Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 25-01-1923
Doğum yeri İstanbul
Ölüm tarihi 26-09-2023

Mustafa Hıfzı Rami Topuz, yaygın olarak bilinen adıyla Hıfzı Topuz, 25 Ocak 1923’te İstanbul’un Nişantaşı semtinde doğdu. Babası Ahmet Rami Bey, annesi Melahat Hanım’dı. Çocukluğunun önemli bir bölümünde anneannesi Rebia Hanım’ın yanında büyüdü.

İlkokula Galatasaray’ın ilk bölümü olan Saint Jean-Baptiste’de başladı. Babasının işi nedeniyle bir süre Ankara’daki İnkılâp İlkokulunda okudu; daha sonra Galatasaray’a döndü. Ortaokul ve lise öğrenimini Galatasaray Lisesinde tamamladı.

Galatasaray’da İsmail Habip Sevük, Halit Fahri Ozansoy ve Esat Mahmut Karakurt gibi edebiyatçı ve eğitimcilerden ders aldı. Okul yıllarında edebiyat, resim, karikatür, gazetecilik ve toplumsal meselelerle ilgilenmeye başladı.

1942’de Galatasaray Lisesinden mezun olduktan sonra bir süre Güzel Sanatlar Akademisine devam etti. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçti ve 1948’de mezun oldu.

Üniversite öğrencisiyken gazeteciliğe başladı. 1947’de Akşam gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başladı; zamanla istihbarat şefliği, yazı işleri müdürlüğü ve genel yayın yönetimi düzeyinde görevler üstlendi.

Akşam’daki yıllarında adliye, siyaset, dış haberler, kültür ve sanat alanlarında haber ve röportajlar hazırladı. Yazıları ve haberleri Akşam’ın yanında Vatan, Öncü, Cumhuriyet ve Milliyet gibi gazetelerde de yayımlandı.

1952’de kurulan İstanbul Gazeteciler Sendikasının kurucuları arasında yer aldı ve sendikanın başkanlığını yürüttü. Gazetecilerin çalışma koşulları, meslek güvencesi, basın özgürlüğü ve sendikal örgütlenmesiyle ilgilendi.

1957’de eğitim amacıyla Fransa’ya gitti. Strasbourg’taki Uluslararası Gazetecilik Eğitim Merkezinde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans yaptı.

Strasbourg Üniversitesi Hukuk Fakültesinde gazetecilik doktorasını tamamladı. Türk basınında dış haberlerin hazırlanması ve uluslararası haber dolaşımı üzerine çalıştı.

Fransa’daki yıllarında Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmış veya çalışmalarını Paris’te sürdüren Nâzım Hikmet, Abidin Dino, Avni Arbaş, Fikret Muallâ, Nejat Devrim, Zekeriya Sertel ve Pertev Naili Boratav gibi şair, ressam, gazeteci ve düşünce insanlarıyla yakın ilişkiler kurdu.

Bu çevreyle yaptığı görüşmeler, tuttuğu notlar ve biriktirdiği mektuplar daha sonra anı, biyografi ve romanlarının başlıca kaynaklarından biri oldu.

1959’da UNESCO Genel Merkezinde çalışmaya başladı. Özgür Haber Dolaşımı biriminde gazetecilik eğitimi, basın özgürlüğü, gazetecilerin korunması, meslek etiği ve uluslararası gazetecilik örgütleri arasındaki iş birliği projelerini yürüttü.

Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki birçok ülkede gazetecilik eğitiminin geliştirilmesi için çalışmalar yaptı. Afrika ülkeleri, Hindistan ve Filipinler’de eğitim programları ve seminerler düzenledi.

Kara Afrika’da kırsal bölgelerde yaşayan insanların kendi yerel haber araçlarına sahip olmasını amaçlayan kırsal basın çalışmalarına katkıda bulundu. Sömürgecilikten yeni çıkmış ülkelerde haberleşme, bağımsızlık, kültür politikaları ve gazetecilik eğitimi arasındaki ilişkiyi araştırdı.

1962’de Ankara Üniversitesi bünyesinde kurulacak Basın-Yayın Yüksek Okulunun ilk projelerinin hazırlanmasına katkıda bulundu. Bu kurum daha sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesine dönüştü.

1974-1975 yıllarında UNESCO’dan izinli olarak Türkiye’ye geldi ve İsmail Cem’in genel müdürlüğü döneminde TRT’de radyolardan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı. Radyonun eğitim, kültür ve kamu hizmeti işlevleriyle ilgilendi.

Daha sonra UNESCO’daki görevine geri döndü ve 1983’e kadar Paris’te çalıştı. Yaklaşık yirmi dört yıllık UNESCO dönemi, ona farklı ülkelerin basın sistemlerini, kültür politikalarını ve iletişim eğitimini karşılaştırma imkânı verdi.

1983’te UNESCO’dan emekli olarak Türkiye’ye döndü. Anadolu Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Galatasaray Üniversitesinde basın tarihi, radyo ve televizyon tarihi, siyasal iletişim ve uluslararası iletişim dersleri verdi.

1980’lerin ikinci yarısında İletişim Araştırmaları Derneğinin kuruluşuna öncülük etti. Derneğin kurucusu ve onursal başkanı olarak iletişim eğitimi, basın meslek ilkeleri, medya araştırmaları ve gazetecilik programlarının geliştirilmesine katkıda bulundu.

Hıfzı Topuz’un ilk dönem kitapları gazetecilik, basın tarihi, siyasal iletişim, karikatür, kültür politikaları ve Afrika araştırmaları alanlarında yoğunlaştı.

Fransa’da Gazetecilerin Statüsü ve Asgari Ücret, Türk Basınında Dış Haberler, Basın Sözlüğü ve 100 Soruda Türk Basın Tarihi, gazeteciliğin kurumsal ve tarihsel yapısına yönelik ilk çalışmalarındandır.

Uluslararası İletişim, Basında Tekelleşmeler, Yarının Radyo ve Televizyon Düzeni ve Siyasal Reklamcılık kitaplarında haber dolaşımı, medya mülkiyeti, seçim kampanyaları, kamu yayıncılığı ve siyasal propaganda üzerinde durdu.

Türk Basın Tarihi adlı kapsamlı çalışmasında Osmanlı dönemindeki ilk gazetelerden çağdaş medya düzenine kadar Türk basınının gelişimini ele aldı. Sansür, gazeteci örgütlenmesi, basın cinayetleri, sermaye yapısı, promosyonlar ve medya tekelleşmesi kitabın temel konuları arasındadır.

Karikatürün yalnızca mizah ve eğlence aracı olmadığını, siyasal ve toplumsal eleştirinin önemli bir biçimi olduğunu savundu. Caricature et Société, İletişimde Karikatür ve Toplum ve Dünya Karikatürü adlı çalışmalarında farklı ülkelerin karikatür geleneklerini karşılaştırdı.

Kara Afrika, Lumumba, Kara Afrika’da İletişim, Kara Afrika Sanatı ve Büyülü Afrika gibi kitaplarında sömürgecilik, bağımsızlık hareketleri, yerel iletişim sistemleri, Afrika sanatı ve toplumsal dönüşümleri ele aldı.

Afrika üzerine yazarken yalnızca yazılı kaynaklardan değil, UNESCO görevi sırasında yaptığı yolculuklardan, röportajlardan ve kişisel gözlemlerinden yararlandı.

Paris’li Yıllar, Eski Dostlar, Gülümseyen Anılar, Elveda Afrika, Hoşça Kal Paris, Paris ’68, Bana Atatürk’ü Anlattılar ve Bir Zamanlar Nişantaşı’nda gibi eserlerinde gazetecilik hayatını, Paris çevresini, çocukluk ve gençlik yıllarını ve tanıdığı kültür insanlarını anlattı.

Anı kitaplarında Nâzım Hikmet, Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Fikret Muallâ, Avni Arbaş, Melih Cevdet Anday ve Zekeriya Sertel gibi kişilerin gündelik hayatlarına, sanat anlayışlarına ve aralarındaki dostluklara yer verdi.

Topuz, uzun süre araştırma, inceleme ve anı türlerinde eser verdikten sonra yetmişli yaşlarında romana yöneldi. İlk romanı Meyyâle 1998’de yayımlandı.

Meyyâle’de aile arşivinden, mektuplardan ve Pertevniyal Valide Sultan’ın yazdırdığı hatırattan hareketle 19. yüzyılın ikinci yarısındaki Osmanlı sarayını ve toplumsal değişimi anlattı.

Bundan sonraki romanlarında Osmanlı’nın son yüzyılını, Meşrutiyet dönemini, Millî Mücadele’yi, Cumhuriyet’in kuruluşunu, basın özgürlüğünü ve Türk kültür hayatının önemli kişilerini ele aldı.

Paris’te Son Osmanlılar, Hatice Sultan, Abdülmecit, Şanlı Kanlı Yıllar ve Nevbahar gibi romanlarında saray, hanedan, modernleşme ve imparatorluğun çözülme sürecine yöneldi.

Gazi ve Fikriye, Çamlıca’nın Üç Gülü, Devrim Yılları ve Tavcan’da Millî Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk dönemini farklı kişilerin hayatları üzerinden anlattı.

Özgürlüğe Kurşun’da Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e uzanan gazeteci cinayetlerini, basın özgürlüğünü ve siyasî şiddeti belgesel roman biçiminde ele aldı.

Kara Çığlık’ta Kongo’nun bağımsızlık mücadelesini, Patrice Lumumba’nın öldürülmesini, sömürgeciliği ve Afrika halklarının özgürlük arayışını romanlaştırdı.

Biyografik romanlarında edebiyatçı, şair, gazeteci ve siyasetçilerin hayatlarına yöneldi. Mithat Paşa, Sabahattin Ali, Nâzım Hikmet, Tevfik Fikret, Namık Kemal ve Neyzen Tevfik üzerine hazırladığı romanlarda kişisel hayatla dönemin siyasî ve kültürel olaylarını birlikte anlattı.

Paris’te Bir Türk Ressam ve Paris Sürgünü gibi eserlerinde Fikret Muallâ ve Avni Arbaş’ın sanat hayatlarını, Paris çevrelerini, yoksulluklarını, dostluklarını ve Türkiye’yle ilişkilerini ele aldı.

Romanlarını arşiv belgeleri, gazete koleksiyonları, mektuplar, hatıralar, aile evrakı ve sözlü tanıklıklar üzerine kurdu. Tarihsel bilgiyi geniş okur kitlesine aktarabilmek için açık, sade ve hızlı ilerleyen bir anlatım kullandı.

Başın Öne Eğilmesin adlı Sabahattin Ali romanı 2007 Orhan Kemal Roman Armağanı’na değer görüldü.

Hıfzı Topuz ayrıca Sertel Demokrasi Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü, Atatürk Barış Ödülü, Aydınlanma Onur Ödülü ve çeşitli üniversitelerin onur ödüllerini aldı.

Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN, Basın Ahlak Konseyi ve farklı gazetecilik ve iletişim kuruluşlarında görev aldı veya bu kuruluşların çalışmalarına katıldı.

26 Eylül 2023’te İstanbul’da hayatını kaybetti. Teşvikiye Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Feriköy Mezarlığına defnedildi.

Hıfzı Topuz’un yaklaşık seksen yıla yayılan üretimi gazetecilik, iletişim araştırmaları, basın tarihi, Afrika çalışmaları, anı, biyografi, tarihî roman ve öyküyü bir araya getirir.

Gazetecilik hayatında haber ve tanıklığa; iletişim çalışmalarında kurumlara ve meslek ilkelerine; romanlarında ise geçmişin önemli kişilerini ve dönemlerini geniş okur kitlesine tanıtmaya ağırlık verdi.

#HıfzıTopuz #Gazetecilik #TürkBasınTarihi #İletişimTarihi #BasınÖzgürlüğü #BiyografikRoman #TarihîRoman #Anı #UNESCO #KaraAfrika #YakınTarih #TürkEdebiyatı