Phillip A. Cole, çalışmalarını siyaset felsefesi, uygulamalı etik, insan hakları, göç ve küresel adalet alanlarında yoğunlaştırmış bir akademisyen ve yazardır.
Doktora derecesine sahip olan Cole’un araştırma ve öğretim alanları arasında siyasal kuram, göç etiği, uluslararası adalet, iltica, mültecilik ve zorunlu yerinden edilme bulunur.
Akademik kariyerinin bir bölümünde Middlesex Üniversitesinde uygulamalı felsefe alanında reader olarak görev yapmıştır. Felsefi kavramları göç, vatandaşlık, sınırlar ve siyasal dışlama gibi güncel meselelerle birlikte ele almıştır.
1998’de yayımlanan The Free, the Unfree and the Excluded: A Treatise on the Conditions of Liberty, özgürlük kavramını yalnızca özgür kabul edilen bireyler üzerinden değil, siyasal ve toplumsal düzenin dışında bırakılan kişiler üzerinden de inceleyen ilk önemli çalışmalarındandır.
2000 tarihli Philosophies of Exclusion: Liberal Political Theory and Immigration, liberal siyaset felsefesinin eşitlik ve özgürlük ilkeleriyle devletlerin göçmenleri sınırların dışında tutma uygulamaları arasındaki ilişkiyi araştırır.
Cole bu eserinde sınır denetiminin liberal ilkelerle gerekçelendirilmesini sorgular. Uluslararası hareket özgürlüğünü, liberal düşüncenin ahlaki eşitlik anlayışının bir sonucu olarak değerlendirir.
2006’da yayımlanan The Myth of Evil: Demonizing the Enemy, Cole’un kötülük kavramı üzerine yürüttüğü felsefi incelemedir. Eser Türkiye’de Kötülük Miti adıyla yayımlanmıştır.
Kötülük Miti, ağır suçları ve toplu şiddeti gerçekleştiren kişilerin insanlığın dışında kalan şeytani varlıklar olarak tanımlanmasını sorgular. Cole, kötülüğü bağımsız bir güç veya bazı insanları canavara dönüştüren bir öz olarak düşünmek yerine, insanlığın kendisi hakkında oluşturduğu bir mit olarak ele alır.
Eserde kötülük fikrinin din, teoloji, felsefe, psikoloji, edebiyat ve popüler kültürdeki biçimleri birlikte incelenir. Şeytan anlatılarından cadı yargılamalarına, seri katillerden çocuk suçlulara ve terörizm söylemlerine uzanan örneklerden yararlanılır.
Cole’a göre düşmanın şeytanlaştırılması, şiddet eylemlerini anlaşılmaz bir kötülüğe bağlayarak bu eylemleri meydana getiren insani, toplumsal ve siyasal koşulların görülmesini güçleştirir. Kötülük söyleminin göçmenleri, teröristleri ve toplum için tehdit kabul edilen grupları birer “iç düşman” olarak temsil etmedeki rolünü inceler.
Kötülük Miti, Reha Kuldaşlı’nın çevirisiyle 2022’de Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından Türkçede yayımlanmıştır.
Cole, 2009’da University of Wales, Newport tarafından uygulamalı felsefe profesörlüğüne atanmıştır. Buradaki çalışmaları siyaset felsefesinin göç, özgürlük ve insan hakları gibi uygulamalı sorunlarla ilişkilendirilmesine dayanır.
Gideon Calder ve Jonathan Seglow ile hazırladığı 2010 tarihli Citizenship Acquisition and National Belonging: Migration, Membership and the Liberal Democratic State, vatandaşlığa kabul, ulusal aidiyet ve liberal demokratik devletin üyelik ölçütlerini ele alan ortak bir çalışmadır.
Christopher Heath Wellman ile birlikte yazdığı 2011 tarihli Debating the Ethics of Immigration: Is There a Right to Exclude?, devletlerin göçmenleri dışlama hakkı bulunup bulunmadığını karşıt görüşler üzerinden tartışır. Cole eserde liberal siyaset kuramının uluslararası hareket özgürlüğünü ve açık sınırları benimsemesi gerektiğini savunan yaklaşımı temsil eder.
Tendayi Bloom ve Katherine Tonkiss ile editörlüğünü üstlendiği 2017 tarihli Understanding Statelessness, vatansızlığı hukuki statünün ötesinde siyasal, toplumsal ve felsefi boyutları bulunan küresel bir mesele olarak inceler.
Cole, University of the West of England Bristol’de siyaset ve uluslararası ilişkiler alanında görev yapmaktadır. Kurumdaki araştırmaları özellikle uluslararası göç, insan hakları, mülteciler, iklim kaynaklı yerinden edilme ve küresel etik üzerinde yoğunlaşır.
2022’de yayımlanan Global Displacement in the Twenty-First Century: Towards an Ethical Framework, mevcut uluslararası koruma düzeninin dışında kalan yerinden edilmiş insanların durumunu etik açıdan değerlendirir. Eser; ülke içinde yerinden edilenleri, iklim ve afetler nedeniyle göç etmek zorunda kalanları ve aşırı yoksulluğun etkilediği grupları daha geniş bir koruma çerçevesine dâhil eder.
Cole’un eserlerinde özgürlük, kötülük, vatandaşlık, göç ve vatansızlık birbirine bağlanan kavramlardır. Çalışmalarının ortak çizgisini, siyasal toplulukların kimleri insan, yurttaş veya hak sahibi olarak kabul ettiğini ve kimleri bu kategorilerin dışında bıraktığını araştırması oluşturur.
#PhillipCole #KötülükMiti #SiyasetFelsefesi #AhlakFelsefesi #UygulamalıFelsefe #GöçEtiği #İnsanHakları #KüreselAdalet #ZorunluGöç #Vatansızlık #Ötekileştirme #AçıkSınırlar
Bibliosfer profiline göre Phillip Cole; kötülük, özgürlük, göç, vatandaşlık ve siyasal dışlama meselelerini ahlaki eşitlik ilkesi çevresinde birleştiren uygulamalı siyaset filozofudur.
UYGULAMALI FELSEFE VE SİYASAL KURAM
Cole’un yaklaşımında felsefi kavramlar yalnızca soyut tanımlarla ele alınmaz. Özgürlük, kötülük, yurttaşlık ve insan hakları; sınırlar, göç politikaları, terörizm söylemleri ve uluslararası koruma düzenleri üzerinden incelenir.
KÖTÜLÜK MİTİNİN TEMEL SAVI
Kötülük Miti’nin merkezinde, ağır şiddet eylemlerini gerçekleştiren insanların şeytani veya insanlık dışı varlıklar olarak açıklanmasına yönelik bir sorgulama bulunur. Cole’a göre “kötü insan” imgesi, insanlığın kendi içindeki şiddet kapasitesiyle yüzleşmesini önleyen kültürel bir mittir.
CANAVARLAŞTIRMA VE SORUMLULUK
Bir kişinin canavar olarak tanımlanması, onun eylemlerinin sıradan insani kararlar, kurumlar ve toplumsal koşullarla ilişkisini görünmez hâle getirebilir. Cole’un çözümlemesi kötülük kavramını reddetmekten çok, bu kavramın açıklama yerine etiket olarak kullanılmasına odaklanır.
DİNSEL İMGELEM VE SEKÜLER DEVAMLILIK
Şeytan, günah ve şeytani güç gibi dinsel imgeler modern siyasal ve kültürel anlatılarda farklı biçimlerde yaşamayı sürdürür. Seri katil, terörist, çocuk suçlu veya yabancı düşman imgeleri, metafizik kötülük anlayışının seküler karşılıkları hâline gelebilir.
KORKU TOPLULUKLARI
Cole, toplulukların ortak bir düşman tanımlayarak birlik duygusu oluşturabildiğini gösterir. Bu süreçte korku, yalnızca bir duygu olmaktan çıkarak kimin topluluğa ait olduğunu belirleyen siyasal bir sınıra dönüşür.
İÇERİDEKİ DÜŞMAN
“İç düşman” figürü, toplumun parçası olduğu hâlde güvenilmez veya tehlikeli kabul edilen kişileri ifade eder. Cole’un kötülük çözümlemesi, göçmenlerin ve siyasal tehdit olarak sunulan grupların nasıl insanlık dışı özelliklerle temsil edilebildiğini açıklar.
TERÖRİZM, İŞKENCE VE SİYASAL DİL
Terörizm söyleminde karşı tarafın mutlak kötülükle özdeşleştirilmesi, siyasal çatışmayı iyilik ile kötülük arasındaki değişmez bir mücadele biçiminde sunabilir. Cole bu dilin savaş, güvenlik ve işkence tartışmalarındaki ahlaki etkilerini inceler.
ŞİDDETİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ
Cole’un “insanileştirme” yönelimi, şiddet eylemlerini mazur göstermek anlamına gelmez. Amaç, bu eylemleri gerçekleştiren kişilerin insan olduğunu kabul ederek karar, sorumluluk, ideoloji ve kurumsal yapıların etkisini daha açık biçimde değerlendirmektir.
DIŞLAMA FELSEFESİ VE SINIRLAR
Philosophies of Exclusion, liberal devletlerin evrensel özgürlük ve eşitlik ilkelerini savunurken hareket özgürlüğünü vatandaş olmayanlara sınırlamasını inceler. Devlet sınırı böylece coğrafi bir çizginin yanında haklara erişimi belirleyen ahlaki ve siyasal bir kurum olarak değerlendirilir.
ÖZGÜRLÜK VE AÇIK SINIRLAR
Cole, kişilerin ülke içinde hareket etme özgürlüğüyle ülkeler arasında hareket etme özgürlüğünün farklı ahlaki ölçütlere bağlanmasını sorgular. Açık sınırlar düşüncesini, bütün insanların eşit ahlaki değere sahip olduğu ilkesinin siyasal sonucu olarak geliştirir.
DEVLET, ÜYELİK VE VATANDAŞLIK
Vatandaşlık, Cole’un çalışmalarında yalnızca hukuki bir statü değildir. Haklara erişimi, siyasal katılımı ve bir topluluğun üyesi sayılmayı belirleyen bir dâhil etme ve dışlama mekanizmasıdır.
VATANSIZLIK
Understanding Statelessness, hiçbir devlet tarafından vatandaş olarak tanınmayan kişilerin konumunu hukuki, siyasal ve toplumsal boyutlarıyla ele alır. Vatansız bireyler yalnızca korumaya ihtiyaç duyan kişiler olarak değil, kendi deneyimleri ve siyasal talepleri bulunan aktörler olarak değerlendirilir.
ZORUNLU YERİNDEN EDİLME
Global Displacement in the Twenty-First Century, mülteci tanımının dışında kalan yerinden edilmiş kişilere odaklanır. Ülke içinde yerinden edilme, iklim değişikliği, afetler, kalkınma projeleri ve aşırı yoksulluk gibi nedenlerin de küresel koruma sorumluluğuna dâhil edilmesini savunur.
DİSİPLİNLER ARASI YÖNTEM
Cole; siyaset felsefesini teoloji, psikoloji, tarih, hukuk, edebiyat ve popüler kültürle ilişkilendirir. Bu yöntem, kötülük ve dışlama kavramlarının hem düşünce tarihinde hem de gündelik siyasal dilde nasıl üretildiğini göstermesini sağlar.
ESERLER ARASINDAKİ BÜTÜNLÜK
Cole’un kötülük üzerine çalışmalarıyla göç ve vatandaşlık çalışmaları aynı soruda birleşir: Bir siyasal topluluk bazı insanları hangi anlatılar aracılığıyla hakların, üyeliğin veya insanlığın sınırları dışında bırakır? Kötülük miti canavarlaştırmayı, göç etiği ise bu canavarlaştırmanın sınırlar ve üyelik üzerindeki kurumsal sonuçlarını görünür kılar.
BİBLİOSFER SINIFLANDIRMASI
Phillip Cole; uygulamalı felsefe, siyaset felsefesi, ahlak felsefesi, göç etiği, insan hakları ve küresel adalet alanlarında konumlanan; kötülük mitini, düşmanın şeytanlaştırılmasını ve siyasal dışlama mekanizmalarını inceleyen çağdaş bir düşünürdür. Eserlerinin ana eksenini ahlaki eşitlik, uluslararası hareket özgürlüğü, açık sınırlar, vatandaşlık, vatansızlık ve zorunlu yerinden edilme oluşturur.