Bibliosfer
★ 0.0/10 0 kişi
3 Kitap
0 Okunma
♥ 0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1975
Doğum yeri Liverpool

Oliver Burkeman, 1975 yılında İngiltere'nin Liverpool kentinde doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını büyük ölçüde York'ta geçirdi. Daha sonraki yazılarında önemli yer tutacak olan gazetecilik, düşünce yazısı ve insan davranışlarına duyduğu ilgi genç yaşlarında gelişti.

Üniversite eğitimini Cambridge Üniversitesi'nde sürdürdü. Christ's College öğrencisi olarak Sosyal ve Siyasal Bilimler alanında eğitim gördü. Üniversite yıllarında öğrenci gazetesi Varsity'nin editörlüğünü yapması, profesyonel gazeteciliğe geçişinden önceki önemli deneyimlerinden biri oldu.

Burkeman uzun yıllar The Guardian için gazetecilik yaptı. Kariyerinin farklı dönemlerinde Londra, Washington ve New York'tan haber ve özellik yazıları hazırladı. Gazeteciliğinin erken döneminde siyaset, toplum ve güncel olaylar üzerine çalışırken zamanla psikoloji, mutluluk, üretkenlik ve gündelik hayatın düşünsel sorunlarına daha fazla yöneldi.

2002 yılında Foreign Press Association Young Journalist of the Year ödülüne değer görüldü. 2006 yılında ise gazetecilik alanında Orwell Prize finalistleri arasına girdi.

2006 yılında The Guardian'da This Column Will Change Your Life başlıklı haftalık köşesine başladı. Köşenin ilk yazısı 29 Eylül 2006'da yayımlandı.

Burkeman başlangıçta insan mutluluğunun sırrını araştıran hafif ironik bir çerçeveden hareket etti; ancak köşe zamanla psikoloji araştırmaları, felsefe, davranış bilimi, kişisel gelişim kültürü, üretkenlik yöntemleri ve gündelik kaygıları inceleyen uzun soluklu bir projeye dönüştü.

This Column Will Change Your Life yaklaşık on dört yıl sürdü. Burkeman bu dönem boyunca mutluluk endüstrisinin vaatlerini, hayat koçluğu yaklaşımlarını, alışkanlık oluşturma yöntemlerini, iş yaşamında üretkenlik arayışını, kaygıyı ve insanların yaşamlarını kontrol etme isteğini hem araştırmacı hem de kuşkucu bir bakışla ele aldı.

Köşenin ayırt edici özelliklerinden biri, kişisel gelişim düşüncesini bütünüyle reddetmek yerine onun aşırı vaatlerini sorgulamasıydı. Burkeman insanların hayatlarını iyileştirebileceğini kabul ederken her sorunun doğru yöntem, yeterli motivasyon veya daha iyi planlamayla çözülebileceği düşüncesine giderek daha eleştirel yaklaştı.

2011 yılında ilk kitabı Help! How to Become Slightly Happier and Get a Bit More Done yayımlandı. Kitap, gazetecilik çalışmaları ve mutluluk üzerine yazdığı köşe yazılarından gelişen düşünceleri bir araya getirdi.

Help!'te Burkeman kişisel gelişim endüstrisinin büyük vaatlerine karşı daha sınırlı ve gerçekçi hedefleri savundu. Başlıktaki "slightly happier" ifadesi de bu yaklaşımı yansıtır: amaç kusursuz mutluluk veya tamamen düzenlenmiş bir hayat değil, insan yaşamının gerçek koşulları içinde küçük fakat anlamlı iyileşmelerdir.

2012 yılında The Antidote: Happiness for People Who Can't Stand Positive Thinking yayımlandı. Bu eser Burkeman'ın düşünsel çizgisini daha belirgin biçimde ortaya koydu.

The Antidote, sürekli olumlu düşünmenin ve istenmeyen duyguları bastırmanın mutluluk için zorunlu olduğu varsayımını sorgular. Burkeman bunun yerine belirsizlik, başarısızlık, güvensizlik, kayıp ve ölüm gibi insanların kaçınmaya çalıştığı gerçeklerle doğrudan karşılaşmanın daha sağlam bir yaşam anlayışına yol açabileceğini savunur.

Kitap hazırlanırken Stoacılık, Budist düşünce, psikoloji araştırmaları ve farklı kişisel gelişim yaklaşımları incelendi. Burkeman bu kaynakları tek bir öğretiye dönüştürmek yerine modern insanın kontrol ve iyimserlik arzusunu sorgulamak için yan yana kullandı.

Burkeman'ın gazetecilik ve kitap çalışmalarında zaman sorunu giderek daha merkezi hâle geldi. Yapılacaklar listeleri, verimlilik teknikleri ve zamanı en iyi biçimde değerlendirme arzusunun altında daha temel bir gerçek olduğunu düşünmeye başladı: insan yaşamı sınırlıdır ve bütün olasılıkları gerçekleştirmek mümkün değildir.

Bu düşünsel yöneliş 2021 yılında yayımlanan Four Thousand Weeks: Time Management for Mortals ile kapsamlı bir kitaba dönüştü. Türkçede Dört Bin Hafta: Ölümlüler İçin Zaman Yönetimi adıyla yayımlanan eser, Burkeman'ın uluslararası alanda en fazla tanınmasını sağlayan çalışmalarından biri oldu.

Kitabın başlığı insan yaşamının yaklaşık seksen yıl sürdüğü varsayımından hareket eder. Seksen yıllık bir hayat yaklaşık dört bin haftaya karşılık gelir. Burkeman bu sayıyı zamanın ne kadar sınırlı olduğunu görünür kılan basit fakat etkili bir ölçü olarak kullanır.

Dört Bin Hafta geleneksel bir zaman yönetimi kitabı gibi daha kısa sürede daha fazla iş yapmayı öğretmeye çalışmaz. Tam tersine, her şeyi yapabilme idealinin kendisini sorgular.

Burkeman'a göre üretkenlik teknikleri çoğu zaman beklenen rahatlamayı sağlamaz. İnsan daha fazla işi tamamlamayı öğrendiğinde boşalan alan genellikle yeni görevlerle dolar. Verimlilik arttıkça yapılacak işlerin tamamen sona ereceği bir noktaya ulaşılmaz.

Bu durumu "efficiency trap", yani verimlilik tuzağı olarak ele alır. Sorunun çözümü her şeyi tamamlayabilecek kadar verimli hâle gelmek değil, bazı şeylerin yapılmadan kalacağını kabul ederek gerçekten önemli olanlar arasında seçim yapmaktır.

Dört Bin Hafta bu nedenle zaman yönetimini varoluşsal bir sorun olarak yeniden tanımlar. Bir şeyi seçmek kaçınılmaz olarak başka bir olasılıktan vazgeçmek anlamına gelir. Sınırlı zaman, insanın hangi insanlarla, hangi işlerle ve hangi amaçlarla yaşamını geçirmek istediğine ilişkin seçim yapmasını zorunlu kılar.

Dört Bin Hafta New York Times ve Sunday Times çok satanlar listelerine girdi. Kitabın uluslararası başarısı Burkeman'ın zaman, fanilik ve insanın sınırları üzerine geliştirdiği düşüncelerin daha geniş bir okur kitlesine ulaşmasını sağladı.

Bu dönemde uzun yıllar yaşadığı Brooklyn'den İngiltere'ye döndü. Yaklaşık on yıllık New York yaşamının ardından eşi ve oğluyla birlikte North York Moors bölgesine yerleşti.

Burkeman 2020 yılında This Column Will Change Your Life köşesini sonlandırdı. Gazete köşesinin ardından The Imperfectionist adlı e-posta bültenini yayımlamaya başladı.

Burada üretkenlik, dikkat, fanilik, sınırlılık, anlamlı yaşam ve modern dünyanın sürekli meşguliyet baskısı üzerine yazmayı sürdürdü.

Burkeman'ın "imperfectionism" olarak adlandırdığı yaklaşım bu dönemde giderek daha belirginleşti. Kavram, insanın kusursuz koşullar oluştuğunda yaşamaya başlayacağı düşüncesini reddeder.

Bu yaklaşıma göre yapılacak her işi tamamlamak, bütün belirsizlikleri gidermek, her alanda doğru karar vermek veya hayatın bütün parçalarını dengede tutmak mümkün değildir. Daha anlamlı bir yaşam, bu sınırlılıkları ortadan kaldırmaya çalışmaktan çok onların içinde hareket etmeyi öğrenmekle ilişkilidir.

2024 yılında Meditations for Mortals: Four Weeks to Embrace Your Limitations and Make Time for What Counts yayımlandı. Türkçeye Ölümlüler İçin Derin Düşünceler adıyla çevrilen eser, Dört Bin Hafta'da geliştirilen sınırlılık düşüncesini daha uygulamalı ve günlük bir yapı içinde sürdürür.

Kitap dört haftalık bir düzen üzerine kuruludur. Kısa bölümlerde felsefe, din, edebiyat, psikoloji ve kişisel gelişim alanlarından seçilmiş fikirler gündelik yaşamın sorunlarıyla ilişkilendirilir.

Ölümlüler İçin Derin Düşünceler'in çıkış sorularından biri, insanın hayatını tamamen düzene sokacağı gelecekteki ideal bir noktayı beklemekten nasıl vazgeçebileceğidir. Burkeman'a göre birçok insan gerçek hayatını, yapılacak işler bittiğinde veya koşullar sonunda uygun hâle geldiğinde başlayacak bir gelecek gibi düşünür.

Ancak bu beklenen nokta çoğu zaman gelmez. Yeni görevler, yeni kaygılar ve yeni belirsizlikler ortaya çıkar. Bu nedenle yaşam, sorunların tamamlanmasının ardından başlayacak bir dönem değil, tamamlanmamışlıkların ortasında zaten sürmekte olan süreçtir.

Kitapta kusursuz karar verme isteği de eleştirilir. Her seçimin doğru olduğundan emin olmaya çalışmak kişinin hareket etmesini zorlaştırabilir; bazı kararların ancak verildikten sonra sonuçlarının anlaşılabileceği kabul edilmelidir.

Burkeman aynı zamanda dikkat sorununu zaman sorunundan ayrı görmez. Bir insanın yaşamı yalnızca sahip olduğu saatlerden değil, bu saatlerde dikkatini neye verdiğinden oluşur. Dikkati sürekli başka yerlere çekilen kişi zamanını da fiilen başka amaçlara vermiş olur.

Ölümlüler İçin Derin Düşünceler, üretkenliği tamamen reddetmez. Burkeman'ın eleştirisi üretkenliğin yaşamın nihai amacı hâline gelmesinedir. Daha fazla iş tamamlamak ancak insanın gerçekten değer verdiği şeylere hizmet ettiği ölçüde anlamlıdır.

Bu bakımdan kitap klasik kişisel gelişim eserlerinin bazı biçimlerini kullanırken aynı zamanda bu türün temel varsayımlarına karşı çıkar. Okura mükemmel benliğe ulaşma programı sunmak yerine kusurlu, sınırlı ve tamamlanmamış bir insan olarak yaşamaya başlamayı önerir.

Burkeman'ın yazılarının ortak özelliği, psikoloji ve felsefeyi gazeteci yaklaşımıyla birleştirmesidir. Akademik bir psikolog veya filozof değildir; farklı düşünürleri, araştırmaları ve yaşam deneyimlerini geniş okura yönelik kurgu dışı anlatılar içinde yorumlar.

Oliver Burkeman günümüzde yazarlık, konuşmacılık ve The Imperfectionist bülteni üzerinden çalışmalarını sürdürmektedir. Üretkenlik ve zaman yönetimi hakkındaki çalışmalarının merkezinde giderek daha açık biçimde tek bir düşünce yer alır: insan hayatının anlamı, sınırsız zaman veya kusursuz kontrol elde etmekte değil, sınırlı zaman içinde neye önem verileceğine karar vermektedir.

#OliverBurkeman #ÖlümlülerİçinDerinDüşünceler #MeditationsForMortals #DörtBinHafta #FourThousandWeeks #TheAntidote #Imperfectionism #ZamanYönetimi #Üretkenlik #Fanilik #Dikkat #AnlamlıYaşam