Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
0 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 25-02-1957
Doğum yeri İstanbul
Ölüm tarihi 31-01-2024

Tam adı Mario Moris Levi olan Mario Levi, 25 Şubat 1957’de İstanbul’da doğdu. Sefarad Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak Şişli, Feriköy, Kurtuluş, Osmanbey ve Kadıköy gibi İstanbul’un farklı kültürel topluluklarının bir arada yaşadığı semtlerinde büyüdü.

Aile çevresinde Türkçe ve Fransızcanın yanında Yahudi İspanyolcası olarak da bilinen Ladinoyla karşılaştı. İstanbul’un çok dilli ve çok kültürlü gündelik hayatı, aile anlatıları, göç hatıraları ve farklı aidiyet biçimleri ilerleyen yıllarda edebiyatının temel kaynakları arasında yer aldı.

1975’te Saint Michel Fransız Lisesinden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız ve Roman Filolojisi Bölümünü 1980’de tamamladı. Üniversite bitirme çalışmasını Belçikalı şarkıcı, besteci ve söz yazarı Jacques Brel üzerine hazırladı.

İlk öyküsünü lise yıllarında, 1975’te yazdı. Üniversite eğitiminin ardından Fransızca öğretmenliği, ithalatçılık, gazetecilik, radyo programcılığı ve reklam yazarlığı gibi farklı alanlarda çalıştı.

1980’li yıllardan itibaren Hokka, Şalom, Cumhuriyet, Cumhuriyet Dergi, Gösteri, Milliyet Sanat, Argos ve farklı kültür-sanat yayınlarında yazılar yayımladı. Şalom gazetesinin kültür ve sanat sayfasında görev aldı; müzik, edebiyat, şehir kültürü ve toplumsal hafıza üzerine çalıştı.

Radyo programlarında dünya müziklerini tanıttı. Fransız şansonundan farklı coğrafyaların müziklerine uzanan programlarında müzik ile edebî anlatı arasında bağlantılar kurdu. Reklam ve iletişim alanındaki çalışmalarını daha sonra üniversite derslerine ve yazı atölyelerine taşıdı.

İlk kitabı Jacques Brel: Bir Yalnız Adam 1986’da yayımlandı. Üniversite çalışmasından hareket eden biyografik eserde Jacques Brel’in yaşamını, müziğini, sahne kişiliğini ve yalnızlıkla kurduğu ilişkiyi ele aldı.

İlk öykü kitabı Bir Şehre Gidememek 1990’da yayımlandı ve Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazandı. Otobiyografik izler taşıyan öykülerde çocukluk, gençlik, aşk, kayıp, şehirden ayrılma ve geçmişle hesaplaşma üzerinde durdu.

Madam Floridis Dönmeyebilir 1991’de yayımlandı. Kitaptaki öykülerde İstanbul’un azınlık toplulukları, göç etmek zorunda kalanlar, geride bırakılan insanlar, bekleyiş ve bir yere ait olamama duygusu öne çıktı.

En Güzel Aşk Hikâyemiz 1992’de yayımlandı. Levi’nin roman ile uzun anlatı arasında konumlandırdığı eser, bir aşkın hatırlanması üzerinden geçmişin ne kadarının yaşandığını, ne kadarının anlatılırken yeniden kurulduğunu sorguladı.

En tanınmış eseri İstanbul Bir Masaldı 1999’da yayımlandı. Roman, İstanbul’da yaşayan Yahudi bir ailenin farklı kuşaklarını, 20. yüzyıl boyunca yaşanan göçleri, ayrılıkları, aşklar ve kayıplar çevresinde anlatır.

İstanbul Bir Masaldı’da şehir yalnızca olayların geçtiği bir mekân değildir. İnsanları kendisine bağlayan, onları değiştiren, kimi zaman dışarıya gönderen ve geri dönüş ihtimalini sürekli yaşatan temel bir anlatı kişisine dönüşür.

Romanın aile üyeleri farklı ülkelerden İstanbul’a gelir veya İstanbul’dan başka ülkelere göç eder. Bu hareketlilik içinde memleket, tek bir doğum yeri olmaktan çıkar; dil, hatıra, aile, kaybedilen evler ve anlatılan hikâyelerle kurulan değişken bir aidiyet alanı hâline gelir.

İstanbul Bir Masaldı, 2000 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandı. Eser, Mario Levi’nin İstanbul, Sefarad kültürü, aile tarihi, göç ve kültürel bellek çevresinde geliştirdiği edebî dünyanın en kapsamlı örneği oldu.

Lunapark Kapandı 2005’te yayımlandı. Roman, aşkın sona ermesi, gençlik hayallerinin kaybı ve kişinin geçmişte verdiği kararlarla hesaplaşması çevresinde gelişti. Aynı yıl yayımlanan Bir Yaz Yağmuruydu ise edebiyat, şehir, hayat ve hatırlama üzerine yazılarını bir araya getirdi.

Karanlık Çökerken Neredeydiniz? 2009’da yayımlandı. Farklı kimliklerden gelen bir grup eski arkadaşın yıllar sonra yeniden bir araya gelmesini anlatan roman, 1960’lardan sonraki toplumsal değişimleri, gençlik ideallerini, göçleri ve İstanbul’un dönüşümünü kişisel hikâyelerle birleştirdi.

İçimdeki İstanbul Fotoğrafları 2010’da yayımlandı. Otobiyografik kurmaca niteliğindeki eser; çocukluk evleri, sokaklar, aile üyeleri, eski dükkânlar, yemekler, müzikler ve kaybolmuş insanlardan oluşan kişisel bir İstanbul albümü kurdu.

Size Pandispanya Yaptım 2013’te yayımlandı. Roman, Sefaradların 15. yüzyılda İspanya’dan Osmanlı topraklarına uzanan göç tarihini aile sırları, eski mektuplar, aşk hikâyeleri ve yemek kültürü üzerinden ele aldı.

Yemek, bu romanda yalnızca gündelik hayatın bir parçası değildir. Aile üyelerini bir araya getiren, kuşaklar arasında aktarılan bilgileri koruyan ve göç edilen eski coğrafyaların hatırasını yaşatan kültürel bir hafıza biçimine dönüşür.

Bu Oyunda Gitmek Vardı 2015’te, Bir Cümlelik Aşklar 2016’da yayımlandı. Bir Cümlelik Aşklar’da yüz aşk anlatısını kısa cümleler içinde kurarak bir ilişkinin veya yaşamın yoğun bir an aracılığıyla ifade edilebilme imkânını araştırdı.

Yanlış Tercihler Mahallesi 2017’de yayımlandı. Bir mahallede yaşayan farklı kişilerin iç içe geçen hikâyelerinden oluşan eser; yanlış kararlar, tesadüfler, aşk, yalnızlık ve insanın seçmediği hayatların ihtimali üzerinde durdu.

İstanbul’un Sakinleri’nde insanlarla birlikte şehrin kedilerini, köpeklerini, kuşlarını ve diğer canlılarını anlattı. Böylece İstanbul’u yalnızca tarihî yapılarla ve insan topluluklarıyla değil, farklı canlıların paylaştığı ortak bir yaşam alanı olarak ele aldı.

Bir Cuma Rüzgârı, Bu Salı ve Her Salı ve Pazarın Yalnızları gibi eserlerinde Kadıköy, Şişli ve Beyoğlu’nun gündelik hayatına yöneldi. Semt sakinlerinin küçük karşılaşmalarını, geçmişlerini, görünmeyen yalnızlıklarını ve şehirle kurdukları kişisel bağları işledi.

Ayçiçekleri Her Gece Bir Yalnızlığa Bakar 2022’de yayımlandı. Teğet geçen hayatları, karşılaşma ihtimallerini ve insanların birbirlerinin hikâyelerinde farkında olmadan bıraktıkları izleri merkezine aldı.

Son kurmaca eserlerinden Çünkü Fısıltılar Vardı 2023’te yayımlandı. Beyoğlu ve Büyükada arasında gelişen anlatı; geçmişten gelen bir ses, eski fotoğraflar, hayaletimsi hatıralar ve farklı zamanlarda birbirine yaklaşan hayatlar çevresinde kuruldu.

Mario Levi, Yeditepe Üniversitesinde iletişim, reklam, tüketici davranışları ve yaratıcı yazarlık alanlarında dersler verdi. Kendi yazı atölyelerinde öykü ve roman yazmak isteyen katılımcılarla kurmaca, karakter, bakış açısı, dil ve anlatı teknikleri üzerine çalıştı.

Eserlerinde İstanbul’un Yahudi, Rum, Ermeni, Müslüman ve farklı kökenlerden sakinlerini tek bir kültürel kimlik içinde eritmeden yan yana anlattı. Şehrin çok kültürlü geçmişini yalnızca kaybedilmiş bir güzellik olarak değil, çatışmaların, ayrılıkların ve dışlanmışlıkların da yaşandığı karmaşık bir tarih olarak ele aldı.

Mario Levi, 31 Ocak 2024’te İstanbul’da öldü. Romanları, öyküleri, denemeleri ve yazı atölyeleriyle İstanbul’un kültürel belleğini, göç deneyimini, aile geçmişini ve insanın kendisine bir memleket arayışını Türkçe edebiyatın önemli anlatı alanlarından birine dönüştürdü.

#MarioLevi #TürkEdebiyatı #İstanbulBirMasaldı #İstanbulEdebiyatı #Roman #Öykü #SefaradKültürü #GöçEdebiyatı #KültürelBellek #AileRomanı #Kimlik #ÇağdaşEdebiyat