Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
1 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 1973
Doğum yeri Kastamonu

Muharrem Kaşıtoğlu, 1973 yılında Kastamonu’nun Bozkurt ilçesine bağlı Ambarcılar köyünde doğdu. Ailesi 1976 yılında İstanbul’un Beykoz ilçesine taşındı ve çocukluğu Beykoz’da geçti.

İlköğrenimini Beykoz Yenimahalle Mehmet Emin Pulat Konak İlkokulunda, ortaöğrenimini Anadolu Hisarı Ortaokulunda tamamladı. Daha sonra Haydarpaşa Teknik Lisesinden mezun oldu.

Kaşıtoğlu, 1989 yılında kitapçılık ve yayıncılık sektöründe çalışmaya başladı. Henüz genç yaşta girdiği yayın dünyasında kitap satışı, dağıtım, yayın hazırlığı, telif hakları ve yayın yönetimi alanlarında deneyim kazandı.

Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde lisans eğitimi aldı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm Bölümünden mezun oldu.

Marmara Üniversitesinde İstanbul Araştırmaları, İstanbul Aydın Üniversitesinde ise Marka Şehirler alanında yüksek lisans eğitimi aldı. Eğitim çalışmalarında şehir kimliği, yerel tarih, kültürel miras, kent markalaşması ve İstanbul’un tarihsel yapısı üzerinde yoğunlaştı.

1998 yılında kurulan Artı Yayın Dağıtım şirketinin kurucuları arasında yer aldı. Bu girişimle kitapların yayınevlerinden kitapçılara ve okurlara ulaştırıldığı dağıtım sürecinde görev üstlendi.

Daha sonra Özyürek, Pozitif, Feniks ve İskele markalarını bünyesinde bulunduran Özyürek Yayın Grubunun ortakları arasına katıldı. Yayın grubunda yayın yönetmeni olarak çalıştı.

Özyürek Yayın Grubu özellikle çocuk kitapları, ilk gençlik edebiyatı, eğitim kitapları, tarih, kültür ve genel okur yayınları alanında faaliyet gösterdi. Kaşıtoğlu’nun yayıncılık deneyimi, çocukların yaş düzeylerine uygun metinlerin hazırlanması ve kültürel bilginin erişilebilir biçimde sunulması konusunda yazarlığını da etkiledi.

Yayıncılık sektöründe telif hakları, korsan yayıncılıkla mücadele, bandrol uygulamaları, yayın dağıtımı ve meslek örgütlenmesi konularında çalıştı. Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonunun kuruluş sürecinde yer aldı; federasyonun yönetim kurulu üyeliği ve saymanlık görevlerinde bulundu.

Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliğinde farklı dönemlerde yönetim ve denetim kurulu görevleri üstlendi. 2023-2025 döneminde YAYBİR Denetim Kurulu Başkanlığı yaptı. 2025 yılında gerçekleştirilen genel kurulda birliğin yönetim kurulu üyeliğine seçildi.

Kaşıtoğlu’nun öykü ve şiirleri çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlandı. İnternet siteleri ve yerel gazetelerde kent kültürü, yayıncılık, siyaset, toplumsal yaşam ve güncel gelişmeler üzerine köşe yazıları kaleme aldı.

Beykozlu Kastamonulular Derneğinin kurucu başkanlığını yaptı. Beykoz Kent Konseyi ve Beykoz Belediye Spor Kulübü gibi yerel kuruluşlarda yöneticilik görevleri üstlendi.

Yerel yönetim alanında Beykoz Belediye Meclisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyeliklerinde bulundu. Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.

Yerel yönetim çalışmaları sırasında kültürel mirasın korunması, şehir kimliğinin kayıt altına alınması, yayın faaliyetleri ve Beykoz’un kültür envanterinin oluşturulması gibi alanlarla ilgilendi. Kent yönetimiyle yayıncılığın kesiştiği bu çalışmalar, daha sonra kaleme aldığı Beykoz ve İstanbul merkezli eserlerinin temelini oluşturdu.

Kaşıtoğlu’nun bağımsız olarak yayımlanan ilk kitaplarından biri 60’lı Yıllar Hikâye, 70’li Yıllar Terane, 80’li Yıllar Şahane oldu. Eserin ilk baskısı 2006 yılında yayımlandı ve daha sonraki yıllarda farklı yayınevleri tarafından yeniden basıldı.

Kitapta 1960’lardan 1980’lerin sonuna uzanan dönemin gündelik yaşamı, çocukluk hatıraları, sokak oyunları, kullanılan eşyalar, eğlence kültürü, müzik, radyo ve televizyon, mahalle ilişkileri ve değişen tüketim alışkanlıkları ele alındı.

Eser, Türkiye’nin yakın geçmişini siyasal olayların kronolojik bir tarihi olarak anlatmaktan çok, insanların gündelik hayatta karşılaştıkları eşyalar ve alışkanlıklar üzerinden hatırlatır. Dönemin oyuncakları, oyunları, sesleri, mekânları ve toplumsal davranışları kültürel belleğin parçaları hâline getirilir.

Kitabın adı, 1960’lı, 1970’li ve 1980’li yıllar arasında kurulan nostaljik karşılaştırmayı yansıtır. Anlatının merkezinde geçmişin bütünüyle belgelenmesi değil, belirli bir kuşağın çocukluk ve gençlik deneyimlerinin yeniden canlandırılması bulunur.

Beykozlu Edebiyatçılarımız ve Edebiyatımızda Beykoz 2009 yılında yayımlandı. Kaşıtoğlu bu çalışmada Beykoz’da yaşamış veya eserlerinde Beykoz’a yer vermiş yazarları, şairleri, gezginleri ve kültür insanlarını bir araya getirdi.

Kitapta Evliya Çelebi’den Ahmet Mithat Efendi’ye, Halide Edip Adıvar’dan Yahya Kemal Beyatlı’ya, Orhan Veli Kanık’tan Salah Birsel’e kadar farklı dönemlerden edebiyatçıların Beykoz’la kurdukları bağlar ele alındı.

Beykoz’un yalıları, köyleri, koruları, sahilleri, tepeleri, sokakları ve tarihî yapılarının şiir, hikâye, roman, gezi yazısı ve hatıra metinlerinde nasıl anlatıldığı araştırıldı.

Eser, yalnızca Beykoz’da doğmuş yazarların biyografilerinden oluşmaz. İlçenin Türk edebiyatındaki temsillerini de inceleyerek bir yerleşim bölgesinin edebî belleğini ortaya çıkarmayı amaçlar.

Beykozlu Edebiyatçılarımız ve Edebiyatımızda Beykoz, yerel tarih ile edebiyat tarihini bir araya getiren bir derleme ve inceleme çalışmasıdır. İlçeyi yalnızca coğrafi veya idari bir alan olarak değil, farklı yazarların metinlerinde yeniden kurulan kültürel bir mekân olarak değerlendirir.

Kader Gür ve Sinan Kavrak’la birlikte hazırladığı Yazmış Bulunduk 2009 yılının sonunda yayımlandı. Kitap, yazarların gazete ve dergilerde yayımlanan yazılarından hareketle yakın dönemde yaşanan siyasal, toplumsal ve kültürel gelişmeleri ele aldı.

Eserde medya, toplumsal değişim, güncel siyaset, tarihsel olayların yorumlanması ve kamuoyunun oluşumu gibi konulara yer verildi. Kitabın çıkış noktası, gazete ve dergilerde yayımlanan düşünce yazılarının kitaplaştırılarak daha kalıcı bir kayıt hâline getirilmesidir.

Kaşıtoğlu, 2018 yılından itibaren çocuklara İstanbul’u tanıtmayı amaçlayan İstanbul’u Okuyorum dizisini yayımlamaya başladı. Dizinin ilk kitabı Beykoz Masalı oldu.

Beykoz Masalı’nda ailesini kaybeden yavru bir martının yolu Beykoz’a düşer. Yavru martıya yaşlı ve bilge bir martı rehberlik eder. İki karakter, Beykoz’un farklı bölgelerinde ilerlerken ilçenin tarihini, doğasını ve kültürel mirasını keşfeder.

Anadolu Feneri, Anadolu Kavağı, Paşabahçe, Kanlıca, Göksu ve Polonezköy gibi yerler masalın yolculuk durakları hâline gelir. Ahmet Mithat Efendi ve Orhan Veli gibi Beykoz’la ilişkili edebiyatçılar da anlatının kültürel çerçevesine dâhil edilir.

Kitapta gerçek tarihî ve coğrafi bilgiler, hayvan kahramanların yaşadığı fantastik bir maceranın içine yerleştirilir. Böylece çocuk okurun ilçeyi bir ders kitabındaki bilgi sıralamasıyla değil, yolculuk ve keşif duygusu içinde tanıması amaçlanır.

Dizinin ikinci kitabı Üsküdar Masalı 2018 yılında yayımlandı. Fatih Masalı ve Eyüpsultan Masalı 2019’da, Beyoğlu Masalı ve Beşiktaş Masalı ise 2020’de okurla buluştu.

Altı kitapta Beykoz, Üsküdar, Fatih, Eyüpsultan, Beyoğlu ve Beşiktaş ilçeleri kendi tarihî yapıları, kültürel kimlikleri ve simgesel mekânları üzerinden anlatıldı.

Her kitapta ilçenin kimliğiyle ilişkilendirilen hayvan anlatıcılar veya fantastik karakterler kullanıldı. Çocuk kahramanlar ve hayvanlar camiler, kiliseler, yalılar, köşkler, kuleler, çeşmeler, parklar, meydanlar ve tarihî sokaklar arasında yolculuk yaptı.

İstanbul’u Okuyorum kitapları, şehir rehberi ile çocuk masalı arasında kurulan melez bir yapıya sahiptir. Tarihî bilgiler, doğrudan açıklama bölümlerinin yanı sıra karakterlerin konuşmaları, karşılaştıkları kişiler ve yaşadıkları olaylar aracılığıyla verilir.

Dizinin altı kitabı daha sonra Masallarla İstanbul adıyla bir set hâlinde yayımlandı. 2025 yılında metinler İstanbul Masalları başlığı altında ciltli ve resimli tek kitapta toplandı.

İstanbul Masalları’nda İstanbul, yalnızca olayların geçtiği arka plan değildir. İlçeleri, tarihî yapıları, doğal alanları ve kültürel kişilikleriyle anlatının temel karakterlerinden birine dönüşür.

Kaşıtoğlu’nun tarihî roman türündeki Şehit Şerife Bacı: İstiklal Yolunda Kahraman Bir Türk Kadını adlı eseri ilk kez 2023 yılında yayımlandı ve sonraki yıllarda yeni baskılar yaptı.

Roman, Millî Mücadele sırasında İnebolu’dan Ankara’ya cephane taşıyan kağnı kollarında görev alan Şerife Bacı’nın hayatı çevresinde şekillenir.

Eserde Şerife Bacı’nın köy yaşamı, ailesi, cephede savaşan askerlerle kurduğu manevi bağ, kağnı kafilesine katılması ve ağır kış şartları altında cephane taşıması anlatılır.

Şerife Bacı’nın bebeğini ve taşıdığı cephaneyi soğuktan korumaya çalışırken donarak hayatını kaybetmesi, romanın tarihsel ve duygusal merkezini oluşturur.

Kaşıtoğlu, Şerife Bacı’nın yaşamına ilişkin tarihsel bilgileri romanın gerektirdiği diyaloglar, karakter ilişkileri, iç konuşmalar ve ayrıntılı sahnelerle genişletir. Bu nedenle eser doğrudan bir belge yayını veya akademik biyografi değil, tarihsel bir kişilikten hareketle oluşturulmuş tarihî romandır.

Roman yalnızca Şerife Bacı’nın bireysel fedakârlığını değil, Millî Mücadele yıllarında Anadolu kadınlarının cephe gerisinde üstlendikleri görevleri de görünür kılmayı amaçlar.

Kadınların cephane taşıması, yiyecek ve giyecek hazırlaması, yaralıların bakımını üstlenmesi ve savaş şartlarında aile yaşamını sürdürmesi, eserin toplumsal çerçevesini oluşturur.

Kaşıtoğlu’nun Türk Mitolojisi adlı kitabı Mayıs 2026’da yayımlandı. Yazarın on birinci kitabı olarak tanıtılan eser, Türklerin İslamiyet öncesinden günümüze uzanan mitolojik anlatılarını genel okura tanıtmayı amaçladı.

Kitapta yaratılış anlatıları, Tengricilik, gök ve yer altı tasavvurları, şamanlık, doğa kültleri, kutsal hayvanlar, koruyucu ruhlar, destanlar ve mitolojik kahramanlar ele alındı.

Ülgen iyilik, gök ve yaratıcı güçle; Erlik karanlık, ölüm ve yer altı dünyasıyla ilişkilendirilerek anlatıldı. Umay Ana’nın çocukları ve anneleri koruyan niteliği, Bozkurt’un yol gösterici ve soy kurucu simgesel konumu üzerinde duruldu.

Yaratılış Destanı, Oğuz Kağan anlatısı ve Türk topluluklarının kökenlerine ilişkin farklı söylenceler kitabın temel başlıkları arasında yer aldı.

Kaşıtoğlu, mitolojiyi geçmişte kalmış olağanüstü hikâyelerin toplamı olarak değil, toplumun doğa, ölüm, doğum, iktidar, aile, savaş ve kutsallık anlayışını biçimlendiren kültürel bir sistem olarak ele aldı.

Kitapta Tengricilikten İslamiyet sonrasındaki kültürel dönüşümlere uzanan geniş bir dönem incelendi. Eski inanç unsurlarının destanlarda, halk anlatılarında, geleneklerde, simgelerde ve gündelik uygulamalarda geçirdiği değişimler üzerinde duruldu.

Türk Mitolojisi soru-cevap düzeniyle hazırlanmıştır. Bu yapı, mitoloji konusunda ön bilgisi bulunmayan okurların bağımsız başlıklar üzerinden ilerleyebilmesini ve temel kavramlara doğrudan ulaşabilmesini sağlar.

Eserin amacı yeni mitolojik belgeler yayımlamak veya eski Türkçe metinlerin filolojik çözümlemesini yapmak değildir. Farklı dönem ve topluluklara ait anlatıları seçerek genel okura yönelik bir kültür tarihi çerçevesinde bir araya getirir.

Kaşıtoğlu’nun yazarlığı yayıncılık, kent kültürü, toplumsal bellek, çocuk edebiyatı, yerel tarih, tarihî roman ve mitoloji alanlarında gelişti.

Eserlerinde ortak olarak görülen özellik, geniş tarihsel veya kültürel konuları gündelik hayat ayrıntıları, yolculuk, hikâye, masal ve soru-cevap gibi erişilebilir anlatım biçimleriyle sunmasıdır.

Yayıncılık sektöründeki uzun deneyimi, eserlerin hedef okur grubuna göre biçimlendirilmesinde belirleyici oldu. Çocuk kitaplarında macera ve hayvan karakterlerden; yetişkinlere yönelik kitaplarında anı, nostalji, tarihsel anlatı ve açıklayıcı metinlerden yararlandı.

Muharrem Kaşıtoğlu, yayın yönetmenliği ve meslek kuruluşlarındaki çalışmalarının yanında yazı faaliyetlerini sürdürmektedir. Kent belleğini, tarihsel kişilikleri ve kültürel mirası geniş okur kitlesine aktarmaya yönelik kitaplarıyla yayıncılık ve popüler kültür tarihi alanlarında yer edinmiştir.

#MuharremKaşıtoğlu #TürkMitolojisi #İstanbulMasalları #ŞehitŞerifeBacı #BeykozMasalı #KentEdebiyatı #ÇocukEdebiyatı #TürkMitolojisi #YerelTarih #ToplumsalBellek #Yayıncılık #KültürelMiras