Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
3 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 02-06-1908
Doğum yeri Selanik
Ölüm tarihi 15-08-1993

Macit Gökberk, 2 Haziran 1908’de Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki Selanik’te doğdu. Çocukluk ve gençlik yıllarını Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde geçirdi. İstanbul Erkek Lisesinde öğrenim gördükten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne girdi.

Üniversiteden 1932’de Platon’un Theaitetos diyaloğu üzerine hazırladığı çalışmayla mezun oldu. Aynı yıl Felsefe Bölümüne asistan olarak atandı. İstanbul Üniversitesinde ders veren Alman mantıkçı ve bilim felsefecisi Hans Reichenbach’ın mantık derslerini Türkçeye aktardı.

1935’te doktora eğitimi için Berlin Üniversitesine gönderildi. Eduard Spranger’in yanında hazırladığı Hegel ve Auguste Comte’da Toplum Kavramı başlıklı teziyle 1940’ta doktorasını tamamladı. Çalışmasında Hegel’in idealist tarih ve toplum anlayışıyla Comte’un pozitivist toplum görüşünü karşılaştırdı.

Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümündeki görevini sürdürdü. 1941’de doçent, 1949’da profesör oldu. Felsefe tarihi, tarih felsefesi, bilgi kuramı, Alman idealizmi ve dil sorunları üzerine dersler verdi. Uzun yıllar boyunca Türkiye’de felsefe eğitiminin kurumsallaşmasına katkıda bulundu.

İlk kitabı Kant ile Herder’in Tarih Anlayışları 1948’de yayımlandı. Eserde Aydınlanma düşüncesinin ilerlemeci ve evrensel tarih anlayışıyla Herder’in toplumların, kültürlerin ve tarihsel dönemlerin kendine özgülüğünü vurgulayan yaklaşımını karşılaştırdı.

Gökberk, Kant ile Herder arasındaki ayrılığı yalnızca iki filozofun görüş farklılığı olarak ele almadı. Evrensel insanlık idealiyle tarihsel ve kültürel çeşitlilik arasındaki ilişkiyi tarih felsefesinin temel sorunlarından biri olarak inceledi.

En tanınmış eseri Felsefe Tarihi, ilk kez 1961’de yayımlandı. Bir Türk felsefecisi tarafından hazırlanmış ilk kapsamlı felsefe tarihi çalışmalarından biri olan kitap, İlk Çağ Anadolu ve Yunan düşüncesinden Orta Çağ’a, Rönesans’a, modern felsefeye, Aydınlanma’ya ve Alman idealizmine uzanan geniş bir düşünce çizgisi kurdu.

Felsefe Tarihi’nde filozofları ve öğretileri yalnızca kronolojik olarak sıralamadı. Felsefi sistemlerin hangi tarihsel ve kültürel koşullarda ortaya çıktığını, birbirlerine nasıl karşılık verdiklerini ve varlık, bilgi, ahlak, insan, toplum ve tarih sorunlarını nasıl yeniden biçimlendirdiklerini gösterdi.

Kitabın açık ve düzenli anlatımı, felsefe kavramlarının Türkçede anlaşılabilir biçimde kullanılmasına dayanıyordu. Eser, uzun yıllar üniversitelerin felsefe bölümlerinde ve felsefeye giriş derslerinde temel kaynaklardan biri olarak okutuldu; çok sayıda yeni baskısı yapıldı.

Felsefenin Evrimi adlı çalışmasında felsefi düşüncenin başlıca dönemlerini ve sorunlarını daha yoğun bir anlatımla ele aldı. Felsefenin değişmez bilgiler toplamı olmadığını; insanın dünya, toplum ve kendisi hakkındaki bilincinin tarihsel gelişimi içinde dönüşen bir düşünme etkinliği olduğunu vurguladı.

Gökberk’in düşüncesinde Aydınlanma merkezi bir yere sahipti. Akla, eleştirel düşünceye, bireysel özgürlüğe ve insanın kendi yaşamını bilinçli biçimde düzenleyebilmesine önem verdi. Felsefeyi yalnızca akademik uzmanlık alanı değil, çağın sorunlarını kavramaya ve kültürün kendisi hakkında bilinç geliştirmesine yardım eden bir etkinlik olarak gördü.

Dil sorunu, akademik çalışmalarının ikinci temel alanını oluşturdu. Dilin düşüncenin yalnızca dışarıya aktarılmasını sağlayan edilgen bir araç olmadığını; kavramların kurulmasına, bilginin üretilmesine ve kültürel bilincin oluşmasına doğrudan katıldığını savundu.

Türkçe felsefe dilinin geliştirilmesi, kavramların sınıflandırılması ve yabancı terimlere anlaşılır Türkçe karşılıklar bulunması için çalıştı. Felsefenin toplumda yaygınlaşabilmesi için dilinin açık, üretken ve yaşayan Türkçeyle bağlantılı olması gerektiğini düşündü.

Dil, kültür, düşünce ve toplumsal değişim üzerine yazılarını Değişen Dünya Değişen Dil adlı kitabında topladı. Dünya ve kültür değiştikçe dilin de zorunlu olarak yenilendiğini; yaşayan bir dilin yeni bilimsel ve felsefi kavramlar üretme gücüne sahip olması gerektiğini belirtti.

1954-1960 ve 1969-1976 yılları arasında Türk Dil Kurumu başkanlığı yaptı. Bu görev sırasında Türkçenin bilim, felsefe ve eğitim dili olarak gelişmesini destekledi. Dil devrimini Türkiye’nin modernleşme ve Aydınlanma sürecinin temel unsurlarından biri olarak değerlendirdi.

Gökberk, özgün çalışmalarının yanında çeviri alanında da eserler verdi. Platon’un Theaitetos diyaloğunu ve Ernst von Aster’in felsefe tarihi, İlk Çağ ve Orta Çağ felsefesi ile bilgi teorisi üzerine çalışmalarını Türkçeye kazandırdı. Çevirileri, Batı felsefesinin temel kavramlarının Türkçede yerleşmesine katkıda bulundu.

Makalelerinde Hegel’in devlet felsefesini, Kant ve Herder’in tarih görüşlerini, Aydınlanma düşüncesini, Batı Anadolu’da yetişen İlk Çağ filozoflarını ve felsefenin çağdaş kültürdeki görevini ele aldı. Felsefe Arkivi başta olmak üzere çeşitli akademik ve kültürel yayınlarda yazılar yayımladı.

1978’de İstanbul Üniversitesinden emekliye ayrıldı. Emekliliğinden sonra da felsefe, dil ve kültür sorunları üzerine çalışmalarını sürdürdü. Yetiştirdiği öğrenciler ve hazırladığı eserlerle Türkiye’de felsefe tarihi öğretiminin gelişiminde belirleyici bir rol oynadı.

Macit Gökberk, 15 Ağustos 1993’te İstanbul’da öldü. Felsefe tarihini Türkçede sistemli biçimde anlatması, Aydınlanma düşüncesini Türkiye’nin kültürel sorunlarıyla ilişkilendirmesi ve Türkçe felsefe terminolojisinin gelişmesine yaptığı katkılarla Cumhuriyet dönemi Türk düşüncesinin temel akademisyenlerinden biri oldu.

#MacitGökberk #TürkFelsefesi #FelsefeTarihi #Aydınlanma #TarihFelsefesi #DilFelsefesi #Kant #Herder #Hegel #TürkçeFelsefe #Akademisyen #Çeviri