#OlcayNeyzi, 27 Temmuz 1927’de İstanbul’da doğdu. Babası Ahmet Şükrü Ataman, annesi Remziye Hanım’dı. Eğitime, kültüre ve toplumsal sorumluluğa önem veren bir aile ortamında yetişti. Çocukluk ve gençlik yıllarında edindiği çalışma disiplini, daha sonra anı kitabına da adını verecek olan “Durmayalım, düşeriz” anlayışının temelini oluşturdu.
Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde öğrenim gördü ve 1946’da mezun oldu. Buradaki eğitimi, yabancı dil bilgisinin yanında farklı kültürleri tanımasına ve bilimsel düşünceyle erken yaşta ilişki kurmasına katkı sağladı. Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Michigan Üniversitesinde zooloji eğitimi aldı ve temel bilimlerde kazandığı birikimi tıp öğrenimine taşıdı.
Türkiye’ye dönerek İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesine devam etti ve 1954’te mezun oldu. Öğrencilik yıllarında Ali Halim Neyzi ile evlendi; bu evlilikten Mehmet Ali ve Leyla adlı iki çocuğu dünyaya geldi. Hekimliği yalnızca hastalıkları tedavi eden bir meslek olarak değil, çocukların fiziksel ve toplumsal çevrelerini birlikte değerlendiren bir #çocuksağlığı sorumluluğu olarak görmeye başladı.
Pediatri uzmanlık eğitimini Haseki Hastanesinde tamamladı. 1956-1957 yıllarında Massachusetts General Hospital bünyesindeki çocuk metabolizması ve endokrinoloji biriminde çalışmalar yürüttü. Bu dönem, Türkiye’de henüz yeni gelişmekte olan #çocukendokrinolojisini yakından tanımasını ve büyüme, gelişme, hormonlar ile metabolizma arasındaki ilişkiler üzerinde uzmanlaşmasını sağladı.
1960’ta #İstanbulÜniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları doçenti oldu; 1967’de profesörlüğe yükseldi. Akademik çalışmalarında yalnızca hastaneye başvuran çocukların hastalıklarına değil, Türkiye’deki yüksek bebek ve çocuk ölüm oranlarına, yetersiz beslenmeye, enfeksiyonlara, sağlıksız konutlara ve koruyucu sağlık hizmetlerinin eksikliğine yöneldi.
1960’lı yıllarda İstanbul’un Rami gecekondu bölgesinde çocukların sağlık ve yaşam koşullarını inceleyen kapsamlı saha araştırmalarında görev aldı. Bu çalışmalarda çocukların boy ve ağırlıkları, beslenme durumları, hastalıkları, aile koşulları ve çevresel etkenler birlikte değerlendirildi. Araştırma, çocuk sağlığının yalnızca hastane içinde değil, çocuğun yaşadığı mahalle ve aile çevresinde incelenmesi gerektiğini gösteren öncü #sosyalpediatri çalışmalarından biri oldu.
Olcay Neyzi, 1964’te çocuk hekimleri ve çocuk sağlığına destek veren isimlerle birlikte Çocuk Sağlığı Derneğinin kuruluşuna katkıda bulundu. Dernek aracılığıyla çocuk sağlığı alanındaki araştırmaların, hekim eğitimlerinin ve #koruyucusağlık çalışmalarının desteklenmesini amaçladı. Bilimsel bilginin yalnızca akademik çevrede kalmaması, çocuklara ve ailelere ulaşan hizmetlere dönüşmesi gerektiğini savundu.
Çocuk endokrinolojisi alanında büyüme ve ergenlik üzerine yaptığı çalışmalar, Türkiye’de çocukların gelişiminin değerlendirilmesinde kullanılan yerel referansların oluşturulmasını sağladı. Türk çocuklarından elde edilen boy, ağırlık, baş çevresi, beden kitle indeksi ve cinsel olgunlaşma verilerini inceleyerek yaşa ve cinsiyete göre #büyümeeğrilerinin hazırlanmasına öncülük etti.
“Neyzi büyüme eğrileri” olarak tanınan bu tablolar, hekimlerin bir çocuğun büyümesini yaşıtlarıyla karşılaştırmasını, gelişme geriliğini veya aşırı kilo eğilimini erken dönemde fark etmesini sağlayan temel klinik araçlardan biri hâline geldi. Çalışmalar sonraki yıllarda yeni verilerle güncellendi ve Türkiye’de çocuk sağlığı hizmetlerinde kullanılmaya devam etti.
1979-1994 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı başkanlığını yürüttü. Aynı dönemde İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsünün müdürlüğünü üstlendi; sosyal pediatri ve çocuk endokrinolojisi çalışmalarının kurumsal gelişimine öncülük etti. Klinik hizmet, temel bilim, toplum sağlığı ve eğitimin birbirini tamamlaması gerektiğini savundu.
Çocukların sağlıklı gelişmesinin anne sağlığından ayrı düşünülemeyeceği yaklaşımıyla Kadın ve Çocuk Sağlığı Araştırma ve Eğitim Biriminin oluşturulmasına katkıda bulundu. Çocuk Sağlığı Enstitüsü bünyesinde farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiren aile sağlığı çalışmalarını destekledi. Gebelikten başlayarak anne, bebek, çocuk ve aileyi birlikte ele alan #anneveçocuksağlığı modelinin gelişmesine katkı sağladı.
#Tıpeğitiminin Türkiye’nin gerçek sağlık sorunlarına cevap vermesi gerektiğini savundu. Tıp öğrencilerine çocuk ölümleri, yetersiz beslenme, anne sağlığı, koruyucu hekimlik ve toplum içinde sağlık hizmeti gibi konularda özel eğitimler verdi. 1977’de İstanbul Tıp Fakültesinde tıp eğitiminin niteliğini geliştirmeyi amaçlayan çalışmaların ve Tıp Eğitimi Araştırma Enstitüsünün kuruluş sürecinin öncü isimleri arasında yer aldı.
Türkan Ertuğrul ve daha sonraki baskılarda Feyza Darendeliler ile birlikte hazırladığı #Pediyatri, Türkiye’de çocuk sağlığı ve hastalıkları eğitiminin temel başvuru eserlerinden biri oldu. Çok sayıda öğretim üyesinin katkısıyla hazırlanan eser; büyüme ve gelişmeden enfeksiyonlara, çocuk endokrinolojisinden sosyal pediatriye kadar alanın farklı konularını bütünlüklü biçimde ele aldı. Yeni baskılarla güncellenen kitap, tıp öğrencileri ve çocuk hekimlerinin yetişmesine katkı sağladı.
Olcay Neyzi, 1994’te emekliye ayrılmasına rağmen bilimsel üretimini ve eğitim çalışmalarını sürdürdü. Türk çocuklarının büyüme ölçütlerinin güncellenmesi, ulusal değerlerin Dünya Sağlık Örgütü verileriyle karşılaştırılması, çocukluk çağı obezitesi ve erken yaşam koşullarının erişkin sağlığına etkisi üzerine araştırmalara katıldı. Çalışmalarında uzun süreli gözlem, saha araştırması ve disiplinler arası ekip çalışmasına önem verdi.
2017’de çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında Türkiye ve dünya tıbbına yaptığı katkılar nedeniyle Eczacıbaşı Tıp Onur Ödülü’ne değer görüldü. Ödül; çocuk endokrinolojisinin gelişmesine, büyüme standartlarının oluşturulmasına, sosyal pediatri ve koruyucu sağlık çalışmalarına, tıp eğitimine ve çok sayıda çocuk hekiminin yetişmesine uzanan meslek yaşamını onurlandırdı.
2022’de yayımlanan #DurmayalımDüşeriz: Bir Çocuk Doktorunun Not Defterinden adlı #anı kitabında çocukluğunu, Arnavutköy Amerikan Kız Kolejindeki eğitimini, Michigan ve İstanbul’daki öğrencilik yıllarını, eşi Ali Neyzi’nin ailesini ve hekimlik hayatını anlattı. Hastane çalışmaları, saha araştırmaları, öğrencileri ve meslektaşlarıyla ilişkileri üzerinden Türkiye’de çocuk hekimliğinin geçirdiği dönüşüme kişisel bir tanıklık sundu.
Olcay Neyzi, 3 Şubat 2022’de, doksan dört yaşında hayatını kaybetti. Ardında çocuk sağlığı araştırmaları, büyüme eğrileri, temel tıp kitapları, kurumsal yapılar ve yetiştirdiği çok sayıda hekimden oluşan kapsamlı bir miras bıraktı. Çocukları yalnızca hastalıklarıyla değil; aileleri, yaşadıkları çevre, beslenme koşulları ve gelişim süreçleriyle birlikte değerlendiren yaklaşımıyla Türkiye’de çağdaş pediatrinin öncü isimlerinden biri oldu.
Olcay Neyzi’nin Bibliosfer profili pediatri, çocuk sağlığı, çocuk endokrinolojisi, sosyal pediatri, büyüme eğrileri, tıp eğitimi, koruyucu sağlık, anne ve çocuk sağlığı, Pediyatri, Durmayalım Düşeriz ve anı eksenlerinde şekillenir.
TIP VE DÜŞÜNCE TARİHİNDEKİ KONUMU
Olcay Neyzi, Türkiye’de çocuk hekimliğinin yalnızca hastalık tedavisine dayalı bir uzmanlık alanından koruyucu sağlık, büyüme ve gelişme, toplum sağlığı ve tıp eğitimini kapsayan bütüncül bir disipline dönüşmesine katkıda bulunan öncü hekimlerden biridir.
Çocuk endokrinolojisi alanındaki klinik ve bilimsel çalışmalarını sosyal pediatri yaklaşımıyla birleştirmiştir. Böylece çocuğun hormonları, büyümesi ve bedensel gelişimiyle aile, beslenme, barınma ve ekonomik koşulları arasındaki ilişkileri aynı sağlık anlayışı içinde ele almıştır.
PEDİATRİ ANLAYIŞI
Neyzi’nin pediatri anlayışında çocuk, küçük bir yetişkin olarak değerlendirilmez. Çocuğun doğumdan ergenliğe kadar sürekli değişen bedensel, zihinsel ve toplumsal özellikleri bulunan ayrı bir birey olduğu kabul edilir.
Hekim yalnızca mevcut hastalığı teşhis edip tedavi etmekle yetinmemeli; çocuğun beslenmesini, büyümesini, gelişimini, aile ilişkilerini ve yaşadığı çevreyi de değerlendirmelidir.
Bu yaklaşım, hastalık ortaya çıktıktan sonra yapılan tedavinin yanında hastalığın önlenmesine, sağlıklı gelişimin izlenmesine ve risklerin erken belirlenmesine önem verir.
ÇOCUK ENDOKRİNOLOJİSİ
Olcay Neyzi, çocuk endokrinolojisinin Türkiye’de bağımsız bir bilim alanı olarak gelişmesine öncülük eden hekimlerdendir.
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki hormon bozuklukları, büyüme gerilikleri, erken veya gecikmiş ergenlik, metabolik hastalıklar ve gelişim sorunları üzerine çalışmıştır.
Uluslararası eğitim döneminde edindiği çocuk metabolizması ve endokrinoloji deneyimini İstanbul Tıp Fakültesine taşımış; bu alanda çalışan yeni hekimlerin yetişmesine katkı sağlamıştır.
BÜYÜME VE GELİŞME ÇALIŞMALARI
Neyzi’nin bilimsel mirasının en yaygın kullanılan bölümlerinden biri, Türk çocuklarının büyüme ve gelişme verileri üzerine yaptığı araştırmalardır.
Bir çocuğun boyunun veya ağırlığının sağlıklı kabul edilmesi için yalnızca tek bir ölçüm yeterli değildir. Ölçümün yaşa, cinsiyete ve önceki gelişim hızına göre değerlendirilmesi gerekir.
Neyzi ve çalışma arkadaşları, Türk çocuklarından düzenli olarak elde edilen ölçümleri kullanarak boy, ağırlık, baş çevresi ve beden kitle indeksi için yaşa göre referans değerler oluşturmuştur.
NEYZİ BÜYÜME EĞRİLERİ
Neyzi büyüme eğrileri, çocukların gelişimini belirli yüzdelik aralıklarla gösteren klinik çizelgelerdir. Bir çocuğun ölçümleri bu eğriler üzerinde işaretlenerek yaşıtlarıyla karşılaştırılır ve zaman içindeki büyüme yönü izlenir.
Bu tablolar büyüme geriliği, boy kısalığı, yetersiz beslenme veya aşırı kilo gibi durumların erken dönemde fark edilmesine yardımcı olur.
Eğrilerin Türk çocuklarından elde edilen verilere dayanması, genetik ve çevresel özelliklerin değerlendirmeye katılmasını sağlamıştır. Çalışmaların sonraki yıllarda güncellenmesi, toplumdaki beslenme ve yaşam koşullarındaki değişimlerin izlenmesine de imkân vermiştir.
SOSYAL PEDİATRİ
Olcay Neyzi’nin çalışmalarında sosyal pediatri merkezi bir yere sahiptir. Sosyal pediatri, çocukların sağlık sorunlarını yalnızca biyolojik nedenlerle değil, içinde yaşadıkları toplumsal koşullarla birlikte inceler.
Gelir düzeyi, annenin eğitimi, konut koşulları, temiz suya erişim, beslenme, aile büyüklüğü ve sağlık hizmetlerine ulaşım çocuk sağlığını doğrudan etkileyebilir.
Neyzi, bu etkenlerin hastane ortamında her zaman görülemeyeceğini düşünerek çocuk sağlığı araştırmalarını mahallelere, okullara ve ailelerin yaşadığı ortamlara taşımıştır.
RAMİ ARAŞTIRMASI
İstanbul’un Rami gecekondu bölgesinde yürütülen çalışma, Olcay Neyzi’nin sosyal pediatri yaklaşımının temel örneklerinden biridir.
Araştırmada çocukların fiziksel ölçümleri, beslenme durumları, enfeksiyonları, aile yapıları ve çevresel koşulları birlikte incelenmiştir. Böylece sağlık sorunlarının yalnızca bireysel hastalıklar değil, kentleşme ve yoksullukla ilişkili toplumsal sorunlar olduğu gösterilmiştir.
Çalışma, çocuk sağlığı hizmetlerinin hastane dışına taşınması ve koruyucu sağlık programlarının toplum içinde uygulanması gerektiğine ilişkin yaklaşımını güçlendirmiştir.
KORUYUCU SAĞLIK
Neyzi’ye göre çocuk hekimliğinin temel görevlerinden biri hastalık ortaya çıkmadan önce riskleri azaltmaktır.
Aşılama, anne sütü, düzenli büyüme izlemi, dengeli beslenme, temiz çevre, aile eğitimi ve erken tanı koruyucu pediatrinin temel unsurlarıdır.
Bu yaklaşım, hekimi yalnızca tedavi veren kişi olmaktan çıkararak aileyi bilgilendiren, çocuğun gelişimini izleyen ve toplum sağlığı programlarına katılan bir sağlık çalışanına dönüştürür.
ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI
Olcay Neyzi, çocuk sağlığının gebelik öncesi dönemden ve anne sağlığından başladığını savunmuştur.
Annenin beslenmesi, gebelik izlemi, doğum koşulları ve doğum sonrası aldığı destek, bebeğin sağlığını doğrudan etkiler. Bu nedenle kadın sağlığıyla çocuk sağlığının ayrı kurumlar tarafından birbirinden kopuk biçimde ele alınmasını yeterli görmemiştir.
Kadın ve Çocuk Sağlığı Araştırma ve Eğitim Birimi ile aile sağlığı çalışmalarında kadın doğum uzmanları, çocuk hekimleri, halk sağlığı çalışanları ve farklı meslek gruplarını ortak programlarda buluşturmuştur.
TIP EĞİTİMİ
Neyzi’nin akademik çalışmalarının önemli bir bölümü tıp eğitiminin geliştirilmesine yöneliktir.
Tıp fakültesi öğrencilerinin yalnızca hastanelerde karşılaştıkları ağır ve karmaşık hastalıkları değil, Türkiye’de çocuk ölümlerine yol açan yaygın beslenme, enfeksiyon ve koruyucu sağlık sorunlarını da öğrenmeleri gerektiğini savunmuştur.
Öğrencileri saha çalışmalarıyla, ailelerle ve toplum sağlığı hizmetleriyle buluşturan programları desteklemiştir. Hekimin bilimsel bilgisi kadar iletişim, gözlem ve toplumsal sorumluluk becerilerinin gelişmesine önem vermiştir.
TIP EĞİTİMİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
1977’de İstanbul Tıp Fakültesinde tıp eğitiminin ülkenin sağlık gereksinimlerine göre yeniden değerlendirilmesini amaçlayan kurumsal çalışmalara katılmıştır.
Bu girişim; eğitim programlarının incelenmesini, öğrencilerin araştırma isteğinin geliştirilmesini, öğretim üyelerinin eğitim becerilerinin desteklenmesini ve mezuniyet sonrası sürekli eğitimin düzenlenmesini hedeflemiştir.
Neyzi’nin bu alandaki katkısı, iyi bir hekimin yalnızca alan bilgisine değil, iyi bir öğretici ve sürekli öğrenen bir bilim insanı olma niteliğine de sahip olması gerektiği düşüncesine dayanır.
PEDİYATRİ KİTABI
Olcay Neyzi’nin editörlüğünü üstlendiği Pediyatri, Türkiye’de çocuk sağlığı eğitiminin temel eserlerinden biri olmuştur.
Kitap, tek bir yazarın görüşleriyle sınırlı kalmamış; alanın farklı bölümlerinden öğretim üyelerinin bilgi ve deneyimlerini ortak bir yapıda bir araya getirmiştir.
Yeni hastalık bilgilerinin, tanı yöntemlerinin ve tedavi yaklaşımlarının sonraki baskılara eklenmesi, eserin yaşayan ve sürekli güncellenen bir akademik kaynak hâline gelmesini sağlamıştır.
BİLİMSEL YÖNTEMİ
Olcay Neyzi’nin araştırma yaklaşımı klinik gözlem, saha çalışması, uzun süreli izlem ve istatistiksel değerlendirmeyi birleştirir.
Çocukların büyümesini anlamak için yalnızca hastalığı bulunan çocuklara değil, sağlıklı çocuklara ait düzenli ölçümlere de ihtiyaç olduğunu göstermiştir.
Araştırma ekiplerinde farklı uzmanlık alanlarından kişileri bir araya getirmesi, çocuk sağlığının çok boyutlu yapısını bilimsel yönteme yansıtmıştır.
EKİP ÇALIŞMASI VE KURUM OLUŞTURMA
Neyzi’nin katkıları yalnızca bireysel yayınlarla sınırlı değildir. Dernekler, bilim dalları, enstitüler, eğitim birimleri ve araştırma ekiplerinin oluşmasına öncülük etmiştir.
Bilimsel bir alanın kalıcı hâle gelmesi için araştırmaların kişilere bağlı kalmaması, öğrencilerin yetişmesi ve çalışmaların kurumsal yapılar tarafından sürdürülmesi gerektiğini savunmuştur.
Yetiştirdiği çocuk hekimleri ve araştırmacılar, onun büyüme, çocuk endokrinolojisi, sosyal pediatri ve koruyucu sağlık çalışmalarını sonraki kuşaklara taşımıştır.
DURMAYALIM DÜŞERİZ
Durmayalım Düşeriz, Olcay Neyzi’nin yaşamını ve meslek deneyimini kişisel tanıklık üzerinden anlatan anı kitabıdır.
Kitapta çocukluk ve okul yılları, yurt dışındaki eğitim deneyimleri, aile hayatı, hekimlik eğitimi, hastaneler, araştırma projeleri ve akademik çalışma ortamı birlikte ele alınır.
Başlıktaki “Durmayalım, düşeriz” sözü, yalnızca çok çalışmayı değil; insanın yaşadığı sürece öğrenmeye, üretmeye ve topluma katkı sunmaya devam etmesi gerektiği düşüncesini ifade eder.
Eser, bireysel bir hayat hikâyesinin yanında Cumhuriyet döneminde kadınların eğitimde ve akademik hayatta kazandıkları konumu, Türkiye’de çocuk hekimliğinin gelişimini ve tıp kurumlarının dönüşümünü de görünür kılar.
DİLİ VE ANLATI YAKLAŞIMI
Olcay Neyzi’nin anı anlatımı tıbbi bilgiyle kişisel deneyim arasında denge kurar.
Mesleki olayları yalnızca teknik ayrıntılarla değil, karşılaştığı çocuklar, aileler, öğrenciler ve çalışma arkadaşları üzerinden aktarır.
Sade ve doğrudan anlatımı, bilimsel ve kurumsal gelişmeleri genel okurun anlayabileceği bir hayat hikâyesinin içine yerleştirir.
ÖDÜLÜNÜN BAĞLAMI
2017 Eczacıbaşı Tıp Onur Ödülü, Olcay Neyzi’nin tek bir araştırmasına değil, yaklaşık altmış yıllık meslek ve akademi hayatına verilmiştir.
Ödül gerekçesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında Türk ve dünya tıbbına yaptığı katkılar öne çıkarılmıştır.
Büyüme standartları, çocuk endokrinolojisi, sosyal pediatri, koruyucu sağlık, kurum oluşturma ve tıp eğitimi bu uzun meslek yaşamının birbirini tamamlayan yönlerini oluşturur.
EDEBÎ VE BELGESEL DEĞERİ
Olcay Neyzi’nin Bibliosfer’deki konumu yalnızca bilimsel kitap yazarlığıyla sınırlı değildir. Durmayalım Düşeriz, kişisel anıyla tıp ve eğitim tarihini bir araya getiren belgesel nitelikli bir eserdir.
Bir kadın bilim insanının farklı dönemlerde karşılaştığı eğitim ve çalışma koşullarını, üniversite kurumlarının değişimini ve çocuk sağlığı alanındaki gelişmeleri içeriden bir bakışla aktarır.
Bu yönüyle eser anı, otobiyografi, tıp tarihi, eğitim tarihi ve kadınların akademik hayattaki deneyimleri başlıkları altında değerlendirilebilir.
BİBLİOSFER SINIFLANDIRMASI
Olcay Neyzi için temel sınıflandırma alanları pediatri, çocuk sağlığı, çocuk endokrinolojisi, sosyal pediatri, büyüme eğrileri, tıp eğitimi, koruyucu sağlık, anne ve çocuk sağlığı, Pediyatri, Durmayalım Düşeriz ve anıdır.
Olcay Neyzi’nin bilimsel ve yazılı mirasını birleştiren temel özellik, çocuğu biyolojik, psikolojik ve toplumsal yönleriyle bir bütün olarak değerlendirmesidir.
Çocuk endokrinolojisinde büyüme ve gelişme ölçütleri oluşturmuş; sosyal pediatriyle sağlık sorunlarını aile ve çevre koşullarıyla ilişkilendirmiş; tıp eğitimiyle bu yaklaşımın yeni hekim kuşaklarına aktarılmasına katkıda bulunmuştur.
Durmayalım Düşeriz’de ise bütün bu çalışmaların arkasındaki kişisel emeği, kurumları, insan ilişkilerini ve sürekli çalışma anlayışını Türkiye’nin çocuk hekimliği tarihine tanıklık eden bir anlatıya dönüştürmüştür.