Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1987
Doğum yeri Diyarbakır

#ÖzgürBacaksız, 1987 yılında Diyarbakır’da doğdu. Emekli öğretmen bir baba ile ev hanımı bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarının önemli bir bölümünü Hatay’ın İskenderun ilçesinde geçirdi; ilk, orta ve lise öğrenimini Hatay’da tamamladı.

Üniversite öğrenimine 2008’de Adıyaman Üniversitesi Muhasebe Bölümünde başladı. Daha sonra açıköğretim sistemi içinde Felsefe Bölümünde öğrenim gördü. Muhasebe eğitiminin uygulamaya dönük yapısıyla felsefenin sorgulayıcı dünyası, sonraki yazılarındaki gündelik hayat ile #FelsefiDüşünce birlikteliğinin farklı kaynaklarını oluşturdu.

Felsefeye ilgisi üniversite yıllarında belirginleşti. Bu dönemde filozofların, edebiyatçıların ve düşünürlerin kitaplarını okuyarak ilgisini çeken bölümleri kaydetmeye başladı. Okumayı yalnızca kişisel bir uğraş olarak sürdürmek yerine karşılaştığı düşünceleri başka insanlarla paylaşmaya yöneldi.

Üniversite öğrencisiyken sosyal medya üzerinde #FelsefeKulübü adlı bir topluluk kurdu. Başlangıçta yakın arkadaşlarından oluşan küçük bir çevreye seslenen oluşum; felsefi parçalar, edebî alıntılar, kısa düşünce metinleri ve bilgelik hikâyeleri aracılığıyla geniş bir takipçi kitlesine ulaştı.

Felsefe Kulübü’nün gelişimi, Bacaksız’ın yazı ve yayın dünyasına geçişindeki temel dönüm noktası oldu. Sosyal medyanın hızlı ve kısa içerik yapısını okuma, araştırma ve düşünce paylaşımı amacıyla kullandı. Farklı düşünce geleneklerinden metinleri aynı ortamda buluşturarak felsefeyi genel okurun da ilişki kurabileceği bir alan olarak sundu.

Kulübün içeriklerini hazırlarken belirli bir düşünce okuluyla sınırlı kalmamaya çalıştı. Farklı dönemlerden filozofların, yazarların ve düşünürlerin insan, yaşam, ölüm, sevgi, özgürlük, yalnızlık ve mutluluk hakkındaki görüşlerine yer verdi. Böylece sonraki kitaplarında da görülecek kısa metin, özdeyiş ve okura doğrudan seslenme biçimleri gelişti.

İlk kitabı #BilgelikleYaşamaSanatı 2012’de yayımlandı. Kitap, Felsefe Kulübü’nde ilgi gören filozof metinleri, edebî parçalar, özdeyişler ve bilgelik hikâyelerinden hazırlanan bir seçki niteliğindeydi. Bacaksız bu çalışmayı sosyal medya üzerinde oluşan düşünce topluluğunun basılı yayına taşınan ilk ürünü olarak tasarladı.

Bilgelikle Yaşama Sanatı, doğrudan özgün ve kesintisiz bir kuramsal eser olmaktan çok farklı düşünürlerden seçilmiş parçaları belirli temalar çevresinde bir araya getiren bir derleme olarak biçimlendi. Kitap; yaşam bilgeliği, kendini tanıma, başarı, sevgi, irade ve insan ilişkileri gibi konular aracılığıyla genel okur ile felsefi metinler arasında bir başlangıç noktası oluşturmayı amaçladı.

İlk kitabının ardından İstanbul’daki yayın ve yazarlık çevresiyle daha yakın ilişki kurdu. Yayın sektöründe çeşitli görevlerde deneyim kazanırken kendi yazı çalışmalarını sürdürdü. Sosyal medya yayıncılığından kitap yayıncılığına geçişi, okurla kurduğu ilişkinin daha uzun ve bütünlüklü metinlere dönüşmesini sağladı.

#DeliÇocuğunGüncesi 2014’te yayımlandı. #Deneme, anı, iç konuşma ve kısa düşünce metinlerini bir araya getiren kitapta çocukluk, aile, okul hayatı, gençlik, ölümle karşılaşma, yalnızlık, aşk ve yazma ihtiyacı öne çıktı.

Kitabın günce niteliği, metinlerin kesin bir olay örgüsüne bağlı kalmadan duygu ve hatıralar arasında ilerlemesine imkân verdi. Çocukluk görüntüleriyle yetişkinlikte yapılan değerlendirmeler yan yana geldi; geçmiş, kişinin bugünkü benliğini biçimlendiren canlı bir alan olarak ele alındı.

Deli Çocuğun Güncesi’nde yazmak, kişinin kendisini açıklamasının yanında suskunlukla ve anlaşılmama duygusuyla başa çıkma biçimine dönüştü. Bacaksız’ın sonraki kitaplarında da görülen kısa paragraflar, doğrudan hitap, duygusal yoğunluk ve özdeyişe yaklaşan sonuç cümleleri bu eserde belirginleşti.

#MutsuzÇocuklarÜlkesi 2016’da yayımlandı. Kitap, özellikle 1990’lı yıllarda çocukluk yaşayan kuşağın televizyon programlarını, oyunlarını, okul deneyimlerini, aile ilişkilerini ve gündelik hayat ayrıntılarını hatırlatan bir anlatı dünyası kurdu.

Bacaksız, çocukluk dönemini yalnızca kaybedilmiş mutlu günlerin nostaljik görüntüsü olarak ele almadı. Büyümek, masumiyetin geride kalması, aile içinde anlaşılma ihtiyacı, yetişkinlerin beklentileri ve kişinin çocukluk benliğiyle ilişkisi de eserin düşünsel zeminini oluşturdu.

Mutsuzluk kavramı kitapta sürekli karamsarlık anlamına gelmez. Çocukluk hayallerinin yetişkin yaşamıyla karşılaşması, kişinin geçmişteki beklentileriyle bugünkü hayatı arasındaki mesafeyi fark etmesi ve mutlu görünme zorunluluğunu sorgulamasıyla ilişkilendirilir.

#BazıYollarYalnızYürünür 2018’de yayımlandı. Kısa düşünce metinlerinden oluşan eserde bireysel sınırlar, yalnız kalabilme, zararlı ilişkilerden uzaklaşma, düşünsel bağımsızlık, vicdan, nefret ve kişinin çevresinden aldığı etkiler ele alındı.

Kitabın temel düşüncelerinden biri, insanın yakınlaştığı kişilerden, sürekli karşılaştığı düşüncelerden ve içinde bulunduğu duygusal ortamdan zamanla etkilenmesidir. Bu nedenle kişinin kimlerle ilişki kurduğunu ve hangi çatışmaların içinde kaldığını bilinçli biçimde değerlendirmesi gerektiği vurgulanır.

Bazı Yollar Yalnız Yürünür’de yalnızlık bir dışlanma veya başarısızlık durumu olarak sunulmaz. Kişinin kendi kararlarını verebilmesi, başkalarının onayına bütünüyle bağlı kalmaması ve bazı yaşam yollarında sorumluluğu tek başına üstlenebilmesi için gerekli bir içsel alan olarak değerlendirilir.

#YaşamakSakinlikİster 2021’de yayımlandı. Kitap, çağdaş hayatın hız, sürekli üretkenlik, başarı, yetişme ve daha fazlasını yapma baskısına odaklandı. Bacaksız, insanın hızlandıkça stres, kaygı ve dikkatsizliğinin çoğalabileceğini savundu.

Eserde sakinlik, hareketsizlik veya hayattan çekilme anlamına gelmez. Kişinin ayrıntıları görebilmesi, düşünmeden tepki vermemesi, kendi ihtiyaçlarını ayırt etmesi ve kararlarını daha açık bir zihinle verebilmesi için gerekli bir yaşam tutumu olarak ele alınır.

Yaşamak Sakinlik İster, yavaşlamayı verimliliğin karşıtı olarak değil, daha nitelikli düşünmenin ve üretmenin koşullarından biri şeklinde değerlendirir. Sükûnet, insanın sorunlarını görmezden gelmesi değil; onları kaygı ve acele tarafından yönetilmeden ele alabilmesiyle ilişkilendirilir.

#HerŞeyleSavaşamazsın 2025’te İndigo Kitap tarafından yayımlandı. Eser, insanın hayatındaki her çatışmayı kazanmak, her yanlış anlaşılmayı düzeltmek ve her ilişkiyi sürdürmek zorunda olmadığı düşüncesinden hareket eder.

Kitapta savaşmayı bırakmak doğrudan yenilgi olarak değerlendirilmez. Kişinin enerjisini, iç huzurunu ve benlik bütünlüğünü korumak amacıyla bazı tartışmalardan, ilişkilerden veya beklentilerden geri çekilebilmesi bir farkındalık biçimi olarak ele alınır.

Sessizlik, kitapta yalnızca konuşmamak anlamına gelmez. Söylenemeyen duyguların, bastırılan ihtiyaçların ve kişinin kendisine yönelttiği soruların ortaya çıktığı içsel bir alan olarak işlenir.

Her Şeyle Savaşamazsın’da kabullenme, edilgen biçimde her şeye boyun eğmekten ayrılır. Değiştirilebilecek şeylerle insanın denetimi dışında kalan durumların birbirinden ayrılması; hangi mücadelenin anlamlı, hangisinin tüketici olduğunun belirlenmesi amaçlanır.

Bacaksız’ın kitapları tür bakımından deneme, anı, düşünce yazısı ve #KişiselGelişim arasında hareket eder. Akademik bir felsefe sistemi kurmak yerine felsefi kavramları, edebî parçaları ve kişisel gözlemleri gündelik hayatın sorunlarıyla ilişkilendiren erişilebilir bir anlatım kullanır.

Eserlerinde okura sıkça ikinci tekil kişiyle seslenir. Bu yöntem, metni dışarıdan verilen genel bir öğütten çok yazarla okur arasında kurulan doğrudan bir konuşmaya yaklaştırır. Sorular, kısa hükümler, karşıtlıklar ve tekrarlar okurun kendi yaşamını metnin içine taşımasına imkân verir.

Özgür Bacaksız’ın #TürkEdebiyatı içindeki yazı çizgisi, sosyal medya üzerinde felsefi metinlerin derlenmesiyle başlayan bir çalışmadan kişisel anılara, kuşak belleğine, yalnızlık düşüncesine, sakin yaşam arayışına ve çatışmadan bilinçli biçimde geri çekilmeye uzandı.

Her Şeyle Savaşamazsın, bu gelişim içinde Yaşamak Sakinlik İster’le yakın bir düşünsel bağ kurar. İlk eser hızın karşısına sakinliği yerleştirirken sonraki kitap sürekli mücadele etme baskısının karşısına seçiciliği, kabullenmeyi ve iç huzuru koyar.