Pınar Bedirhanoğlu, Türkiye’de uluslararası ilişkiler, küresel siyasal iktisat, devlet kuramı ve neoliberal dönüşüm üzerine çalışan akademisyen-yazarlardandır. Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi’nde, yüksek lisans öğrenimini İngiltere’de Reading Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora derecesini İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nden aldı. Doktora çalışmasında Rusya’daki kapitalist dönüşüm sürecine odaklandı.
Akademik çalışmalarını Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde sürdürdü. Araştırma alanları küresel ekonomi-politik, kapitalist gelişme ve kriz, neoliberalizm, devlet, yolsuzluk, finansallaşma, Türkiye’de devlet-sermaye ilişkileri, Türkiye’de devletin neoliberal yeniden yapılanması, Rusya’da kapitalist dönüşüm, geçiş söyleminin eleştirisi ve uluslararası ilişkilerde neo-Gramscici yaklaşımlar çevresinde yoğunlaştı.
Bedirhanoğlu’nun akademik yazarlığında devletin dönüşümü merkezi bir yer tutar. Çalışmalarında devleti yalnızca idarî ya da hukukî bir kurum olarak değil, kapitalist birikim süreçleri, sınıf ilişkileri, finansallaşma, güvenlik aygıtları ve uluslararası siyasal iktisat bağlamında ele alır. Bu yönüyle onun metinleri, uluslararası ilişkiler disiplini ile Marksist devlet kuramı ve eleştirel ekonomi-politik arasında bağ kurar.
Yolsuzluk, iyi yönetişim, özelleştirme, finansallaşma ve neoliberal devlet tartışmaları üzerine makaleler kaleme aldı. Türkiye’de 1980 sonrası neoliberal dönüşümün, 2000’li yıllarda finansallaşma ve otoriterleşme süreçleriyle nasıl iç içe geçtiğini inceleyen çalışmalarıyla dikkat çekti. AKP dönemi devlet dönüşümü, kriz yönetimi, ekonomi yönetimi, güvenlik aygıtlarının dönüşümü ve devlet-sermaye ilişkileri onun yazılarında sıkça ele alınan başlıklardır.
Başlıca akademik makaleleri arasında The Neoliberal Discourse on Corruption as a Means of Consent Building: Reflections from Post-Crisis Turkey, Küresel Kapitalist Krizin Yeniden Düşündürdükleri: Finansallaşma ve Devlet, Neoliberal Küreselleşme Sürecinde Türkiye’de ‘Yerel’ Sermaye, Privatization Processes as Ideological Moments, Finansallaşma, Yeni Sınıfsal Çelişkiler ve Devletin Dönüşümü, The Transformation of Internal Security and of the State in Turkey during the AKP Rule ve Economic Management under the Presidential System of Government in Turkey yer alır.
Kitap bölümleri ve derleme çalışmalarıyla da eleştirel siyasal iktisat literatürüne katkı sağladı. Turkey’s New State in the Making: Transformations in Legality, Economy and Coercion adlı İngilizce derleme kitabın editörleri arasında yer aldı. Bu çalışma, Türkiye’de AKP döneminde devletin hukuk, ekonomi ve zor aygıtları üzerinden geçirdiği dönüşümü küresel neoliberal bağlam içinde inceleyen metinlerden oluşur.
Finansallaşma Kıskacında Türkiye’de Devlet, Sermaye Birikimi ve Emek adlı derleme kitapta editörler arasında yer aldı. Bu çalışma, Türkiye’de finansallaşma süreçlerini devlet, sermaye birikimi, emek, kent, merkez bankası politikaları, inşaat sektörü, üretim zincirleri ve sınıfsal çelişkiler bağlamında tartışan yazıları bir araya getirir.
Pınar Bedirhanoğlu, akademik dergicilik ve yayın faaliyetleri içinde de yer aldı. Praksis dergisinin çeşitli sayılarında yazar ve sayı editörü olarak katkı sundu. Devlet, şiddet, zor, finansallaşma, pandemi, neoliberalizm, Latin Amerika deneyimleri ve Türkiye’de sermaye birikimi üzerine hazırlanan sayılarda akademik yayıncılık faaliyetlerine katıldı.
Bedirhanoğlu’nun yazarlığı, edebî kurmaca üretiminden çok akademik araştırma, siyasal iktisat çözümlemesi, devlet kuramı, uluslararası ilişkiler teorisi ve eleştirel sosyal bilim yazılarıyla belirginleşir. Metinlerinde Türkiye’nin güncel siyasal-ekonomik dönüşümlerini küresel kapitalist kriz, neoliberalizm, sınıf ilişkileri ve devletin yeniden yapılanması çerçevesinde ele alır.
#edebiyat #okuma #yazar
Pınar Bedirhanoğlu’nun yazarlığı, uluslararası ilişkiler, küresel siyasal iktisat, Marksist devlet kuramı, neoliberalizm, finansallaşma, yolsuzluk, devlet-sermaye ilişkileri, otoriterleşme, güvenlik aygıtları, Türkiye’de devletin dönüşümü ve akademisyen-yazar kimliği ekseninde değerlendirilmelidir.
Onu roman, öykü veya edebî kurmaca yazarı olarak değil; akademisyen-yazar, siyasal iktisat yazarı, uluslararası ilişkiler kuramcısı, devlet kuramı araştırmacısı, editör ve eleştirel sosyal bilim yazarı olarak sınıflandırmak daha doğru olur.
Bedirhanoğlu’nun yazarlığındaki temel damar, neoliberal dönüşümün yalnızca ekonomik politikalar düzeyinde değil, devletin kurumsal yapısı, sınıfsal karakteri, zor aygıtları ve ideolojik söylemleri üzerinden kavranması gerektiği fikridir. Onun metinlerinde neoliberalizm, teknik bir piyasa reformları bütünü olmaktan çok, devletin yeniden örgütlenmesiyle birlikte ele alınan tarihsel-siyasal bir süreçtir.
Yolsuzluk üzerine çalışmaları, bu başlığı yalnızca ahlaki bozulma ya da kamu yönetimi sorunu olarak görmez. Yolsuzluk söylemini, neoliberal iyi yönetişim politikaları, devletin meşruiyeti, rıza üretimi ve kapitalist dönüşüm bağlamında değerlendirir. Bu yaklaşım, onun siyasal iktisat çözümlemesinde kavramları yüzeysel politika tartışmalarının ötesine taşıdığını gösterir.
Finansallaşma üzerine yazıları, Türkiye’de devlet, sermaye birikimi, emek ilişkileri ve kriz yönetimi arasındaki bağı tartışır. Finansallaşma, onun metinlerinde yalnızca bankacılık ya da para piyasalarıyla sınırlı bir süreç değildir; toplumsal sınıfları, kamu politikalarını, devlet aygıtını ve gündelik yaşamı etkileyen geniş bir dönüşüm olarak ele alınır.
Turkey’s New State in the Making ve bu çerçevedeki yazıları, Türkiye’de AKP döneminde devletin hukuk, ekonomi ve zor aygıtları üzerinden geçirdiği dönüşümü anlamaya yönelir. Bu metinlerde güvenlik, iç zor mekanizmaları, ekonomi yönetimi, finansallaşma ve otoriterleşme birbirinden ayrı alanlar olarak değil, aynı devlet dönüşümünün farklı boyutları olarak incelenir.
Bedirhanoğlu’nun akademik yazarlığında uluslararası ilişkiler disiplini ile siyasal iktisat arasında güçlü bir bağ vardır. Neo-Gramscici yaklaşım, Marksist devlet kuramı ve eleştirel uluslararası ilişkiler perspektifi, onun metinlerine teorik zemin sağlar. Bu nedenle çalışmaları yalnızca Türkiye siyasetiyle değil, küresel kapitalizmin krizleri ve devlet biçimlerinin dönüşümüyle de ilgilidir.
Üslup bakımından Pınar Bedirhanoğlu’nun dili akademik, kavramsal, eleştirel ve kuramsal yoğunluğu yüksek bir dildir. Metinlerinde sınıf, devlet, sermaye, kriz, finansallaşma, neoliberalizm, rıza, zor, otoriterleşme ve hegemonya gibi kavramlar merkezî yer tutar. Bu dil, genel okurdan çok sosyal bilimler, siyasal iktisat, uluslararası ilişkiler ve Türkiye çalışmaları alanındaki okura yöneliktir.
Edebî kimliği kurmaca üretimden çok, Türkiye’de ve dünyada neoliberal devlet dönüşümünü sınıf, sermaye, finansallaşma, kriz ve zor aygıtları bağlamında inceleyen akademik ve eleştirel sosyal bilim metinleriyle belirginleşir.