Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 01-01-1954
Doğum yeri Gümüşhane

#ÖzcanYeniçeri, 1 Ocak 1954’te Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde doğdu. Babası Enver, annesi Mahi Yeniçeri’dir. İlk ve ortaöğrenimini Gümüşhane’de tamamladı; yükseköğrenim için Ankara’ya gitti.

Ankara Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulunun İşletme-Muhasebe Bölümünden mezun oldu. Aldığı eğitim, işletme bilimiyle öğretmenlik formasyonunu bir araya getiriyordu. Mezuniyetinin ardından bir süre ilk ve ortaöğretim kurumlarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.

Eğitim kurumlarındaki görevleri, örgütlerin yalnızca resmî kurallardan oluşmadığını; yöneticiler, çalışanlar, öğrenciler ve kurum kültürü arasındaki ilişkilerle şekillendiğini gözlemlemesini sağladı. Daha sonra akademik çalışmalarında yoğunlaşacağı yönetim, örgütsel çatışma, katılım ve yabancılaşma meseleleri bu mesleki deneyimlerle birleşti.

Lisansüstü öğrenimini işletme ve yönetim bilimleri alanında sürdürdü. Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisansını 1987’de tamamladı. Çalışmalarında yönetim süreçleri, çalışanların kuruma katılımı ve örgütsel davranış konularına yöneldi.

Doktora öğrenimini Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde, #YönetimVeOrganizasyon alanında tamamladı. “Örgütlerde Çatışma ve Yabancılaşmanın Önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” başlıklı tezinin kabul edilmesiyle 1991’de doktor unvanını aldı.

Doktora çalışmasında çalışanların karar süreçlerinden uzak tutulmasıyla #ÖrgütselYabancılaşma arasındaki ilişkiyi inceledi. Yönetime katılımı yalnızca çalışanların görüşlerinin sorulması olarak değil, kurumsal sorumluluğun paylaşılması, iletişimin güçlendirilmesi ve çatışmaların yapıcı biçimde yönetilmesi bakımından ele aldı.

1990’da Selçuk Üniversitesine bağlı Niğde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde öğretim görevlisi olarak akademik hayata başladı. Niğde’deki görevleri sırasında işletme, kamu yönetimi, yönetim ve organizasyon, örgütsel davranış ve yönetim yaklaşımları üzerine dersler verdi.

Niğde Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü, Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü gibi idari görevler üstlendi. Bu görevler, akademik programların yürütülmesi, lisansüstü araştırmaların desteklenmesi ve üniversitenin kurumsal yapısının geliştirilmesi sorumluluklarını içeriyordu.

1998’de doçent, 2004’te yönetim ve organizasyon alanında profesör oldu. Akademik çalışmalarında örgütsel değişme, bilgi yönetimi, girişimcilik, çatışma, yabancılaşma, liderlik, katılımcı yönetim ve kurumsal kültür gibi konulara yoğunlaştı.

Örgütsel Değişmenin Yönetimi, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik ile Örgütlerde Çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi gibi çalışmaları, yönetim bilimi alanındaki araştırmalarının kitaplaşmış örnekleri arasında yer aldı. Bu eserlerde kurumların değişen çevre koşullarına uyumu, çalışanların bilgi üretimine katılması ve yöneticilerin çatışmaları yönetme sorumluluğu ele alındı.

1999’da Kazakistan’daki Ahmet Yesevi Üniversitesinde görev aldı. Üniversitenin Uluslararası İlişkiler Bölümünün kuruluşuna öncülük etti ve bir süre bölüm başkanlığını yürüttü. Bu görev, yönetim bilimi çalışmalarını uluslararası ilişkiler, #TürkDünyası ve bölgesel strateji meseleleriyle buluşturdu.

2004’te Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi başkanlığına getirildi. Merkezde Türkiye ile Orta Asya Türk cumhuriyetleri arasındaki ilişkiler, Türk dünyasının siyasal ve ekonomik geleceği, bölgesel güvenlik, kimlik ve küreselleşme gibi konular üzerinde çalıştı.

Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Küreselleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik ile Yeniden Türkleşmek gibi eserlerinde millî kimlik, küreselleşme, kültürel süreklilik ve Türk dünyasının ortak meselelerini değerlendirdi.

Yeniçeri’nin #TürkMilliyetçiliği yaklaşımında kültür, tarih, dil, ortak hafıza ve toplumsal dayanışma belirleyici unsurlar olarak öne çıkar. Millî kimliği yalnızca geçmişten devralınan değişmez bir miras şeklinde değil, tarihsel tecrübelerle sürekli yeniden yorumlanan toplumsal bir bilinç alanı olarak ele aldı.

Akademik kitaplarının yanında siyaset, demokrasi, milliyetçilik, toplumsal değişme ve güncel gelişmeler üzerine gazete ve dergi yazıları kaleme aldı. Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün, Siyaset Ekseni ve Yeniçağ gibi yayın organlarında farklı dönemlerde köşe yazarlığı yaptı; televizyon programlarına yorumcu ve konuşmacı olarak katıldı.

Araştırma ve inceleme kitaplarının yanında edebî anlatıya da yöneldi. Ölüler Nefes Almaz adlı romanında siyasal kimlikleri, çatışmaları ve insan ilişkilerini kurmaca aracılığıyla ele aldı. Böylece akademik çözümlemelerinde üzerinde durduğu aidiyet, yabancılaşma ve ideolojik kutuplaşma konularını karakterler ve olaylar üzerinden işledi.

2003’te Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları Ödülü’ne değer görüldü. Tarihçi Osman Turan’ın adını taşıyan bu ödül, Türk tarihi, kültürü ve #TürkDüşünceHayatı üzerine yapılan çalışmaları görünür kılmayı amaçlayan bir kültür araştırmaları ödülüdür.

12 Haziran 2011 genel seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisinden Ankara milletvekili seçildi. Türkiye Büyük Millet Meclisinin 24. Döneminde görev yaptı. Akademik birikimini parlamentodaki konuşmalarına, soru önergelerine ve araştırma girişimlerine taşıdı.

Milletvekilliği sırasında eğitim, kültür, gençlik, spor, iç güvenlik, terör, dış politika, Türk dünyası, millî egemenlik ve #SiyasetVeDemokrasi üzerine çalışmalara katıldı. Parlamento konuşmalarında devletin egemenliği, kurumların hesap verebilirliği, güvenlik politikaları ve millî kimlik konularını öne çıkardı.

Yeniçeri’nin parlamento dönemi 7 Haziran 2015 genel seçimleriyle sona erdi. Milletvekilliğinden sonra akademik ve düşünsel çalışmalarını, makalelerini, konferanslarını ve kitaplarını sürdürdü. Milliyetçilik, demokrasi, bürokrasi, egemenlik ve Türkiye’nin bölgesel meseleleri üzerine değerlendirmeler yayımladı.

#TürkKimliğiVeTravma, 2014’te yayımlandı. “Türklerin 3 Büyük Suçu, 3 Büyük Bozgun” alt başlığını taşıyan kitap, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’dan çekilişi, savaşlar, yenilgiler, zorunlu göçler ve siyasal çözülmelerin Türk toplumunun ortak hafızasında bıraktığı izleri incelemeye yöneldi.

Kitapta #TürkKimliği, yalnızca zaferler ve güçlü dönemler üzerinden açıklanmaz. Yenilgiler, göçler, kayıplar, aşağılanma duygusu, yeni bir coğrafyada tutunma mücadelesi ve tarihsel kırılmaların da toplumsal bilincin oluşumuna katıldığı savunulur.

Yeniçeri, #ToplumsalTravma kavramını uzun süreli siyasal ve toplumsal olayların ortak hafıza üzerindeki etkisini açıklamak amacıyla kullanır. Geçmişteki kayıpların güncel siyasal davranışları, güvenlik algısını, dış dünyaya bakışı ve millî kimlik söylemlerini nasıl etkileyebileceğini tartışır.

#KulaKullukSorunu, 2018’de “Bilimden ve Ahlaktan Koparılan Toplumlar” alt başlığıyla yayımlandı. Kitap; bireyin iradesini bir lidere, gruba veya kapalı örgütlenmeye teslim etmesiyle ortaya çıkan bağımlılık ilişkilerini din, siyaset, toplum ve örgüt psikolojisi bağlamında ele aldı.

Eserde “kula kulluk”, dinî anlamının yanında siyasal ve sosyolojik bir kavram olarak kullanılır. Kişinin sorgulama yeteneğini terk etmesi, otoriteyi mutlaklaştırması, sorumluluğunu başkasına devretmesi ve örgütsel aidiyeti ahlaki muhakemenin önüne geçirmesi bu kavram çerçevesinde incelenir.

Kula Kulluk Sorunu’nda aileden eğitime, tüketim kültüründen liderliğe, yabancılaşmadan örgütlü şiddete uzanan geniş bir konu alanı bulunur. Yeniçeri, bilimsel düşünceden, eleştirel akıldan ve bireysel vicdandan uzaklaşan yapıların insanları bağımlı hâle getirebileceğini savunur.

Kitap, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından kapalı örgütlenmelerin, mutlak itaatin ve kişi merkezli otoritenin sonuçları üzerine gelişen tartışmalara da katılır. Yeniçeri, sorunu tek bir yapı veya dönemle sınırlandırmadan toplumsal kültürde otoriteye teslimiyet üreten alışkanlıklar üzerinden değerlendirmeye çalışır.

Türk Kimliği ve Travma ile Kula Kulluk Sorunu, yazarın akademik çalışmalarındaki iki temel yönelimi bir araya getirir. Birincisi toplumların tarihsel hafıza ve kimlik aracılığıyla nasıl biçimlendiğini; ikincisi bireylerin örgüt, liderlik ve otorite ilişkileri içinde nasıl bağımlı veya yabancılaşmış hâle gelebildiğini araştırır.

Özcan Yeniçeri’nin #Araştırmaİnceleme dünyası; yönetim bilimi, örgütsel davranış, Türk milliyetçiliği, Türk dünyası, siyasal tarih, kimlik, demokrasi ve toplumsal eleştiri arasında şekillendi. Akademik kavramları güncel siyasal meselelerle ilişkilendiren çalışmalarıyla Türk düşünce hayatında kendine özgü bir alan oluşturdu.