları arasındaki ilişkiyi inceledi.

Masal alanında Mavi Kanatlı Bir Kuş, Düş Bahçesi, Armağan Kulesi, Anne Kalbe Gizlenir ve Masal İstasyonu gibi kitaplar yayımladı. Mesnevi, peygamber kıssaları, tasavvuf anlatıları ve Doğu hikâyelerinden hareketle hazırladığı derleme ve uyarlamalarla geleneksel anlatı mirasını çağdaş Türkçeye taşıdı.

2010’da TRT’den emekli olduktan sonra TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde üç yıl yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak ders verdi. Televizyon programları, söyleşiler, yayın çalışmaları ve edebiyat etkinliklerinin yanı sıra öykü, roman, deneme, masal, biyografi ve araştırma türlerindeki üretimini sürdürdü.

#SadıkYalsızuçanlar #GerçeğiİncitenPapağan #KuşUykusu #TürkÖykücülüğü #Roman #TasavvufEdebiyatı #BiyografikRoman #KüçürekÖykü #Masal #Sinema #Metafizik #İrfan