Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1966
Doğum yeri İstanbul

#OyaAyman, İkiyüzlü Cinsellik’in ilk baskısında kullandığı adıyla Oya Ayman Büber, 1966 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulunda, günümüzdeki adıyla İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğrenim gördü.

Gazeteciliğe üniversite öğrencisiyken başladı. On dokuz yaşında medya alanında çalışmaya yönelerek ilk mesleki deneyimini Türk Haberler Ajansında edindi. Haber toplama, kaynaklarla görüşme, olayları doğrulama ve toplumsal meseleleri farklı tarafların anlatımlarıyla değerlendirme konularında erken yaşta saha deneyimi kazandı.

Meslek yaşamının ilk döneminde Güneş ve Yeni Yüzyıl gazeteleriyle Aktüel ve Tempo dergilerinde çalıştı. #araştırmacıgazetecilik ve dosya haberciliği sırasında gündelik hayatın görünür yüzünün arkasında kalan toplumsal sorunlara, kadınların deneyimlerine, aile ilişkilerine, kültürel kabullere ve kamuoyunda açıkça konuşulmayan konulara yöneldi.

1994’te Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. New York’taki Columbia Üniversitesi Teachers College bünyesinde yoğun İngilizce programlarına katıldı. Bu dönem, farklı medya kültürlerini ve toplumsal araştırma yöntemlerini gözlemlemesine, uluslararası yayınları daha yakından takip etmesine imkân verdi.

Ayfer Tunç’la birlikte hazırladığı #İkiyüzlüCinsellik, 1990’ların ortasında yayımlandı. Araştırmacı gazetecilik niteliğindeki kitap; Türkiye’de cinselliğin aile, eğitim, evlilik, toplumsal ahlak, kadınlık ve erkeklik rolleri içinde nasıl algılandığını ele aldı. Cinsellik hakkında açık bilgiye duyulan ihtiyaçla toplumdaki suskunluk, yasaklama ve yargılama eğilimi arasındaki çelişkiyi görünür kılmaya çalıştı.

İkiyüzlü Cinsellik, cinsel yaşamı yalnızca kişisel tercihler veya biyolojik bilgiler üzerinden değerlendirmedi. #kadınçalışmaları ve #toplumsalcinsiyet açısından kadınlarla erkeklere uygulanan farklı ahlak ölçülerini, bekâret ve evlilik çevresinde kurulan baskıları, gençlerin bilgi kaynaklarını, ailelerin ve eğitim kurumlarının tutumunu, medyanın cinselliği kullanma biçimlerini ve özel hayatla kamusal ahlak arasındaki gerilimi birlikte inceledi.

Oya Ayman, 1996’da NTV haber merkezinde çalışmaya başladı. Televizyon haberciliği, yazılı basındaki araştırma deneyimini görüntü, ses, röportaj ve saha çekimleriyle birleştirmesini sağladı. Haber üretiminin yanında daha uzun süreli gözlem ve araştırmaya dayanan #belgesel anlatımına yöneldi.

1997’de #LatinAmerika ülkelerini kapsayan uzun bir yolculuğa çıktı. Bölgenin şehirlerini, kırsal alanlarını, yerli topluluklarını, gündelik yaşamını, siyasal tarihini ve doğayla kurduğu ilişkiyi gözlemledi. Yolculuk sırasında tuttuğu notları, yaptığı görüşmeleri ve görsel kayıtları daha sonra farklı yayın biçimlerine dönüştürdü.

Latin Amerika izlenimlerinden hazırlanan dört bölümlük Güneş Toprakları belgeseli NTV’de yayımlandı. Aynı adla hazırladığı gezi kitabı 1999’da okurla buluştu. Eser daha sonra genişletilerek Şapkanın Altındaki Kıta adıyla yeniden yayımlandı; böylece yolculuk deneyimi televizyon belgeseliyle gezi ve gözlem kitabını birleştiren çok katmanlı bir çalışmaya dönüştü.

Türkiye’ye döndükten sonra 1998’de Haberci programı için çeşitli haber-belgeseller hazırladı. 1999’da Dünya Doğayı Koruma Vakfı Türkiye adına NTV’de yayımlanan Nuh’un Ambarı programının yönetmenliğini üstlendi. Bu çalışmalar, haberciliğinin çevre, biyolojik çeşitlilik, yerel kültürler ve doğa-insan ilişkisine yönelmesinde etkili oldu.

Oya Ayman’ın #BuğdayHareketi’yle ilişkisi 1997’nin sonunda başlayan karşılaşmaların ardından 1998’de kurumsal ve sürekli bir çalışmaya dönüştü. Buğday Ekolojik Yaşam Dergisi’nin on bir yıl boyunca yayın yönetmenliğini yaptı; Yeşiliz dergisinin yayın danışmanlığını yürüttü. Ekoloji bilgisini bilimsel uzmanlıkla sınırlamadan gündelik yaşam, mutfak, tarım, tüketim ve toplumsal dayanışma içinde anlatmaya çalıştı.

Açık Radyo’da Buğday ekibinin hazırladığı ekoloji programlarında görev aldı. Victor Ananias’ın başlattığı programı 2003’te Lalehan Uysal’la birlikte devralan ekipte yer aldı; daha sonra Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam adıyla sürdürülen yayınlara katkıda bulundu. Radyo çalışmalarında tohum, su, toprak, iklim, ekolojik üretim ve sağlıklı gıdaya erişim meselelerini üreticilerle, uzmanlarla ve sivil toplum temsilcileriyle birlikte ele aldı.

2004-2014 yılları arasında National Geographic Türkiye’de yerel konular editörü ve yazar olarak çalıştı. Türkiye’nin coğrafyası, doğal varlıkları, kırsal yaşamı, kültürel çeşitliliği ve çevre sorunları üzerine hazırlanan içeriklerin araştırılması ve yayıma hazırlanmasında görev aldı. Bu çalışmaları #ekolojigazeteciliği alanındaki birikimini genişletti. Daha sonra Al Jazeera Türk’te dosya-araştırma muhabirliği yaptı; 1985’te başlayan profesyonel medya çalışmalarını 2016’ya kadar farklı gazete, dergi ve televizyon kuruluşlarında sürdürdü.

2014’ten itibaren İzmir’in bir dağ köyünde yaşamaya başladı. Kırsal yaşamı yalnızca kentten uzaklaşma biçimi olarak değil; toprağı, mevsimleri, gıda üretimini, suyu ve diğer canlıları gözeten bir yaşam pratiği olarak değerlendirdi. #gönüllüsadelik, ihtiyaçların yeniden düşünülmesi, yerel üretim ve kırla kent arasındaki bağlar üzerine yazılar kaleme aldı.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneğinin Strateji Kurulunda ve iletişim çalışmalarında görev üstlendi. #agroekoloji, zehirsiz tarım, gıda toplulukları, mevsimsel beslenme, üreticiyle tüketicinin aracısız buluşması ve pestisitlerin azaltılması üzerine yürütülen projelere iletişim, yayıncılık ve içerik geliştirme alanlarında katkı sağladı. Good4Trust bünyesindeki 7’ler Konseyinde de danışmanlık ve değerlendirme sorumluluğu üstlendi.

Arife Tarif gibi ekolojik mutfak kültürüne yönelik yayınların editörleri arasında yer aldı; agroekoloji rehberlerinin, eğitim içeriklerinin ve #gıdagüvenliğine ilişkin yayınların hazırlanmasına katkıda bulundu. Yazılarında tarımın yalnızca üretim miktarıyla değerlendirilemeyeceğini; toprağın, suyun, çiftçinin, tüketicinin ve diğer canlıların aynı sistemin parçaları olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

Oya Ayman’ın gazetecilik çizgisi, İkiyüzlü Cinsellik’te toplumsal olarak üzeri örtülen beden, cinsiyet ve ahlak tartışmalarından; Güneş Toprakları’nda kültürler ve coğrafyalar arasındaki ilişkilere, sonraki çalışmalarında ise ekoloji, tarım ve gıda sistemlerine uzandı. Farklı görünen bu alanları, yerleşmiş kabulleri sorgulayan araştırmacı gazetecilik, saha gözlemi ve kamusal bilgi üretimi anlayışı bir araya getirdi.