Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
2 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 29-04-1892
Doğum yeri Kastamonu
Ölüm tarihi 24-03-1971

Müfide Ferit Tek, doğum adıyla Müfide Şevket, 29 Nisan 1892’de Kastamonu’da doğdu. Babası asker Şevket Bey, annesi Feride Hanım’dı. Ailenin görev ve sürgünler nedeniyle farklı şehirlerde yaşaması, onun çocukluk yıllarını Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli bölgelerinde geçirmesine yol açtı.

Babasının görevi dolayısıyla bir süre Bağdat ve Trablusgarp’ta yaşadı. Trablusgarp’ta kız kardeşi Fahire ile birlikte İtalyan rahibeler tarafından yönetilen Saint Joseph Okuluna devam etti.

Çocukluğunda farklı diller, dinler ve kültürlerle karşılaşması, ilerleyen yıllarda romanlarında ele alacağı eğitim, kültürel kimlik, yabancı okullar ve Batılılaşma meseleleri için önemli bir deneyim oluşturdu.

1903 dolaylarında eğitimini sürdürmek ve ileride tıp öğrenimi görmek amacıyla Paris’e gönderildi. Versailles Lisesinde yaklaşık üç yıl öğrenim gördü. Babasının 1905’te ölmesinin ardından eğitimini yarıda bırakarak ailesinin yanına döndü.

Ailesinin Trablusgarp’taki çevresinde Ahmet Ferit Tek, Yusuf Akçura ve başka Jön Türklerle tanıştı. 1907’de Ahmet Ferit Tek ile İskenderiye’de evlendi. Çiftin sanat tarihçisi ve Türk kültürü araştırmacısı olarak tanınacak kızları Emel Esin, 1912’de İstanbul’da doğdu.

II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. Eşinin İttihat ve Terakki yönetimine muhalefeti nedeniyle sürgün edildiği dönemlerde onunla birlikte Sinop ve Bilecik’te yaşadı.

Yazmaya genç yaşta başladı. 1902’den itibaren anılarını kaydetti; bu metinlerin bir bölümü daha sonra hikâye ve deneme biçiminde çeşitli dergilerde yayımlandı. Bazı hikâyelerinde Süyüm Bike ve Sevim Bike imzalarını kullandı.

Türk Yurdu, Şehbal ve Türk Kadını gibi dergilerde hikâye ve makaleler yayımladı. Türk Ocağındaki konferanslarında kadınların eğitimi, millî kültür, toplumsal sorumluluk ve Türk dünyası üzerinde durdu.

İlk romanı Aydemir 1918’de yayımlandı. Romanın yazılmasında Yusuf Akçura’nın Türkistan gözlemleriyle yazarın çevresinden dinlediği siyasî ve kültürel anlatılar etkili oldu.

Aydemir, Türkistan’daki Türk toplulukları arasında millî bilinç oluşturmayı amaçlayan idealist bir aydının yaşamını anlatır. Romanın başkahramanı kişisel mutluluğunu, aşkını ve güvenli hayatını ülküsü uğruna geri plana bırakır.

Eserde Türk birliği, Rus yönetimi altındaki Türk toplulukları, millî kimlik, eğitim, tarih bilinci, sanat, fedakârlık ve aydının toplumsal sorumluluğu işlenir. Aydemir, Millî Edebiyat döneminde Türkçülük düşüncesini doğrudan romanın merkezine yerleştiren erken eserlerden biri oldu.

Mütareke ve Millî Mücadele yıllarında İfhâm ile Hâkimiyet-i Milliye gazetelerinde yazılar kaleme aldı. Gaziantep direnişi, Türk askeri, işgal altındaki İstanbul, Anadolu hareketi, millî bağımsızlık ve Avrupa kamuoyunun Türkiye’ye yaklaşımı üzerine yazdı.

Ahmet Ferit Tek’in Ankara Hükûmeti adına Paris’te görev yaptığı yıllarda Millî Mücadele’nin Avrupa kamuoyuna anlatılması için çalıştı. Paris’te Türk bağımsızlık hareketi, Türk kadınının toplumsal konumu, feminizm ve Türkiye hakkındaki önyargılar üzerine konferanslar verdi.

Kadın meselesini yalnızca aile içindeki konumla sınırlamadı. Kadınların eğitim görmesini, meslek sahibi olmasını, toplumsal sorumluluk üstlenmesini ve millî hayatın etkin katılımcıları hâline gelmesini savundu.

Yarım kalan öğrenimini tamamlamak amacıyla Sorbonne Üniversitesinde Şark edebiyatı derslerine katıldı. Daha sonra Paris École libre des Sciences Politiques’in diplomasi bölümünde öğrenim gördü ve eğitimini 1928’de tamamladı.

İkinci romanı Pervaneler 1924’te yayımlandı. Eser, yabancı okulların öğrencilerin dili, inancı, kültürü ve millî aidiyeti üzerindeki etkisini konu alan tezli bir eğitim romanıdır.

Romanın merkezinde Amerikalılar tarafından yönetilen Bizans Kolej bulunur. Doktor Burhan’ın kız kardeşi Leman ile arkadaşları Nesime ve Bahire, okulda aldıkları eğitimin etkisiyle içinde yaşadıkları topluma yabancılaşır ve Amerika’yı ideal bir ülke olarak görmeye başlarlar.

Doktor Burhan, Fransa’da öğrenim görmüş ve Fransız bir kadınla evlenmiştir. Kendi ailesindeki kültürel çatışmalarla kız kardeşinin okul aracılığıyla yaşadığı kimlik değişimi, Batılılaşmanın aile ve eğitim kurumları üzerindeki sonuçlarını iki ayrı düzeyde görünür kılar.

Pervaneler adı, ışığın çevresinde dönerek sonunda yanan pervaneleri çağrıştırır. Romandaki genç kızlar da uzaktan çekici görünen yabancı kültürün çevresinde dönerek kendi aileleri ve toplumsal çevreleriyle bağlarını kaybetme tehlikesi yaşarlar.

Roman, yabancı dil veya Batı bilgisinin öğrenilmesine bütünüyle karşı çıkan bir eser değildir. Temel eleştirisi, eğitimin öğrenciyi kendi dilini, tarihini ve toplumunu küçümsemeye yöneltmesi ve kültürel üstünlük fikrinin sorgulanmadan benimsenmesidir.

Leyla, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gazete tefrikası olarak yayımlandı. Günlük biçiminde kurulan eser, İstanbul’un işgal yıllarını bir kadının kişisel hayatı, evliliği, aşkı ve bağımsızlık arayışı üzerinden anlatır.

Romanın kahramanı Leyla, işgalcilerle iş birliğine yakın duran kocasına yabancılaşırken direnişçi Süreyya’ya yaklaşır. İstanbul’un işgaliyle kadının mutsuz evliliği arasında kurulan paralellik, kişisel kurtuluşla millî bağımsızlığı aynı anlatı çizgisinde birleştirir.

Uzun süre gazete sayfalarında kalan Leyla, Latin harfleriyle ilk kez 2019’da Leyla: İşgal İstanbul’unda Aşk adıyla kitaplaştırıldı. Eser, Müfide Ferit Tek’in bilinen romanlarının sayısını ve işgal İstanbul’una ilişkin kadın merkezli anlatılar içindeki yerini daha görünür hâle getirdi.

Affolunmayan Günah’ın Otto Spies tarafından hazırlanan Almanca çevirisi 1933’te yayımlandı. Türkçe özgün metni günümüzde erişilebilir olmadığı için eser hakkındaki bilgiler büyük ölçüde Almanca baskı ve edebiyat tarihi çalışmalarına dayanır.

Roman, evlilik, aşk, gelenek, bireysel tercih ve kadının kendi hayatını belirleme isteği çevresinde gelişir. İdeolojik kahramanların öne çıktığı Aydemir ve Pervaneler’den farklı olarak bireysel ilişkiler ve kadın psikolojisi daha belirgin bir konuma geçer.

Ahmet Ferit Tek’in diplomatik görevleri nedeniyle uzun yıllar Paris, Londra, Varşova ve Tokyo’da yaşadı. Bulunduğu ülkelerde Türkiye, Türk kültürü ve Türk kadını üzerine yazılar yazdı; konferanslar ve uluslararası toplantılar aracılığıyla kültürel temsil faaliyetlerini sürdürdü.

Türkiye’ye döndükten sonra kadınların mesleki, kültürel ve toplumsal dayanışmasını amaçlayan Soroptimist hareketinin Türkiye’de örgütlenmesine katıldı. 1945-1948 yılları arasındaki kuruluş çalışmalarında görev aldı ve yaşamının sonuna kadar bu alandaki faaliyetlerini sürdürdü.

Müfide Ferit Tek, 24 Mart 1971’de İstanbul’da hayatını kaybetti. Romanları, Millî Edebiyat ile erken Cumhuriyet dönemi arasındaki düşünsel geçişi; kadın, eğitim, milliyetçilik, Batılılaşma, işgal ve bağımsızlık meseleleri üzerinden yansıtan eserler arasında yer aldı.

#MüfideFeritTek #Pervaneler #Aydemir #Leyla #MillîEdebiyat #TürkRomanı #KadınYazarlar #YabancıOkullar #Eğitim #MillîMücadele #Türkçülük #Batılılaşma