Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 25-02-1935
Doğum yeri Bari, İtalya
Ölüm tarihi 19-04-2015

#OktaySinanoğlu, 25 Şubat 1935’te, babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu’nun Türkiye’nin Bari Konsolosluğunda görev yaptığı dönemde İtalya’nın Bari kentinde doğdu. Annesi Rüveyde Karacabey Sinanoğlu’ydu. Ailesi İkinci Dünya Savaşı öncesinde, 1938 yılında Türkiye’ye döndü. Çocukluk ve gençlik yıllarını Ankara’da geçiren Sinanoğlu, bilimle birlikte dil, tarih ve kültür meselelerine de erken yaşlardan itibaren ilgi duydu.

TED Ankara Kolejinde öğrenim gördü ve okulunu üstün başarıyla tamamladı. 1953 yılında eğitim bursuyla Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Bilimsel çalışmalarını uluslararası düzeyde sürdürebilmek için yabancı dil öğrenmenin gerekliliğini kabul etmekle birlikte, sonraki yıllarda bir toplumun kendi bilim dilini geliştirmesinin önemini özellikle vurguladı.

Kaliforniya Üniversitesi Berkeley kampüsünde kimya mühendisliği eğitimi gördü ve 1956’da lisans derecesini yüksek başarıyla aldı. Ardından Massachusetts Institute of Technology’de lisansüstü öğrenim gördü ve 1957’de yüksek lisansını tamamladı. Berkeley’e dönerek moleküller arası kuvvetler ve istatistiksel mekanik üzerine hazırladığı çalışmayla fiziksel kimya doktorasını tamamladı.

1960 yılında #YaleÜniversitesi öğretim kadrosuna katıldı. 1 Temmuz 1963’te, henüz yirmi sekiz yaşındayken kimya profesörlüğüne yükseldi. Böylece Yale Üniversitesinin yirminci yüzyıldaki en genç tam profesörü oldu. Bu hızlı akademik yükseliş, yalnızca yaşına değil, #kuantumkimyasının temel problemleri üzerine geliştirdiği özgün kuramsal çalışmalara dayanıyordu.

Sinanoğlu’nun bilimsel çalışmalarının merkezinde, çok elektronlu atom ve moleküllerde elektronların birbirleriyle bağlantılı hareketlerini açıklama problemi bulunuyordu. Basitleştirilmiş kimya modellerinde elektronlar birbirinden bağımsız hareket ediyormuş gibi ele alınsa da gerçekte her elektronun hareketi diğer elektronlardan etkilenir. #elektronkorelasyonu olarak adlandırılan bu durum, moleküllerin yapısını ve enerjisini doğru biçimde hesaplamanın temel sorunlarından biridir.

1961’de geliştirdiği Atom ve Moleküllerin #çokelektronkuramı, elektron korelasyonu probleminin çözümüne yönelik önemli bir yaklaşım ortaya koydu. Kuram, çok elektronlu sistemlerin kuantum mekaniksel özelliklerini daha doğru biçimde hesaplayabilmek için elektronlar arasındaki karşılıklı etkileri matematiksel bir yapı içinde değerlendirdi. Bu çalışma, onun uluslararası #kuramsalkimya çevrelerinde tanınmasını sağlayan temel bilimsel katkısı oldu.

Sinanoğlu daha sonra çözücü ortamların moleküller üzerindeki etkilerini açıklayan solvophobic theory, kimyasal tepkimeler arasındaki bağlantıları inceleyen ağ kuramı, çok küçük sistemlerin yüzey ve enerji özelliklerine yönelen mikrotermodinamik yaklaşım ve moleküllerin değerlik ilişkilerini grafiksel olarak çözümleyen Valency Interaction Formula kuramı üzerinde çalıştı. Bu araştırmalarda kuantum mekaniği, termodinamik, matematik ve #molekülerbiyofizik arasında bağlantılar kurdu.

1980’lerin sonlarından itibaren “Sinanoğlu Made Simple” adıyla tanınan görsel ve kurala dayalı bir yaklaşım geliştirdi. Karmaşık kimyasal yapıların ve tepkimelerin yalnızca yoğun sayısal işlemlerle değil, moleküller arasındaki bağlantıları gösteren şekiller ve temel kurallar aracılığıyla da çözümlenebileceğini savundu. Bilimsel bilginin temel mantığının öğrenciler ve araştırmacılar tarafından açık biçimde anlaşılmasına önem verdi.

Yale Üniversitesinde kimya ile moleküler biyofizik ve biyokimya alanlarında otuz yedi yıl görev yaptı. Bilimsel araştırmalarının yanında lisansüstü öğrenciler yetiştirdi ve kuramsal kimyanın farklı alt alanlarında çalışan araştırmacılara danışmanlık yaptı. 1970 yılında, bilim ve düşünce alanlarında seçkin çalışmalar yapan isimleri bünyesinde toplayan American Academy of Arts and Sciences üyeliğine seçildi.

Türkiye’de kuramsal kimyanın gelişmesine de doğrudan katkıda bulundu. ODTÜ’de 1967-1968 yıllarında oluşturulan Teorik Kimya Bölümünün kuruluş çalışmalarında yer aldı ve öğrencileriyle birlikte bu alanda araştırmalar yürüttü. Türkiye’de üniversitelerin yalnızca dışarıda üretilen bilgiyi aktaran kurumlar olmaması, özgün bilimsel kuramlar ve araştırma programları geliştirmesi gerektiğini savundu.

1997’de Yale Üniversitesinden emekliye ayrılarak emeritus profesör unvanını aldı. Türkiye’ye dönmesinin ardından Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünde görev yaptı. Burada kuramsal kimya, moleküler yapı ve bilimsel düşünce konularında dersler verdi; bilimsel birikimini Türkiye’deki genç araştırmacılarla paylaşmayı sürdürdü.

Bilimsel başarıları çeşitli ödüller ve akademik üyeliklerle karşılık buldu. 1966’da kimya alanındaki uluslararası düzeydeki araştırmaları nedeniyle, TÜBİTAK’ın ilk kez verdiği Bilim Ödülü’nün sahiplerinden biri oldu. 1973’te aldığı Alexander von Humboldt Araştırma Ödülü, kuramsal kimyaya yaptığı katkıların uluslararası bilim çevrelerindeki karşılığını gösterdi. American Academy of Arts and Sciences üyeliği ise bilimsel çalışmalarının disiplinler arası değerinin kurumsal düzeyde tanınmasını sağladı.

Sinanoğlu, akademik çalışmalarının yanında Türkçe, eğitim, #bilimpolitikası, kültür ve Türkiye’nin uluslararası konumu üzerine geniş okur kitlesine seslenen #popülerbilim ve düşünce kitapları kaleme aldı. Bye Bye Türkçe, Hedef Türkiye, Büyük Uyanış, Ne Yapmalı?, Türkiye Nereden Nereye?, İlerisi İçin ve Türkçe Giderse Türkiye Gider gibi eserlerinde bilimsel gelişmeyle kültürel bağımsızlık arasında güçlü bir ilişki kurdu.

Türkçenin fizik, kimya, matematik ve diğer bilim alanlarında yeterli bir düşünce ve eğitim dili olarak geliştirilmesini savundu. Yabancı dillerin öğrenilmesine değil, eğitimin ana dil yerine yabancı bir dille yürütülmesine karşı çıktı. Bilginin kalıcı biçimde üretilmesi için öğrencinin önce kavramları kendi diliyle düşünebilmesi gerektiğini savunarak #Türkçebilimdili ve #anadildeeğitim çalışmalarına öncelik verdi.

2008’de yayımlanan Çökmeden, Oktay Sinanoğlu’nun Yalçın Küçük, Banu Avar ve Erol Bilbilik’le birlikte yer aldığı kolektif bir söyleşi ve değerlendirme kitabıdır. Eserde Türkiye’nin kültürel ve siyasal bağımsızlığı, yabancı dilde eğitim, Türkçenin korunması, küresel güç ilişkileri ve Cumhuriyet’in geleceği farklı yazarların bakış açılarıyla ele alınır. Sinanoğlu’nun kitaptaki bölümleri, bilim dili ile ulusal bağımsızlık arasında kurduğu ilişkinin düşünsel devamı niteliğindedir.

Oktay Sinanoğlu, 19 Nisan 2015’te Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde hayatını kaybetti. Cenazesi Türkiye’ye getirilerek İstanbul’daki Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Kuantum kimyası ve moleküler biyofizik alanındaki kuramsal çalışmalarıyla uluslararası bilime; Türkçe bilim dili, ana dilde eğitim ve bilim politikası üzerine eserleriyle Türkiye’nin #bilimtarihi ve düşünce hayatına kalıcı katkılarda bulundu.