Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
3 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 01-04-1809
Doğum yeri Sorochintsi, Poltava
Ölüm tarihi 21-02-1852

Nikolay Vasilyeviç Gogol, 1 Nisan 1809’da Rus İmparatorluğu’nun Poltava bölgesindeki Sorohıntsi kasabasında doğdu. Çocukluğunu günümüzde Ukrayna sınırları içinde kalan Vasilyevka’daki aile mülkünde geçirdi. Ukrayna köy hayatı, Kazak geçmişi, halk inançları, şarkılar, masallar ve sözlü anlatılar, ileride oluşturacağı edebiyat dünyasının önemli kaynakları arasında yer aldı.

Babası Vasili Gogol-Yanovski, Ukraynaca oyunlar yazan ve yerel tiyatro gösterileri düzenleyen bir toprak sahibiydi. Ailesindeki tiyatro ve hikâye anlatma geleneği, Gogol’ün küçük yaşta sahne sanatlarıyla ve mizahi anlatımla tanışmasını sağladı. Annesinin güçlü dinî inancı da onun hayat, ölüm, günah, vicdan ve manevi sorumluluk üzerine düşüncelerini etkiledi.

1821-1828 yılları arasında Nejin Yüksek Bilimler Lisesinde öğrenim gördü. Okul yıllarında tiyatro gösterilerine katıldı, komik rollerde başarılı oldu ve arkadaşları arasında taklit yeteneğiyle tanındı. Edebiyatla ilgilenmesine rağmen gençlik döneminde kendisini yalnızca yazar olarak değil, devlet hizmetinde topluma katkıda bulunacak bir kişi olarak da görüyordu.

1828’de devlet memuru olma ve edebiyat çevrelerine katılma ümidiyle Sankt-Peterburg’a gitti. Şehirdeki ilk yılları maddi güçlükler, yalnızlık ve beklentilerinin karşılanmamasıyla geçti. V. Alov takma adıyla yayımladığı Hans Küchelgarten adlı şiirsel anlatı ilgi görmeyince kitabın nüshalarını toplayıp yok etti.

Bir süre devlet dairelerinde memur olarak çalıştı. Bürokrasinin işleyişini, küçük memurlar arasındaki makam ilişkilerini ve başkentteki sosyal farklılıkları doğrudan gözlemledi. Bu deneyimler, daha sonra Petersburg Öyküleri ile Müfettiş’te ele alacağı bürokrasi eleştirisi, statü, görünüş ve insanın kurumlar karşısındaki konumu gibi konulara kaynaklık etti.

Ukrayna’daki çocukluk hatıralarından ve halk anlatılarından yararlanarak hazırladığı Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşamlar, 1831 ve 1832’de iki cilt hâlinde yayımlandı. Mizahı, doğaüstü olayları, köy yaşamını ve renkli anlatıcıları bir araya getiren eser, edebiyat çevrelerinde geniş ilgi uyandırdı. Aleksandr Puşkin başta olmak üzere dönemin önemli yazarları Gogol’ün özgün anlatımını destekledi.

Mirgorod ve Arabeskler adlı kitaplarını 1835’te yayımladı. Taras Bulba, Eski Zaman Beyleri, Viy, Neva Bulvarı ve Bir Delinin Hatıra Defteri gibi anlatılarında Ukrayna tarihinden Petersburg’un şehir yaşamına uzanan geniş bir konu alanı kurdu. Halk hikâyesi, romantizm, gerçekçilik, fantastik anlatım ve hiciv bu eserlerde iç içe geçti.

Puşkin’in önerdiği bir olaydan hareketle yazdığı Müfettiş, 1836’da Sankt-Peterburg’da sahnelendi. Bir taşra kasabasındaki yöneticilerin sıradan bir memuru devlet müfettişi sanmaları üzerine kurulan oyun; rüşveti, çıkar ilişkilerini, makam korkusunu ve bürokrasinin işleyişini güçlü bir komedi yapısı içinde anlattı. Eser, karakterleri ve konuşma diliyle Rus tiyatrosunun temel yapıtlarından biri hâline geldi.

Müfettiş’in sahnelenmesinden sonra Rusya’dan ayrılan Gogol, uzun süre Almanya, İsviçre, Fransa ve İtalya’da yaşadı. Özellikle Roma’yı sevdi ve çalışmalarının önemli bir bölümünü burada sürdürdü. Avrupa’daki yıllarında Rusya’yı uzaktan gözlemleme, toplumsal yapısını düşünme ve kapsamlı bir edebî eser içinde anlatma düşüncesine yöneldi.

Palto, 1842’de yayımlanan Petersburg öykülerinin en tanınmışlarından biri oldu. Eserin merkezinde, hayatı yazı kopyalamakla geçen yoksul memur Akaki Akakiyeviç bulunur. Yeni bir palto edinme isteği çevresinde gelişen anlatı; görünmezleşen insanı, yalnızlığı, yoksulluğu, saygınlık arzusunu ve şehir hayatındaki duyarsızlığı mizah, merhamet ve fantastik unsurlarla bir araya getirdi.

Aynı yıl yayımlanan Ölü Canlar’da Pavel İvanoviç Çiçikov’un Rusya’nın çeşitli bölgelerini dolaşarak kayıtlarda hâlâ yaşıyor görünen ölmüş serfleri satın alma girişimini anlattı. Yolculuk boyunca karşılaşılan toprak sahipleri, memurlar ve şehir yöneticileri aracılığıyla geniş bir toplum panoraması kurdu. Gogol, eseri yalnızca bir roman değil, Rusya’nın insanlarını ve manevi durumunu kapsayacak büyük bir şiirsel tasarının ilk bölümü olarak değerlendirdi.

Hayatının ilerleyen dönemlerinde edebiyatın insanın ahlaki ve manevi gelişimine katkıda bulunması gerektiği düşüncesine ağırlık verdi. Dostlarla Yazışmalardan Seçme Parçalar’da sanat, inanç, toplumsal sorumluluk ve Rusya’nın geleceği üzerine görüşlerini bir araya getirdi. 1848’de Kudüs’e hac yolculuğu yaptı ve daha sonra Moskova’ya yerleşti.

Ölü Canlar’ın devamı üzerinde uzun süre çalışan Gogol, oluşturmak istediği bütünlüğe ulaşamadığını düşünerek ikinci cilde ait el yazmalarının önemli bir bölümünü yaktı. Sağlığının giderek bozulmasının ardından 4 Mart 1852’de Moskova’da hayatını kaybetti. Son yıllarını geçirdiği Nikitski Bulvarı’ndaki ev daha sonra hayatı ve eserleriyle ilgili bir müzeye dönüştürüldü.

Nikolay Gogol; Rus edebiyatı, öykü, roman ve tiyatro alanlarında hiciv, grotesk, fantastik anlatım ve toplumsal gözlemi özgün biçimde birleştirdi. Ukrayna kültüründen gelen anlatı mirasını Petersburg öyküleri ve Rusya’nın toplumsal yapısıyla buluşturdu. Küçük insan temasını edebiyatın merkezine taşıyan eserleriyle 19. yüzyıl edebiyatını ve kendisinden sonraki birçok yazarı etkiledi.