Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1908
Doğum yeri Trabzon
Ölüm tarihi 13-01-1973

Sabahattin Eyüboğlu, 1908 yılında Trabzon’un Akçaabat ilçesinde doğdu. Babası, öğretmenlik ve idarecilik yapan, daha sonra Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili olarak görev alan Mehmet Rahmi Eyüboğlu’ydu. Ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu ile mimar ve restoratör Mualla Eyüboğlu’nun ağabeyiydi.

İlk ve orta öğrenimini ailesinin görevleri nedeniyle Kütahya ve Trabzon’da sürdürdü. Trabzon Lisesindeki öğrenciliğinin son yılında, Avrupa’da öğrenim görmek üzere düzenlenen devlet sınavını kazandı. 1928’de Fransa’ya giderek Dijon, Lyon ve Paris’te filoloji, edebiyat ve estetik alanlarında eğitim aldı.

1933’te Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde ders vermeye başladı. Fransız edebiyatı, karşılaştırmalı edebiyat ve sanat tarihi alanlarındaki çalışmaları, ilerleyen yıllardaki deneme ve çevirilerinin düşünsel temelini oluşturdu.

1939-1947 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığında görev yaptı. Hasan Âli Yücel döneminde kurulan Tercüme Bürosunun çalışmalarına katıldı; Nurullah Ataç, Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve dönemin başka yazarlarıyla birlikte dünya klasiklerinin Türkçeye kazandırılmasına katkıda bulundu. 1940’ta yayımlanmaya başlayan Tercüme dergisinin kuruluşunda görev aldı.

Halkevleri ve Köy Enstitüleriyle yakın ilişki kurdu. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünde kültür ve sanat dersleri verdi. Köy Enstitülerini, halk kültürüyle çağdaş eğitimi bir araya getiren yaratıcı bir aydınlanma hareketi olarak değerlendirdi.

1947’de Millî Eğitim Bakanlığındaki görevinden ayrıldıktan sonra kendi imkânlarıyla Paris’e gitti. 1950’de Türkiye’ye dönerek İstanbul Üniversitesinde karşılaştırmalı Türk-Fransız edebiyatı, İstanbul Teknik Üniversitesine bağlı kurumlarda ise sanat tarihi dersleri verdi.

Yazılarını Varlık başta olmak üzere çeşitli dergi ve gazetelerde yayımladı. Denemelerinde sanat, edebiyat, eğitim, Anadolu uygarlıkları ve halk kültürü gibi alanları gündelik hayatla ilişkilendiren açık, konuşma diline yakın ve düşünceyi okurla paylaşan bir anlatım geliştirdi.

İlk çalışmalarından Türk Halk Bilmeceleri, sözlü kültür ürünlerine yönelik ilgisini gösterdi. 1961’de yayımlanan Mavi ve Kara, sanat, kültür, halk şiiri, çağdaş edebiyat ve Anadolu’nun tarihsel birikimi üzerine denemelerini bir araya getirdi. Nurullah Ataç Armağanı’na değer görülen eser, Eyüboğlu’nun düşünce dünyasının temel metinlerinden biri oldu.

Cevat Şakir Kabaağaçlı, Azra Erhat, Vedat Günyol ve çevresindeki sanatçılarla birlikte Mavi Anadoluculuk düşüncesinin gelişmesine katkı sağladı. Bu yaklaşım, Anadolu’yu Hititlerden Antik Yunan’a, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı kültürlerine uzanan çok katmanlı bir uygarlık alanı olarak ele alıyordu. Düzenlenen Mavi Yolculuklar da Anadolu’nun tarihini, doğasını ve sanatını yerinde tanımaya yönelik kültürel gezilere dönüştü.

1966’da yayımlanan Yunus Emre’ye Selâm adlı eserinde Yunus Emre’nin şiirini insan sevgisi, halk dili, hoşgörü ve Anadolu hümanizmi çerçevesinde yorumladı. Daha sonra yayımlanan Yunus Emre kitabında şairin dili ve düşünce dünyası üzerindeki değerlendirmelerini genişletti.

Pir Sultan Abdal adlı çalışmasında halk şiirinin toplumsal hafızasını, direnç duygusunu ve insan merkezli söylemini inceledi. Âşık Veysel ve başka halk şairleri üzerine yazılarında da sözlü kültürü geçmişte kalmış bir miras olarak değil, çağdaş sanatın yaşayan kaynaklarından biri olarak ele aldı.

Görsel sanatlar ve sanat tarihi alanında Fatih Albümüne Bir Bakış, Saklı Kilise ve Avrupa Resminde Gerçek Duygusu gibi çalışmalar kaleme aldı. Resmi ve mimariyi tarihsel bilgiyle gündelik görme deneyimini buluşturan bir anlayışla değerlendirdi.

Çeviriyi çağdaş Türkçenin gelişmesini sağlayan temel kültür çalışmalarından biri olarak gördü. Mehmet Ali Cimcoz’la birlikte hazırladığı Platon’un Devlet çevirisi Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü’nü aldı. Montaigne’in Denemeler’i, Shakespeare’in Hamlet’i, Ömer Hayyam’ın Dörtlükler’i ve Herman Melville’in Mîna Urgan’la birlikte çevirdiği Moby Dick / Beyaz Balina, çeviri çalışmalarının öne çıkan örnekleri arasındadır.

Mazhar Şevket İpşiroğlu’yla birlikte belgesel sinema alanında da çalıştı. Anadolu’nun arkeolojik ve sanatsal mirasını konu alan Hitit Güneşi, 1956 Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Gümüş Ayı kazandı. Siyah Kalem, Göreme ve Surnâme gibi filmlerle kültür tarihini görsel anlatım aracılığıyla geniş bir izleyici çevresine ulaştırdı.

12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında arkadaşları ve eşiyle birlikte gözaltına alınarak bir süre Maltepe Cezaevi’nde tutuldu. Bu dönemde yaşadıkları, düşünce ve kültür yaşamındaki özgürlükçü tutumunu değiştirmedi.

Sabahattin Eyüboğlu, 13 Ocak 1973’te İstanbul’da, Azra Erhat ve Vedat Günyol’la birlikte Rabelais’nin Gargantua çevirisi üzerinde çalıştığı sırada geçirdiği kalp krizi sonucunda öldü.

Ölümünden sonra yazıları Sanat Üzerine Denemeler ve Eleştiriler başlığı altında toplandı. Yaşar Kemal’le birlikte hazırladığı halk edebiyatı seçkisi Gökyüzü Mavi Kaldı ile eğitim yazılarını içeren Köy Enstitüleri Üzerine de ölümünden sonra yayımlandı. Deneme, çeviri, eğitim, sanat tarihi ve belgesel sinemayı bir araya getiren çalışmalarıyla Cumhuriyet dönemi Türk kültür yaşamının çok yönlü isimlerinden biri olarak kabul edildi.

#SabahattinEyüboğlu #MaviveKara #YunusEmreyeSelâm #Deneme #MaviAnadoluculuk #Hümanizm #Çeviri #KöyEnstitüleri #SanatEleştirisi #BelgeselSinema #HalkEdebiyatı #AnadoluKültürü