#ÖzerOzankaya, 28 Ekim 1937’de Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde doğdu. Ortaöğrenimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. Türkiye’nin siyasal kurumlarını, toplumsal yapısını ve çağdaşlaşma sürecini birlikte incelemeye yönelten Mülkiye ortamı, akademik gelişiminin temelini oluşturdu.
Siyasal Bilgiler Fakültesinden 1959’da mezun oldu ve aynı yıl fakültenin Sosyoloji Kürsüsünde asistanlığa başladı. Akademik yaşamının başlangıcından itibaren toplumsal kurumlarla siyasal davranışlar arasındaki ilişkiye, modernleşmeye, siyasal katılıma ve toplumsal değişmeye yöneldi.
Lisansüstü eğitiminin bir bölümünü Amerika Birleşik Devletleri’nde sürdürdü. Syracuse Üniversitesinde Türk ve Japon çağdaşlaşma deneyimlerinin karşılaştırılması üzerine hazırladığı çalışmayla 1964’te yüksek lisans derecesini aldı. Bu çalışma, farklı toplumların modernleşme sürecini tarihsel ve kültürel şartları içinde karşılaştırmasına imkân verdi.
Ankara Üniversitesine döndükten sonra yükseköğretim gençliğinin siyasal davranışlarını araştırdı. Üniversite Öğrencilerinin Siyasal Yönelimleri başlıklı teziyle 1966’da doktorasını tamamladı. Araştırma, #SiyasalSosyoloji içinde öğrencilerin siyasal ilgileri, değerleri, toplumsal çevreleri ve katılım biçimleri arasındaki bağlantıları inceleyen erken dönem saha çalışmalarından biri oldu.
Akademik çalışmalarını kırsal toplum yapısına doğru genişletti. Köyde Toplumsal Yapı ve Siyasal Kültür adlı araştırmasında kırsal yerleşimlerde aile, ekonomi, otorite, dayanışma, eğitim ve siyasal davranış arasındaki ilişkileri değerlendirdi. Bu çalışmayla doçentliğe yükseldi.
#KöySosyolojisi alanındaki yaklaşımında köyü değişmeyen ve kendi içine kapalı bir yapı olarak ele almadı. Ulaşım, eğitim, kentleşme, iletişim araçları, ekonomik ilişkiler ve devlet kurumlarıyla kurulan temasın kırsal toplumun #SiyasalKültürünü nasıl dönüştürdüğünü araştırdı.
Türk Devrimi ve Yüksek Öğretim Gençliği adlı araştırmasıyla 1978’de profesör oldu. Bu çalışmada Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerinin, eğitim reformlarının ve çağdaşlaşma hedeflerinin üniversite gençliği tarafından nasıl algılandığını ele aldı.
Ozankaya’nın akademik üretiminin önemli bir bölümü sosyolojinin temel kavramlarını Türkçe bir bilim dili içinde açıklama çabasına dayanır. Toplumbilime Giriş, Toplumbilim ve Toplumbilim Terimleri Sözlüğü gibi eserlerinde toplum, kurum, kültür, toplumsal yapı, değişme, sınıf, tabakalaşma ve siyasal davranış kavramlarını sistemli biçimde ele aldı.
Toplumbilim Terimleri Sözlüğü, sosyal bilim kavramlarının Türkçe karşılıklarını tanımlayan ve yabancı dil dizinleriyle destekleyen bir başvuru eseri olarak yayımlandı. Ozankaya, #TürkSosyolojisi içinde bilimsel düşüncenin Türkçe ifade edilmesini kavramsal açıklık ve tutarlılıkla ilişkilendirdi.
#Toplumbilim adlı çalışması 1976’da Türk Dil Kurumu Bilim Dili Ödülü’ne değer görüldü. Ödül, sosyoloji bilgisini Türkçenin kavram üretme ve bilimsel açıklama imkânlarıyla buluşturan çalışmalarının kurumsal düzeyde tanınmasını sağladı.
Akademik yazarlığının yanında sosyal bilimlerin temel eserlerinden çeviriler yaptı. Émile Durkheim, George Sabine, John Kenneth Galbraith ve farklı sosyal bilimcilerin çalışmalarını Türkçeye aktardı. Çevirilerinde kavramların yalnızca sözlük karşılıklarını değil, kuramsal sistem içindeki işlevlerini korumaya yöneldi.
Atatürk’ün yurttaşlık, devlet, demokrasi ve toplum anlayışını ele alan Yurttaş İçin Medeni Bilgiler’i günümüz Türkçesine uyarlayarak yeniden yayımladı. Bu çalışma, Cumhuriyet’in yurttaşlık eğitimine ilişkin temel metinlerinden birini yeni okur kuşaklarıyla buluşturdu.
Ozankaya, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesindeki kadrolu öğretim üyeliğinden 1990’da kendi isteğiyle ayrıldı. Emekliliğinin ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve farklı yükseköğretim kurumlarında lisans ve lisansüstü dersler vermeyi sürdürdü.
Akademik çalışmalarının yanında sivil toplum alanında da görev aldı. Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurucu üyeleri arasında yer aldı ve 1992-1993 yıllarında derneğin genel başkanlığını yürüttü. Bu görev döneminde #AtatürkçüDüşünce, Cumhuriyet, laiklik, ulusal egemenlik ve hukuk devleti konularındaki çalışmalarını kamusal etkinliklerle birleştirdi.
Atatürk ve Laiklik ile Türkiye’de Laiklik adlı eserlerinde #Laiklik ilkesini yalnızca din ve devlet işlerinin kurumsal olarak ayrılması şeklinde değerlendirmedi. Laikliği düşünce ve inanç özgürlüğünün, hukuk önünde eşit yurttaşlığın, bilimsel eğitimin ve demokratik siyasal düzenin temel ilkelerinden biri olarak ele aldı.
Ulusal Toplumun ve Ulusal Kültürün Kurucu Ögeleri gibi çalışmalarında ortak dil, yurttaşlık, bağımsızlık, kültür ve toplumsal dayanışma üzerinde durdu. #UlusalEgemenlik ilkesini bağımsız ve eşit yurttaşlardan oluşan siyasal toplumun temeli olarak değerlendirdi.
Cumhuriyet Çınarı adlı eserinde Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen #TürkDevrimini kapsamlı bir uygarlık tasarımı olarak değerlendirdi. Eğitimden hukuka, ekonomiden kadın haklarına ve dilden ulusal egemenliğe uzanan reformların bağımsız ve çağdaş bir toplum oluşturmayı amaçlayan bütünlüklü bir dönüşüm olduğunu ileri sürdü.
#DünyaDüşünürleriGözüyleAtatürkVeCumhuriyeti ilk kez 2000’de yayımlandı ve sonraki yıllarda yeniden düzenlenen baskılarla okura sunuldu. Eser, farklı ülkelerden tarihçiler, siyaset bilimciler, sosyologlar, devlet insanları ve düşünürlerle gerçekleştirilen söyleşilere dayanır.
Ozankaya bu söyleşiler aracılığıyla Atatürk’ü ve #Cumhuriyeti yalnızca Türkiye içindeki siyasal tartışmalarla değerlendirmek yerine uluslararası ve karşılaştırmalı bir bakış içinde ele aldı. Farklı coğrafyalardan düşünürlerin yorumları, Türk Devrimi’nin dünya tarihindeki yerini tartışmaya açtı.
Kitabın temel konu alanları arasında çağdaşlaşma, ulusal egemenlik, siyasal ve ekonomik bağımsızlık, laiklik, hukuk devrimi, eğitim, dil, kadın hakları ve demokratik yurttaşlık bulunur. Görüşülen düşünürlerin farklı tarihsel ve kültürel çevrelerden gelmeleri, Cumhuriyet’in kazanımlarının karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmesini sağlar.
Ozankaya’nın çalışmalarını birleştiren temel özellik, toplumsal kurumlarla insan davranışları arasındaki bağı araştırmasıdır. Üniversite gençliğinden köy toplumuna, siyasal kültürden laikliğe, bilim dilinden Cumhuriyet reformlarına kadar farklı alanları toplumbilimsel kavramlarla incelemiştir.
Sosyolojiyi kavramsal açıklık, karşılaştırma, saha araştırması ve tarihsel çözümleme gerektiren bir bilim olarak ele aldı. Akademik araştırmaları, ders kitapları, sözlükleri, çevirileri ve Atatürk üzerine çalışmalarıyla Türk sosyolojisinin eğitim, siyasal kültür ve Cumhuriyet araştırmaları alanlarına katkıda bulundu.
Özer Ozankaya’nın Bibliosfer profili Türk sosyolojisi, toplumbilim, siyasal sosyoloji, köy sosyolojisi, siyasal kültür, Türk Devrimi, Atatürkçü düşünce, laiklik, ulusal egemenlik, Cumhuriyet ve Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk ve Cumhuriyeti eksenlerinde şekillenir.
AKADEMİK VE DÜŞÜNSEL KONUMU
Özer Ozankaya, sosyolojinin temel kuram ve yöntemlerini Türkiye’nin somut toplumsal sorunlarına uygulayan Türk toplum bilimcilerindendir.
Çalışmaları üniversite gençliği, kırsal toplum yapısı, siyasal davranış, siyasal kültür, toplumsal değişme, bilim dili, laiklik, ulusal toplum ve Cumhuriyet reformları gibi geniş bir alana yayılır.
Bu alanlar birbirinden kopuk değildir. Ozankaya, insanların siyasal ve toplumsal davranışlarını içinde yaşadıkları kurumlar, eğitim düzeni, ekonomik ilişkiler, kültür ve tarihsel koşullarla birlikte açıklar.
TOPLUMBİLİM ANLAYIŞI
Ozankaya, sosyolojiyi toplum hakkında kişisel görüşlerin ifade edildiği bir alan olarak değil, kavramsal ve yöntemli bir bilim olarak değerlendirir.
Toplumsal olayların tek bir nedene indirgenemeyeceğini; ekonomi, aile, eğitim, siyaset, kültür, iletişim ve hukuk kurumlarının karşılıklı etkileşim içinde bulunduğunu vurgular.
Bir toplumun belirli bir dönemdeki yapısını açıklamak için tarihsel gelişimin, kurumların ve insan davranışlarının birlikte incelenmesi gerekir.
Sosyolojik açıklama bu nedenle hem toplumsal bütünü hem de bu bütün içindeki farklı kurumların işlevlerini dikkate almalıdır.
KARŞILAŞTIRMALI MODERNLEŞME
Türk ve Japon çağdaşlaşma deneyimleri üzerine gerçekleştirdiği yüksek lisans çalışması, Ozankaya’nın karşılaştırmalı sosyolojiye erken dönemde yöneldiğini gösterir.
Modernleşmeyi Batı toplumlarının geçirdiği sürecin başka ülkelerde aynen tekrar edilmesi olarak görmez.
Türkiye ile Japonya’nın çağdaşlaşma girişimleri; tarihsel kurumları, devlet yapıları, dış baskılar, kültürel birikimleri ve eğitim reformları bakımından karşılaştırılmalıdır.
Bu yaklaşım, gelişme ve modernleşme kuramlarının farklı toplumlara uygulanırken yerel tarihsel şartların dikkate alınmasını gerektirir.
SİYASAL SOSYOLOJİ
Ozankaya’nın siyasal sosyoloji çalışmaları, siyasal kurumlarla toplumsal yapı arasındaki ilişkiye yönelir.
Seçimler, partiler ve devlet kurumları tek başına siyasal hayatı açıklamaz. Aile, eğitim, meslek, sınıf, yerleşim biçimi ve iletişim ortamı insanların siyasal tutumlarını etkiler.
Siyasal kültür, bireylerin devlet, iktidar, yurttaşlık, katılım ve otorite hakkında geliştirdiği değer ve davranışlardan oluşur.
Bu değerlerin nasıl oluştuğunu anlamak, demokratik kurumların toplum içinde nasıl işlediğini değerlendirmek bakımından önemlidir.
ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ
Üniversite Öğrencilerinin Siyasal Yönelimleri, yükseköğretim gençliğini homojen bir toplumsal grup olarak değerlendirmez.
Öğrencilerin aile çevreleri, eğitim alanları, ekonomik şartları ve toplumsal deneyimleri siyasal düşüncelerinin oluşumuna katılır.
Üniversite yalnızca meslek eğitimi veren kurum değildir. Bilimsel düşünce, kamusal tartışma, yurttaşlık ve toplumsal sorumluluk alanıdır.
Ozankaya’nın gençlik araştırmaları, eğitim kurumlarının demokratik siyasal kültürün gelişmesindeki rolünü görünür kılar.
KÖY SOSYOLOJİSİ
Köyde Toplumsal Yapı ve Siyasal Kültür, kırsal toplumun kurumlarını ve siyasal davranışlarını aynı araştırma içinde birleştirir.
Köyde aile, akrabalık, mülkiyet, üretim, dayanışma ve yerel otorite ilişkileri, bireyin devlet ve siyaset hakkındaki görüşlerini etkileyebilir.
Kırsal toplum dış dünyadan bütünüyle yalıtılmış değildir. Yol, eğitim, göç, iletişim araçları, piyasa ilişkileri ve kamu kurumları köyün toplumsal yapısını değiştirir.
Ozankaya, köyü geleneksel ve değişmez bir toplumsal tip olarak değil, ulusal toplumun dönüşen bir parçası olarak ele alır.
SİYASAL KÜLTÜR
Siyasal kültür, bir toplumun yalnızca resmî anayasa ve yasalarından oluşmaz.
İnsanların otoriteye, eleştiriye, yönetime katılmaya, farklı görüşlere ve kamu kurumlarına ilişkin tutumları siyasal kültürün temel unsurlarıdır.
Demokratik kurumların kurulması, demokratik davranışların kendiliğinden yerleşmesini sağlamaz. Eğitim, eşit yurttaşlık ve katılım deneyimleriyle bu kurumları destekleyecek toplumsal değerlerin gelişmesi gerekir.
Ozankaya’nın çalışmaları, siyasal yapı ile toplumsal davranış arasındaki bu karşılıklı ilişkiye dayanır.
BİLİM DİLİ VE TÜRKÇE
Ozankaya’nın sosyolojiye yaptığı temel katkılardan biri Türkçe bilim dili üzerinde çalışmasıdır.
Toplumbilim, toplumsal yapı, toplumsal değişme ve siyasal kültür gibi kavramları açık tanımlar ve sistemli bağlantılar içinde kullanır.
Türkçeleştirme, yabancı terimlerin yerine yüzeysel biçimde yeni kelimeler koymak değildir. Kavramın kuramsal anlamını koruyan, anlaşılır ve tutarlı karşılıklar geliştirmeyi gerektirir.
Toplumbilim ile Toplumbilim Terimleri Sözlüğü, bu yaklaşımın ders kitabı ve başvuru kaynağı biçimindeki iki temel ürünüdür.
TÜRK DİL KURUMU BİLİM DİLİ ÖDÜLÜ
Toplumbilim’e verilen Türk Dil Kurumu Bilim Dili Ödülü, Ozankaya’nın Türkçe sosyal bilim terminolojisi alanındaki çalışmasının kurumsal tanınırlığını gösterir.
Eser yalnızca sosyoloji bilgisini aktarmayı değil, bu bilginin Türkçede nasıl düzenli ve anlaşılır biçimde ifade edilebileceğini göstermeyi amaçlar.
Ödül, Türkçenin çağdaş sosyal bilimlerin kavramlarını karşılayabilecek üretken bir bilim dili olarak kullanılmasına yönelik çabanın önemli bir göstergesidir.
ÇEVİRMENLİĞİ
Ozankaya’nın çevirmenliği, özgün araştırmaları ve bilim dili çalışmalarıyla doğrudan bağlantılıdır.
Durkheim ve diğer sosyal bilimcilerin eserlerini çevirmek, farklı kuramsal geleneklerin kavramlarını Türkçede yeniden kurmayı gerektirir.
Çeviride kavramların günlük dildeki anlamlarıyla bilimsel metindeki özel işlevleri arasında ayrım yapar.
Bu çalışmalar, Türkçe sosyoloji literatürünün temel kaynaklarının genişlemesine ve farklı kuramsal yaklaşımların karşılaştırılabilmesine katkıda bulunur.
TÜRK DEVRİMİ
Ozankaya, Türk Devrimi’ni yalnızca yönetim biçiminin değiştirilmesi veya belirli kanunların kabul edilmesi olarak değerlendirmez.
Devrim; ulusal egemenliğe dayalı devletin kurulmasını, hukuk düzeninin laikleştirilmesini, eğitimin birleştirilmesini, kadınlarla erkeklerin yurttaşlık haklarının eşitlenmesini ve bağımsız ekonomik kurumların oluşturulmasını kapsar.
Bu dönüşümlerin ortak amacı, toplumun hanedan ve dinsel ayrıcalıklar yerine eşit yurttaşlık temelinde örgütlenmesidir.
Türk Devrimi bu nedenle siyasal, hukuki, kültürel ve toplumsal boyutları bulunan bütünlüklü bir çağdaşlaşma hareketidir.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE
Ozankaya’nın Atatürkçü düşünce yaklaşımı, belirli sözlerin veya tarihsel simgelerin tekrarlanmasına dayanmaz.
Atatürkçülüğü bağımsızlık, ulusal egemenlik, bilimsel düşünce, laik hukuk, eşit yurttaşlık ve çağdaş eğitim ilkeleri üzerinden açıklar.
Bu ilkelerin tarihsel önemini koruması, değişen toplumsal şartlarda yeniden yorumlanabilmelerine bağlıdır.
Atatürkçü düşünce, geçmişin değişmeden korunmasından çok toplumun bilim, demokrasi ve özgürlük doğrultusunda sürekli geliştirilmesi sorumluluğunu taşır.
LAİKLİK
Laiklik, Ozankaya’nın Cumhuriyet yorumunun merkezindeki kavramlardan biridir.
Laiklik yalnızca devlet kurumlarının dinî kurumlardan ayrılması değildir. Yurttaşların farklı inançlara sahip olabilmesinin veya herhangi bir inancı benimsememesinin hukuki güvencesidir.
Devlet belirli bir inancı diğerlerinden üstün tuttuğunda eşit yurttaşlık ilkesi zedelenir.
Bilimsel eğitim, bağımsız hukuk ve düşünce özgürlüğü laik toplumsal düzenin birbirini tamamlayan unsurlarıdır.
ULUSAL EGEMENLİK
Ozankaya, ulusal egemenliği siyasal iktidarın kaynağının hanedana, kutsal bir otoriteye veya dış güce değil, yurttaşların ortak iradesine dayanması şeklinde ele alır.
Ulusal egemenlik seçimlerle sınırlı değildir. Yasama, yürütme ve yargının hukuk içinde işlemesini, kamu yönetiminin hesap verebilir olmasını ve yurttaşların yönetime katılabilmesini gerektirir.
Ekonomik ve siyasal bağımsızlık da egemenliğin ayrılmaz parçalarıdır. Dışa bağımlı karar süreçleri, ulusun kendi geleceği üzerinde etkili olma imkânını sınırlandırabilir.
CUMHURİYET
Cumhuriyet, Ozankaya’nın düşüncesinde yalnızca devlet başkanının seçimle belirlenmesi anlamına gelmez.
Cumhuriyetin toplumsal içeriği, insanların kul veya tebaa yerine eşit haklara sahip yurttaşlar olarak kabul edilmesidir.
Hukuk, eğitim, yerel yönetim, ekonomi ve kamu hizmetleri bu yurttaşlık anlayışına göre düzenlenmelidir.
Cumhuriyetin korunması, kurumların adında Cumhuriyet sözcüğünün bulunmasından çok egemenlik, eşitlik ve hukuk ilkelerinin gündelik yönetimde yaşatılmasına bağlıdır.
UYGARLIK TASARIMI
Cumhuriyet Çınarı’nda geliştirdiği uygarlık tasarımı kavramı, Ozankaya’nın Atatürk reformlarını bütünlüklü değerlendirmesini sağlar.
Bir uygarlık tasarımı, toplumun temel işlevlerini çağın bilimsel ve teknolojik birikimine uygun kurumlarla gerçekleştirmeyi amaçlar.
Eğitim, sağlık, hukuk, ekonomi, kültür ve yönetim birbirinden kopuk alanlar değildir. Bir alandaki eşitsizlik ve geri kalmışlık diğer kurumların işleyişini de etkiler.
Türk Devrimi’nin reformları, bu kurumsal bütünlüğü kurmayı hedefleyen birbirini tamamlayıcı adımlar olarak değerlendirilir.
DÜNYA DÜŞÜNÜRLERİ GÖZÜYLE ATATÜRK VE CUMHURİYETİ
Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk ve Cumhuriyeti, Ozankaya’nın karşılaştırmalı sosyoloji yaklaşımıyla Cumhuriyet araştırmalarını birleştiren temel eseridir.
Kitap, farklı ülkelerden bilim ve siyaset insanlarıyla gerçekleştirilen söyleşilerden oluşur.
Söyleşiler, Atatürk’ün ve Cumhuriyet reformlarının Türkiye dışından nasıl değerlendirildiğini ortaya koyarken farklı modernleşme ve devlet kurma deneyimleriyle karşılaştırma imkânı sağlar.
Eser, Türk Devrimi’nin dünya tarihindeki yerini tek bir ulusal anlatının sınırlarından çıkararak uluslararası düşünce çevrelerinin yorumlarına açar.
SÖYLEŞİ YÖNTEMİ
Kitabın söyleşi biçiminde hazırlanması, tek yönlü bir anlatımdan farklı bir yapı oluşturur.
Ozankaya sorularıyla görüşülen düşünürleri Atatürk, modernleşme, laiklik, bağımsızlık, kadın hakları ve hukuk devrimi hakkında kendi uzmanlık alanlarından değerlendirme yapmaya yöneltir.
Her görüşmeci aynı tarihsel sürece farklı kavramlar ve karşılaştırmalarla yaklaşır.
Bu çoğul yapı, Cumhuriyet tarihinin tek bir disiplin veya ülke perspektifiyle sınırlandırılmadan incelenmesini sağlar.
ULUSLARARASI BAKIŞ
Eserde farklı coğrafyalardan düşünürlerin yer alması, Türkiye’nin modernleşme deneyiminin evrensel ve yerel boyutlarını birlikte görünür kılar.
Bağımsızlık ve ulusal egemenlik, sömürgecilik yaşamış toplumlar bakımından farklı anlamlar taşıyabilir.
Laiklik, hukuk devrimi ve kadın hakları ise çeşitli siyasal ve kültürel geleneklerin karşılaştırılmasına imkân verir.
Uluslararası bakış, Türk Devrimi’nin özgün tarihsel şartlarını ortadan kaldırmaz; bu özgünlüğün dünya tarihindeki benzer dönüşümler içinde değerlendirilmesini sağlar.
KADIN HAKLARI VE EŞİT YURTTAŞLIK
Ozankaya’nın Cumhuriyet değerlendirmesinde kadın hakları temel bir toplumsal dönüşüm alanıdır.
Medeni hukuk, eğitim ve siyasal katılım alanındaki reformlar, kadınların aile ve toplum içindeki konumunu yurttaşlık ilkesi doğrultusunda yeniden düzenlemiştir.
Kadın hakları, yalnızca belirli bir grubun kazanımı değildir. Toplumun demokrasi, kalkınma ve insan hakları düzeyini belirleyen temel ölçütlerden biridir.
DİL VE EĞİTİM DEVRİMLERİ
Dil ve eğitim, ulusal toplumun ortak bilgi ve iletişim alanını oluşturur.
Eğitimin birleştirilmesi, yurttaşların farklı ve eşitsiz eğitim sistemlerine ayrılması yerine ortak bilimsel eğitim kurumlarının kurulmasını amaçlar.
Dil reformu ise kamu yönetimiyle yurttaş arasındaki mesafeyi azaltmayı ve bilimsel bilginin toplumun geniş kesimlerine ulaşmasını sağlamayı hedefler.
Ozankaya’nın kendi bilim dili çalışmaları, Cumhuriyet’in dil ve eğitim anlayışını akademik yazarlık alanında sürdürür.
KAMUSAL VE KURUMSAL KATKISI
Ozankaya’nın akademik faaliyetleri üniversiteyle sınırlı kalmamıştır.
Atatürkçü Düşünce Derneğinin kuruluşunda ve genel başkanlığında görev alması, sosyolojik ve tarihsel çalışmalarını sivil toplum alanına taşımasını sağlamıştır.
Dersler, konferanslar, makaleler ve dernek çalışmaları aracılığıyla laiklik, demokrasi, yurttaşlık ve bağımsızlık konularını kamusal tartışmaya açmıştır.
DİL VE ANLATIM
Ozankaya’nın yazı dili kavramsal açıklık, tanımlama ve sınıflandırma üzerine kuruludur.
Toplumsal bir kavramı açıklarken önce anlam sınırlarını belirler, ardından kurumlar ve tarihsel örneklerle ilişkilendirir.
Ders kitaplarında sistematik ve öğretici, Cumhuriyet araştırmalarında ise tarihsel ve karşılaştırmalı bir anlatım kullanır.
Söyleşi kitabında farklı uzmanların seslerine alan açarken sorular aracılığıyla ortak bir düşünsel çerçeve oluşturur.
EDEBÎ VE DÜŞÜNSEL KATKISI
Özer Ozankaya’nın katkısı sosyoloji ders kitapları yazmakla sınırlı değildir.
Türkçe bilim dilinin geliştirilmesine, siyasal davranış araştırmalarına, kırsal toplumun incelenmesine ve Cumhuriyet reformlarının toplumbilimsel biçimde yorumlanmasına katkıda bulunmuştur.
Atatürk ve Cumhuriyet üzerine çalışmaları, tarihsel olayları toplumsal kurumlar, yurttaşlık, kültür ve siyasal davranışla birlikte değerlendirmesi bakımından ayırt edilir.
BİBLİOSFER SINIFLANDIRMASI
Özer Ozankaya için temel sınıflandırma alanları Türk sosyolojisi, toplumbilim, siyasal sosyoloji, köy sosyolojisi, siyasal kültür, Türk Devrimi, Atatürkçü düşünce, laiklik, ulusal egemenlik, Cumhuriyet ve Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk ve Cumhuriyeti’dir.
Külliyatını birleştiren temel özellik, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümünü bilimsel kavramlar, saha araştırmaları ve karşılaştırmalı değerlendirmeler aracılığıyla açıklamasıdır.
Üniversite Öğrencilerinin Siyasal Yönelimleri’nde gençliğin siyasal davranışını, Köyde Toplumsal Yapı ve Siyasal Kültür’de kırsal toplumun siyasetle ilişkisini, Toplumbilim’de sosyal bilimlerin temel kavramlarını ve Türkiye’de Laiklik’te Cumhuriyet’in laik yurttaşlık düzenini incelemiştir.
Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk ve Cumhuriyeti’nde ise uluslararası düşünürlerin değerlendirmelerini bir araya getirerek Türk Devrimi’nin bağımsızlık, egemenlik, laiklik, eğitim, hukuk ve kadın hakları boyutlarını karşılaştırmalı bir çerçevede ele almıştır.