Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 18-11-1946
Doğum yeri Kars

Nihat Behram, asıl adıyla Mustafa Nihat Behramoğlu, 18 Kasım 1946’da Kars’ta doğdu. Annesi İsmet Hanım, babası yüksek ziraat mühendisi Haydar Bey’di. Şair Ataol Behramoğlu’nun kardeşi olan yazar, babasının görevi nedeniyle çocukluk ve gençlik yıllarını Türkiye’nin farklı şehirlerinde geçirdi.

Ortaöğrenimine Çankırı’da başladı; Bursa Atatürk Lisesi, İstanbul Haydarpaşa Lisesi ve Pendik Lisesinde öğrenim gördü. Daha sonra Gazetecilik Yüksekokuluna devam etti. Gençlik yıllarında şiir, gazetecilik ve toplumsal meselelerle yakından ilgilenmeye başladı.

“Manastır Kuşçusu” adlı ilk şiiri 1967’de Soyut dergisinde yayımlandı. Şiir ve yazıları ilerleyen yıllarda Halkın Dostları, Militan, Güney, Vatan, Varlık ve farklı edebiyat dergilerinde yer aldı. İlk döneminden itibaren toplumcu şiir anlayışıyla yaşanan hayat, toplumsal mücadeleler ve insanın özgürlük arayışı arasında bağ kurdu.

1970-1972 yılları arasında yayımlanan Halkın Dostları dergisinin yönetimine katıldı ve yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. Dergi çevresindeki çalışmaları, toplumcu şiirin güncel meselelerle bağ kurmasına ve dönemin genç yazarlarının ortak bir edebiyat ortamında buluşmasına katkı sağladı.

1972’de Gazetecilik Yüksekokulunda öğrenimini sürdürürken tutuklandı ve yaklaşık bir buçuk yıl cezaevinde kaldı. Serbest bırakıldıktan sonra yarım kalan yükseköğrenimini tamamladı. Yaşadığı bu dönem, şiirlerinde özgürlük, dayanışma, direnme, adalet ve insan onuru temalarının daha belirgin hâle gelmesinde etkili oldu.

İlk şiir kitabı Hayatımız Üstüne Şiirler 1972’de yayımlandı. Fırtınayla Borayla Denenmiş Arkadaşlıklar, Dövüşe Dövüşe Yürünecek, Hayatı Tutuşturan Acılar ve Irmak Boylarında Turaç Seslerinde gibi eserlerinde toplumcu gerçekçilik ile kişisel duyarlılığı aynı şiir dünyasında birleştirdi.

1975’te ağabeyi Ataol Behramoğlu ile birlikte Militan dergisini çıkardı. Daha sonra Yılmaz Güney ile Güney dergisinin hazırlanmasında görev aldı ve Güney Film’in yöneticiliğini yaptı. Gazetecilik, dergicilik, yayıncılık ve sinema alanındaki çalışmaları, yazarlığının farklı sanat ve iletişim biçimleriyle ilişki kurmasını sağladı.

Darağacında Üç Fidan ilk kez 1976’da yayımlandı. Eserde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın yakalanmalarından yargılanmalarına ve 6 Mayıs 1972’de idam edilmelerine uzanan süreç, tanıklıklar ve belgesel nitelikli bilgiler aracılığıyla anlatıldı. Kitap, belgesel anlatı ile toplumsal bellek arasında bağ kuran çalışmalarından biri oldu.

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit’te İbrahim Kaypakkaya’nın yaşamını ve ölümünü araştırdı. Sol Kendini Anlatıyor adlı çalışmasında ise dönemin siyasal hareketlerinde yer alan kişilerle gerçekleştirdiği söyleşileri bir araya getirdi. Bu eserlerinde gazetecilik araştırmasıyla edebî anlatımın imkânlarından birlikte yararlandı.

12 Eylül 1980 döneminin ardından Türkiye’den ayrılarak uzun yıllar yurt dışında yaşadı. Vatandaşlıktan çıkarıldığı bu dönemde İsviçre, Fransa ve Almanya’da bulundu. Sürgün edebiyatı, gurbet, memleket özlemi ve insanın kökleriyle kurduğu ilişki, şiirleriyle romanlarının başlıca temaları arasına girdi.

Gurbet adlı ilk romanında yurdundan ayrılmak zorunda kalan insanların hayatını, emek mücadelesini, yalnızlığını ve dayanışmasını anlattı. Eser, 1986’da Heinrich Böll bursuyla desteklendi. Kız Ali ve Miras romanlarında ise bireysel hayatlarla toplumun tarihsel ve kültürel dönüşümleri arasındaki ilişkiye yöneldi.

Yılmaz Güney’le Yasaklı Yıllarımız adlı anı kitabında Yılmaz Güney’le dostluğunu, birlikte yürüttükleri dergi ve sinema çalışmalarını ve dönemin sanat ortamını anlattı. Acının ve Umudun Rengi, Özlemin Dili Olsa ve farklı söyleşi kitaplarında sanatçılar, siyasal mücadeleler, edebiyat ve kültür üzerine tanıklıklarını aktardı.

1996’da vatandaşlık haklarının iade edilmesinin ardından Türkiye’ye döndü ve eserleri yeniden yayımlanmaya başladı. Şiirlerini Hayatın Şarkısı ve Ateşi Solumak gibi toplu kitaplarda bir araya getirdi. Tanımlar adlı eseriyle 2009 Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’ne, toplumcu şiire yaptığı katkılar nedeniyle de 2020 Enver Gökçe Toplumcu Gerçekçi Şiir Ödülü’ne değer görüldü.

Nihat Behram; Türk şiiri, roman, anı, belgesel anlatı, röportaj, deneme, mektup ve çocuk edebiyatı alanlarında eserler verdi. Halk şiirinin ses ve söyleyiş özelliklerini çağdaş toplumcu şiirle birleştirdi; aşkı, doğayı, yaşama sevincini, emeği, özgürlüğü ve toplumsal dayanışmayı güçlü bir lirizmle anlattı. Şiirlerinin çok sayıda sanatçı tarafından bestelenmesi, eserlerinin sözlü kültür ve müzik alanında da geniş bir okur ve dinleyici kitlesine ulaşmasını sağladı.