#ÖmürKurt, 23 Nisan 1982’de Samsun’un Lâdik ilçesinde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Yalova’nın Çınarcık ilçesinde tamamladı. Çocukluk yıllarında farklı şehir ve çevrelerle kurduğu ilişki, ilerleyen dönemlerde doğa, göç, kültürel hafıza, çocukluk ve toplumsal değişim konularına yönelen yazarlık dünyasının kaynaklarından biri oldu.
Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünde öğrenim gördü. Üniversite eğitimi sırasında basın, görsel yayıncılık, iletişim kuramları ve medya içeriklerinin toplum üzerindeki etkileriyle ilgilendi. Daha sonra Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünün Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler programında yüksek lisans yaptı.
Edebiyat hayatına #şiirle yönelen Kurt’un ilk şiir kitabı Dehlizler İçinde 2006’da yayımlandı. Bu eseri, çağdaş insanın iç dünyasına, yalnızlığına ve yaşadığı çevreyle kurduğu ilişkiye yönelen Mentollü Lârva izledi. Şiir, sonraki yıllarda çocuk edebiyatı, roman ve araştırma-inceleme türlerinde geliştireceği anlatımın dilsel kaynaklarından biri olmayı sürdürdü.
#Gazetecilik alanında farklı gazete ve dergilerde görev aldı. Hürriyet gazetesinin çocuklara, gençlere ve ailelere yönelik yayınlarında çalıştı; çocuk gelişimi, eğitim, medya kullanımı, aile içi iletişim ve okuma kültürü üzerine yazılar kaleme aldı. Hürriyet TV’de yayımlanan Çocuklarla Bir Ömür adlı programı hazırlayıp sundu.
Gazetecilik çalışmaları sırasında çocukların televizyon, reklam, çizgi film, bilgisayar oyunları ve dijital içeriklerle kurduğu ilişkiye yoğunlaştı. Medyanın çocuklar üzerindeki etkisini yalnızca teknolojik bir mesele olarak değil; eğitim, tüketim kültürü, kimlik oluşumu ve eleştirel düşünme becerileriyle bağlantılı bir alan olarak değerlendirdi.
#BanuAvarlaKonuşma: Kültürel Soykırım, 2010’da yayımlandı. Eser, Kurt’un gazeteci ve belgeselci Banu Avar’la gerçekleştirdiği söyleşiyi araştırma ve değerlendirme bölümleriyle bir araya getirdi. Kitapta #kültürelkimlik, Batılılaşma, eğitim, dil, medya, tüketim alışkanlıkları ve küresel kültürün toplumlar üzerindeki etkileri tartışıldı.
Kitap, yalnızca soru ve cevaplardan oluşan bir söyleşi olarak düzenlenmedi. Ömür Kurt, görüşmede ele alınan konuları tarihsel örnekler ve kendi değerlendirmeleriyle genişletti. Kültürün nasıl aktarıldığı, toplumların kendi geçmişleriyle kurdukları bağ ve medya yoluyla oluşan tek tipleşme kitapta öne çıkan tartışma alanları oldu.
Küçük Adamlara Büyük Oyunlar adlı araştırma-inceleme eserinde küresel çizgi film ve bilgisayar oyunu endüstrisinin çocuklar üzerindeki etkisine yöneldi. Dijital eğlence ürünlerinde kullanılan karakterleri, anlatıları ve değer aktarımını inceleyerek aileleri çocukların karşılaştığı medya içerikleri konusunda bilinçlendirmeyi amaçladı.
Çocuklara yönelik eserlerinde öğretici konuları doğrudan bilgi aktaran metinlere dönüştürmek yerine macera, mizah, hayvan karakterler ve masalsı unsurlarla işlemeyi tercih etti. Karaca ve Sihirli Orman, Karaca ve Yürüyen Köşk ile Karaca ve Mucizeler Köyü adlı kitaplarında #doğaveçevre sevgisini, kültürel mirası, dayanışmayı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çevre anlayışını çocukların dünyasına taşıdı.
Gri Taçlı Turna Kuşu’nda dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan sıra dışı hayvanları fabl türünün imkânlarıyla anlattı. Hayvan karakterler üzerinden farklılıklara saygı, paylaşma, çevre bilinci ve birlikte yaşama konularına yöneldi. Hayal Defterim, Rüzgârın Şarkısı ve doğa temalı diğer çalışmalarında çocukların çevrelerini merakla gözlemlemelerini destekledi.
Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu, kuzey ormanlarından sıcak bölgelere göç eden bir ördek ailesinin yolculuğu çevresinde gelişir. Eser; sınırlar, savaş, çevre tahribatı, #göç, dayanışma ve canlıların ortak dünyası gibi konuları hayvanların bakış açısından ele aldı. Çocuklarla yetişkinlerin birlikte okuyabileceği, gerçek sorunlarla masalın anlatım imkânlarını buluşturan bir roman niteliği kazandı.
Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu, Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfının 2017 Çocuk Romanı Ödülü’ne değer görüldü. Eserin ödüllendirilmesinde göç ve çevre sorunlarını çocuk gerçekliğine uygun bir edebî anlatıyla işlemesi belirleyici oldu. Kitap sonraki yıllarda geniş bir okur kitlesine ulaştı.
Kitap Tamircisi’nde kitapların, sözcüklerin ve hayal gücünün dönüştürücü etkisini masalsı bir kurgu içinde ele aldı. Medya Dedektifi: Medya Okuryazarlığı El Kitabı’nda ise reklam, sosyal medya, dijital haklar, akıllı işaretler, yanlış bilgi ve kurgu-gerçek ayrımı gibi konuları çocukların sorgulama becerilerini geliştirecek etkinliklerle işleyerek #medyaokuryazarlığı alanına yöneldi.
Cepheye Koşan At adlı #tarihselromanında Kurtuluş Savaşı’nı cepheye cephane taşıyan ve mücadeleye katılan bir atın hikâyesi üzerinden anlattı. Tarihsel olayları yalnızca komutanlar ve askerler üzerinden değil; hayvanlar, çocuklar, kadınlar ve gündelik hayatın görünmeyen kahramanları aracılığıyla ele alarak Millî Mücadele anlatısına farklı bir bakış kazandırdı.
Yıldız Anneler adlı çalışmasında olimpik ve paralimpik sporcuların anneleriyle yaptığı görüşmeleri bir araya getirdi. Farklı şehirlerde gerçekleştirdiği röportajlarla sporcuların yetişme koşullarını, ailelerin desteğini, annelerin emeğini ve başarıya ulaşma süreçlerini belgeledi. Bu eser, onun #araştırmasöyleşi ve gazetecilik deneyiminin biyografik anlatıyla birleştiği çalışmalarından biri oldu.
Ömür Kurt, gazetecilik ve yazarlığın yanında çocuklarla gerçekleştirilen okuma, medya okuryazarlığı, doğa ve yaratıcı yazarlık etkinliklerine katıldı. Kültür yönetimi alanında da görev üstlenerek Kadıköy Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde genel sanat yönetmeni olarak çalıştı. #Türkedebiyatı içinde şiir, araştırma, söyleşi, #çocukedebiyatı ve roman arasında gelişen üretimiyle toplumsal meseleleri farklı yaş gruplarına uygun anlatım biçimleriyle aktaran çok yönlü bir yazarlık çizgisi oluşturdu.
Ömür Kurt’un Bibliosfer profili Türk edebiyatı, çocuk edebiyatı, gazetecilik, medya okuryazarlığı, araştırma-söyleşi, Banu Avar’la Konuşma, kültürel kimlik, doğa ve çevre, göç, tarihsel roman ve şiir eksenlerinde şekillenir.
EDEBÎ VE MESLEKİ KONUMU
Ömür Kurt, iletişim eğitimiyle gazetecilik deneyimini şiir, araştırma-inceleme, söyleşi, çocuk edebiyatı ve roman türlerinde bir araya getiren çok yönlü bir yazardır.
Yazarlığının temel özelliklerinden biri, aynı toplumsal meseleyi farklı yaş grupları ve farklı anlatım türleri için yeniden kurabilmesidir. Kültür ve medya konularını yetişkinlere yönelik araştırma eserlerinde tartışırken çocuk kitaplarında masal, fabl, macera ve etkinlik temelli anlatımdan yararlanır.
GAZETECİLİK VE SÖYLEŞİ
Kurt’un gazetecilik geçmişi, eserlerindeki araştırma ve gözlem yönünü güçlendirmiştir. Söyleşiyi yalnızca karşılıklı konuşma biçiminde değil, bir kişinin deneyimiyle daha geniş toplumsal sorunlar arasında bağ kuran bir anlatı yöntemi olarak kullanır.
Banu Avar’la Konuşma ve Yıldız Anneler, bu yaklaşımın farklı konulara uygulanmış örnekleridir. İlkinde kültür, medya ve siyasal kimlik tartışmaları; ikincisinde aile emeği, spor ve başarı hikâyeleri öne çıkar.
BANU AVAR’LA KONUŞMA
Banu Avar’la Konuşma: Kültürel Soykırım, Ömür Kurt’un araştırma ve söyleşi yazarlığındaki erken dönem çalışmalarından biridir.
Kitabın merkezinde Banu Avar’la gerçekleştirilen görüşme bulunmakla birlikte metin, söyleşinin çerçevesini aşarak tarihsel ve kültürel değerlendirmelere açılır. Batılılaşma, dil, eğitim, medya, tüketim kültürü ve toplumsal hafıza kitapta birbirleriyle bağlantılı biçimde ele alınır.
Eserin temel yönelimi, toplumların dış etkilerle kurdukları ilişkinin taklit ile yaratıcı etkileşim arasındaki fark üzerinden değerlendirilmesidir. Kültürel kimliğin geçmişi değişmeden korumak değil, geçmişten gelen birikimi çağdaş şartlarda anlamlandırmakla sürdürülebileceği düşüncesi kitabın tartışma zeminini oluşturur.
MEDYA ELEŞTİRİSİ
Küçük Adamlara Büyük Oyunlar, çocukların çizgi filmler ve bilgisayar oyunlarıyla kurduğu ilişkiyi medya eleştirisi açısından ele alır.
Kurt, çocukların medya karşısında bütünüyle edilgen olduklarını varsaymak yerine içerikleri anlamlandırma becerilerinin geliştirilmesine önem verir. Ailelerin yasaklayıcı bir tutumdan önce içerikleri tanımaları, çocuklarla konuşmaları ve eleştirel izleme alışkanlığı kazandırmaları gerektiğini düşündürür.
Bu yaklaşım, daha sonra Medya Dedektifi’nde çocukların doğrudan katılabileceği bir medya okuryazarlığı modeline dönüşür.
MEDYA OKURYAZARLIĞI
Medya Dedektifi, televizyon, reklam, internet, sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar tarafından sorgulanarak değerlendirilmesini amaçlar.
Kitap, medya mesajlarının nasıl oluşturulduğunu, gerçek ile kurgunun nasıl ayrılabileceğini ve dijital ortamda hangi haklarla sorumlulukların bulunduğunu çocukların anlayabileceği örneklerle ele alır.
Dedektiflik düşüncesi, çocuğu kendisine sunulan her bilgiyi kabul eden bir izleyici olmaktan çıkararak soru soran, kanıt arayan ve karşılaştırma yapan etkin bir okura dönüştürür.
ÇOCUK EDEBİYATI ANLAYIŞI
Ömür Kurt’un çocuk edebiyatında gerçek toplumsal meselelerle masalsı anlatım bir arada bulunur. Savaş, göç, çevre tahribatı, kentleşme ve medya etkileri gibi konuları çocuk okurun duygusal dünyasını gözeten hikâyeler içinde işler.
Bilgi vermeyi anlatının önüne geçirmez. Mesajlarını karakterlerin seçimleri, yolculukları ve yaşadıkları çatışmalar üzerinden görünür hâle getirir.
Hayvan karakterlere sıklıkla yer vermesi, insan merkezli bakışın dışına çıkmasına ve çevre sorunlarını canlıların ortak yaşamı açısından değerlendirmesine imkân verir.
YABAN ÖRDEĞİ AİLESİNİN GÖÇ YOLCULUĞU
Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu, göç olgusunu insanlar tarafından çizilmiş sınırlarla hayvanların doğal hareketi arasındaki karşıtlık üzerinden ele alır.
Gökyüzünden dünyaya bakan kuşlar; savaşları, kuruyan nehirleri, büyüyen kentleri, çevresel yıkımı ve insanların oluşturduğu duvarları gözlemler. Bu bakış açısı, okurun alışılmış insan merkezli değerlendirmelerden uzaklaşmasını sağlar.
Eser, göçmenlik meselesini yalnızca siyasal bir tartışma olarak değil; güvenlik, yuva, aile, dayanışma ve yaşama hakkı çevresinde gelişen evrensel bir deneyim olarak anlatır.
Ödülün esere verilmesi, güncel toplumsal sorunlarla çocuk edebiyatının estetik imkânlarını birleştiren yönünü görünür kılmıştır.
DOĞA VE ÇEVRE
Doğa, Kurt’un çocuk kitaplarında yalnızca olayların geçtiği arka plan değildir. İnsan davranışlarından etkilenen, korunması ve anlaşılması gereken canlı bir dünya olarak ele alınır.
Karaca dizisi, Gri Taçlı Turna Kuşu, Rüzgârın Şarkısı ve Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu gibi eserlerde hayvanlar, bitkiler, ormanlar ve su kaynakları anlatının etkin unsurlarıdır.
Yazar, çevre bilincini korku ve felaket diliyle sınırlamadan merak, sevgi, sorumluluk ve birlikte yaşam kavramlarıyla ilişkilendirir.
TARİHSEL ANLATI
Cepheye Koşan At, Kurt’un çocuk edebiyatındaki hayvan merkezli bakışını tarihsel roman alanına taşıdığı bir eserdir.
Kurtuluş Savaşı’nı bir atın deneyimi üzerinden anlatması, tarihsel olayların yalnızca tanınmış kişilerden ve büyük askerî kararlardan oluşmadığını gösterir. Taşıma, beslenme, dayanışma ve gündelik emek gibi savaşın görünmeyen yönleri önem kazanır.
Eser, tarih bilgisini macera anlatısıyla birleştirirken çocuk okurun geçmişte yaşamış insanlarla ve diğer canlılarla duygusal bağ kurmasını sağlar.
ŞİİRİ
Dehlizler İçinde ve Mentollü Lârva, Ömür Kurt’un edebî üretiminin şiirsel temelini oluşturur.
Şiirlerinde çağdaş hayat, bireyin iç dünyası, kent, yalnızlık ve insan ilişkileri öne çıkar. Yoğun ve çağrışımlı dil kullanımı, çocuk kitaplarındaki betimlemelere ve masalsı atmosferlere de yansır.
Şiirle kurduğu ilişki, farklı türlerde yazmasına rağmen sözcüklerin sesine, ritmine ve görüntü oluşturma gücüne önem vermesini sağlar.
AİLE, ÇOCUK VE EĞİTİM
Kurt’un gazetecilik ve kitap çalışmalarında aile, çocuğu yöneten bir otoriteden çok onun gelişimine eşlik eden bir öğrenme çevresi olarak değerlendirilir.
Çocuk yetiştirme ve ergenlik üzerine hazırladığı rehberlerde aile içi iletişim, sınırlar, teknoloji kullanımı ve çocukların bireysel özellikleri üzerinde durur.
Yıldız Anneler’de ise ailenin desteği, sporcuların başarı sürecinin görünmeyen fakat belirleyici unsurlarından biri olarak belgelenir.
KÜLTÜR YÖNETİMİ
Ömür Kurt’un kültür yönetimi alanındaki görevi, gazetecilik ve yazarlık deneyimini kamusal kültür çalışmalarıyla buluşturur.
Çocuk atölyeleri, edebiyat buluşmaları, medya okuryazarlığı çalışmaları ve kültürel etkinlikler aracılığıyla kitabı yalnızca yayımlanan bir nesne değil, okurla doğrudan ilişki kuran bir kültür alanı olarak değerlendirir.
Bu yaklaşım, yazarlık faaliyetinin eğitim, yerel yönetim ve kültürel katılım boyutlarıyla genişlemesini sağlar.
DİL VE ANLATIM
Ömür Kurt’un anlatımı hedeflediği okur grubuna göre değişmekle birlikte açıklık, hareketli kurgu ve görsel ayrıntılar ortak özelliklerdir.
Araştırma ve söyleşi kitaplarında doğrudan, tartışmacı ve örneklerle ilerleyen bir dil kullanır. Çocuk kitaplarında ise kısa diyaloglara, mizaha, maceraya ve hayvan karakterlerin gözlemlerine yer verir.
Toplumsal meseleleri soyut kavramlarla sınırlamak yerine kişiler, yolculuklar, eşyalar ve doğa görüntüleri üzerinden somutlaştırır.
BİBLİOSFER SINIFLANDIRMASI
Ömür Kurt için temel sınıflandırma alanları Türk edebiyatı, çocuk edebiyatı, gazetecilik, medya okuryazarlığı, araştırma-söyleşi, Banu Avar’la Konuşma, kültürel kimlik, doğa ve çevre, göç, tarihsel roman ve şiirdir.
Ömür Kurt’un yazılı üretimini birleştiren temel özellik, iletişim araçlarının, kültürel değişimin ve güncel toplumsal sorunların insanlarla çocukların hayatında oluşturduğu etkileri farklı edebî türlerle anlatmasıdır.
Banu Avar’la Konuşma’da kültürel kimliği ve medya etkisini; Küçük Adamlara Büyük Oyunlar ile Medya Dedektifi’nde çocukların dijital dünyayla ilişkisini; Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu’nda göç ve çevreyi; Cepheye Koşan At’ta ise tarihsel hafızayı ele almıştır.
Şiirden gazeteciliğe, çocuk romanından söyleşiye uzanan çalışmalarıyla bilgi, gözlem ve hayal gücünü farklı yaş gruplarına seslenen çok yönlü bir anlatı dünyasında birleştirmiştir.