Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 20-12-1873
Doğum yeri İstanbul
Ölüm tarihi 27-12-1936

Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873’te İstanbul’un Fatih ilçesindeki Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Fatih Medresesi müderrislerinden İpekli Mehmet Tahir Efendi, annesi Emine Şerife Hanım’dı. Babası ona ebced hesabıyla doğum yılını ifade eden “Ragif” adını verdi; ancak çevresinde Akif adıyla tanındı.

İlk öğrenimine mahalle mektebinde başladı ve ardından Emir Buhari Mektebine devam etti. Fatih Merkez Rüştiyesinde Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Daha sonra Mekteb-i Mülkiyenin idadi bölümüne girdi.

Babasının ölümü ve aile evinin yanması üzerine eğitim hayatında önemli güçlüklerle karşılaştı. Mülkiye eğitimini bırakarak yeni açılan Mülkiye Baytar Mektebine geçti. 1893’te okuldan birincilikle mezun oldu ve veteriner hekim olarak kamu hizmetine başladı.

Ziraat Nezareti bünyesinde görev yapan Akif, bulaşıcı hayvan hastalıklarıyla mücadele amacıyla Rumeli, Anadolu ve Arabistan’ın çeşitli bölgelerini dolaştı. Bu yolculuklarda köylerin ekonomik durumunu, yoksulluğu, eğitim eksikliğini ve halkın gündelik hayatını yakından gözlemledi.

Veterinerlik görevini sürdürürken Halkalı Ziraat Mektebinde resmî yazışma ve kompozisyon dersleri verdi. Daha sonra Darülfünun Edebiyat Şubesinde Osmanlı edebiyatı hocalığı yaptı. Öğretmenlik, gazetecilik, tercüme ve edebiyat çalışmalarını uzun süre birlikte yürüttü.

1908’de yayımlanmaya başlayan Sırât-ı Müstakîm dergisinin başlıca yazarları arasında yer aldı. Dergi daha sonra Sebîlürreşâd adını aldı. Şiirlerinin yanında İslam dünyasının durumu, eğitim, çalışma ahlakı, toplumsal dayanışma, siyaset ve kültür üzerine makaleler ve tercümeler yayımladı.

İlk şiir kitabı Safahat 1911’de yayımlandı. Kitapta İstanbul’un yoksul mahalleleri, kahvehaneler, camiler, hasta ve kimsesiz insanlar, ailelerin yaşadığı sıkıntılar ve toplumdaki ahlaki çözülme gerçekçi sahnelerle anlatıldı.

Safahat, zamanla yedi kitaptan oluşan büyük bir şiir külliyatına dönüştü. Diziyi Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Âsım ve Gölgeler oluşturdu. Kitaplar 1911 ile 1933 yılları arasında ayrı ayrı yayımlandı.

Süleymaniye Kürsüsünde’de İslam dünyasının siyasal ve toplumsal sorunlarını uzun bir kürsü konuşması biçiminde işledi. Hakkın Sesleri’nde Balkan Savaşları sırasında yaşanan yenilgilerin ve yıkımın ardından toplumu umutsuzluk, ayrılık ve sorumsuzluk karşısında uyarmaya çalıştı.

Fatih Kürsüsünde’de çalışma, bilim, eğitim, irade ve ilerleme meselelerine yöneldi. Toplumların geri kalmasını değişmez bir kader olarak açıklayan anlayışı eleştirdi; tembellik ve bilgisizliğin dinî gerekçelerle savunulmasına karşı çıktı.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Berlin ve Arap Yarımadası’na yapılan resmî görevlerde bulundu. Bu yolculuklardan edindiği izlenimler Hatıralar’daki şiirlere yansıdı. Savaşın, sömürgeciliğin ve İslam dünyasındaki parçalanmanın insanlar üzerindeki etkilerini gözlemledi.

Âsım, Hocazade ile Köse İmam arasındaki konuşmalar üzerine kurulan uzun bir manzumedir. Eğitim, gençlik, savaş, köylülük, ahlak ve Batılılaşma tartışmalarını bir araya getirir. “Çanakkale Şehitlerine” adıyla tanınan bölüm de bu kitabın içinde yer alır.

Millî Mücadele başladığında İstanbul’dan Anadolu’ya geçti. Balıkesir’deki Zağnos Paşa Camii ile Kastamonu’daki Nasrullah Camii başta olmak üzere farklı şehirlerde konuşmalar ve vaazlar verdi. Halkı işgallere karşı direnmeye, birlik kurmaya ve Ankara’da yürütülen mücadeleyi desteklemeye çağırdı.

1920’de Burdur milletvekili olarak Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisine katıldı. Millî marş yarışmasına para ödülünü kabul etmemek şartıyla şiir gönderdi. Yazdığı İstiklâl Marşı, 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edildi.

Akif, yarışma için verilen para ödülünü ihtiyaç sahibi kadınlarla çocuklara meslek öğreten ve cepheye giysi hazırlayan Darülmesai kurumuna bağışladı. İstiklâl Marşı’nı milletin ve ordunun eseri kabul ettiği için Safahat’a almadı.

Millî Mücadele sonrasında zamanının önemli bir bölümünü Mısır’da geçirdi. Kahire’deki üniversitede Türkçe dersleri verdi. Diyanet İşleri Başkanlığının talebi üzerine Kur’an’ın Türkçe meali üzerinde uzun yıllar çalıştı; ancak hazırladığı metni teslim ederek yayımlatmadı.

Safahat’ın son kitabı Gölgeler 1933’te Kahire’de yayımlandı. Kitaptaki şiirlerde yalnızlık, gurbet, geçmişe özlem, ölüm, inanç ve Türkiye’de yaşanan dönüşümlere ilişkin duygular belirginleşti. “Bülbül”, “Gece” ve “Secde” geç dönem şiirlerinin öne çıkan örnekleri arasında yer aldı.

Sağlığı ağır biçimde bozulunca Haziran 1936’da İstanbul’a döndü. 27 Aralık 1936’da Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda öldü ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi.

Mehmet Akif Ersoy, aruz ölçüsünü konuşma Türkçesinin doğal ritmiyle birleştirdi. Manzum hikâye, diyalog, vaaz, hitabet ve toplumsal gözlemi şiirin imkânları içinde kullandı. Yoksulluk, cehalet, dinin yanlış yorumlanması, toplumsal sorumluluk, bağımsızlık, çalışma ve ahlaki yenilenme eserlerinin temel konularını oluşturdu.

#MehmetAkifErsoy #Safahat #İstiklalMarşı #TürkŞiiri #MillîMücadele #Âsım #ÇanakkaleŞehitlerine #İslamDüşüncesi #ToplumcuŞiir #ManzumHikâye #Aruz #TürkEdebiyatı