Bibliosfer
0.0/10 0 kişi
9 Kitap
0 Okunma
0 Beğeni
0 Takipçi
Doğum tarihi 11-11-1922
Doğum yeri İndianapolis
Ölüm tarihi 11-04-2007

Kurt Vonnegut, 11 Kasım 1922'de Indianapolis, Indiana'da doğdu. Indianapolis'te yetişti ve Shortridge High School'da öğrenim gördü. Okulun günlük gazetesi The Shortridge Echo'da yazması, gazetecilikle ve kısa, doğrudan anlatımla erken yaşta ilişki kurmasını sağladı.

1940'ta Cornell Üniversitesi'ne başladı. Ailesinin yönlendirmesiyle kimya ve biyoloji alanlarında öğrenim gördü; aynı zamanda öğrenci gazetesi The Cornell Daily Sun'da çalıştı ve burada yazılar kaleme aldı. Üniversite eğitimini tamamlamadan İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri Ordusuna katıldı.

Avrupa cephesinde görev yapan Vonnegut, Aralık 1944'te Ardenler Taarruzu sırasında Alman birlikleri tarafından esir alındı. Savaş esiri olarak Dresden'e gönderildi. 13 Şubat 1945'te başlayan Müttefik bombardımanı sırasında diğer savaş esirleriyle birlikte bir mezbahanın yeraltındaki bölümünde bulunduğu için bombardımandan sağ kurtuldu.

Bombardımanın ardından yıkılmış kentte cesetlerin toplanması ve kaldırılması çalışmalarında görevlendirildi. Dresden deneyimi yaşamı boyunca onun savaş anlayışını ve edebiyatını belirleyen temel olaylardan biri olarak kaldı. Bu deneyimi doğrudan romana dönüştürebilmesi ise savaşın bitmesinden yirmi yılı aşkın süre sonra mümkün oldu.

Savaştan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne döndü ve Jane Cox ile evlendi. 1945-1947 arasında University of Chicago'da antropoloji alanında lisansüstü öğrenim gördü. Hazırladığı yüksek lisans tezi kabul edilmediği için üniversiteden o dönemde derece almadan ayrıldı.

University of Chicago, yıllar sonra Cat's Cradle'ın antropolojik niteliğini yüksek lisans çalışması olarak kabul etti ve Vonnegut'a 1971'de antropoloji alanında A.M. derecesi verdi. Böylece üniversitedeki öğreniminden yaklaşık çeyrek yüzyıl sonra lisansüstü derecesini aldı.

Chicago yıllarında City News Bureau'da polis muhabiri olarak çalıştı. 1947'de General Electric'in Schenectady'deki tesislerinde halkla ilişkiler alanında işe başladı. Bir yandan şirkette çalışırken bir yandan dergilere satmak amacıyla kısa öyküler yazdı.

Yayımlanan ilk öyküsü Report on the Barnhouse Effect, 1950'de Collier's dergisinde çıktı. Dergilerdeki öykü satışlarının düzenli gelir sağlamaya başlaması üzerine General Electric'ten ayrılarak yazarlığa ağırlık verdi.

İlk romanı Player Piano 1952'de yayımlandı. Otomasyonun üretimi büyük ölçüde devraldığı bir toplum üzerinden teknoloji, iş, sınıf ve insanın ekonomik sistem içindeki değerini sorgulayan roman, Vonnegut'un bilimsel ve teknolojik ilerlemeye duyduğu çift yönlü ilginin erken örneğini oluşturdu.

The Sirens of Titan 1959'da yayımlandı. Uzay yolculuğu ve bilimkurgu kalıplarını kullanan roman; özgür irade, kader, din ve insanın evrendeki konumunu hiciv yoluyla tartıştı. Bilimkurgu unsurları Vonnegut için giderek kendi başına bir amaçtan çok çağdaş toplumu yabancılaştırarak gösterebildiği bir anlatım aracına dönüştü.

Mother Night 1961'de yayımlandı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi propagandacısı gibi görünen Amerikalı Howard W. Campbell Jr.'ın hikâyesi üzerinden kimlik, rol yapma, suçluluk ve insanın dış dünyaya sunduğu kimliğin giderek gerçek kişiliğine dönüşmesi sorunlarını ele aldı.

Cat's Cradle 1963'te yayımlandı. Hiroshima'ya atılan atom bombasında çalışan bilim insanlarından birinin geride bıraktığı ice-nine adlı hayalî madde çevresinde bilimsel sorumluluk, din, teknoloji ve insanlığın kendi yok oluşunu hazırlayabilme kapasitesi hicvedildi. Romandaki Bokononizm adlı kurmaca din de hakikat, yalan ve insanların yaşamak için oluşturdukları anlam sistemlerinin sorgulanmasına hizmet etti.

God Bless You, Mr. Rosewater 1965'te yayımlandı. Büyük bir servetin mirasçısı Eliot Rosewater'ın kendisini toplumun dışladığı insanlara yardım etmeye adaması üzerinden para, sınıf, miras, hayırseverlik ve bir insanın ekonomik üretkenlik dışında değer taşıyıp taşımadığı soruları merkeze alındı.

Vonnegut 1965-1967 arasında University of Iowa Writers' Workshop'ta kurmaca yazarlığı dersleri verdi. Bu dönemde öğrencileri arasında daha sonra tanınmış yazarlar olacak isimler de bulundu. 1967'de Dresden'e dönerek savaş deneyimi üzerinde çalışmasını sürdürdü.

Slaughterhouse-Five 1969'da yayımlandı ve Türkçeye Mezbaha Beş adıyla çevrildi. Roman, Billy Pilgrim adlı Amerikalı askerin İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlara esir düşmesini, Dresden bombardımanını, savaş sonrası yaşamını ve Tralfamadore adlı gezegenle bağlantılı zaman deneyimini parçalı bir yapıda anlatır.

Mezbaha Beş'te Billy Pilgrim doğrusal zamanın dışına çıkar ve yaşamının farklı anları arasında istemsiz biçimde hareket eder. Çocukluğu, savaş deneyimi, evliliği, mesleği, ölümü ve Tralfamadore'da geçirdiğini söylediği dönem aynı anlatı içinde sürekli yer değiştirir. Bu yapı savaş travmasını kronolojik ve düzenli bir geçmiş anlatısı olarak kurmayı özellikle reddeder.

Romanın ilk bölümü Vonnegut'un kendi Dresden deneyimini, eski savaş arkadaşı Bernard V. O'Hare ile görüşmesini ve savaş hakkında kitap yazmakta yaşadığı güçlüğü doğrudan anlatıya dahil eder. Böylece kurmaca Billy Pilgrim'ın hikâyesi ile yazarın kendi tanıklığı birbirinden bütünüyle ayrılmaz.

Mezbaha Beş, Vonnegut'un geniş bir uluslararası okur kitlesine ulaşmasını sağladı. İkinci Dünya Savaşı'nı anlatmasına rağmen Vietnam Savaşı'nın yoğun biçimde tartışıldığı 1969'da yayımlanması, romanın savaş karşıtı yönünün dönemin Amerikan kamuoyuyla güçlü bir bağ kurmasına yol açtı.

Breakfast of Champions 1973'te yayımlandı. Türkçede Şampiyonların Kahvaltısı adıyla yayımlanan roman, Vonnegut'un daha önceki eserlerinde de görülen bilimkurgu yazarı Kilgore Trout'u öne çıkarırken Amerikan tüketim kültürü, ırk, ekonomik eşitsizlik, ruh sağlığı ve özgür irade üzerine parçalı bir hiciv kurdu. Vonnegut'un kendi çizimleri de kitabın anlatı yapısına dahil edildi.

Slapstick 1976, Jailbird 1979 ve Deadeye Dick 1982'de yayımlandı. Bu romanlarda yalnızlık, aile, siyasal güç, toplumsal sınıflar, Amerikan tarihi ve insanların birbirine karşı sorumlulukları farklı biçimlerde işlendi. Vonnegut'un mizahı giderek yaşlanma, kayıp ve geçmişe duyulan hüzünle daha belirgin biçimde birleşti.

Galápagos 1985'te yayımlandı. İnsanlığın geleceğini evrimsel bir perspektifle ele alan roman, büyük insan beyninin gurur, ekonomik kriz, savaş ve yıkım üretmedeki rolünü ironik biçimde sorguladı. Anlatı, insan türüne uzun bir tarihsel mesafeden bakarak çağdaş uygarlığın önem verdiği değerleri tersine çevirdi.

Bluebeard 1987'de yayımlandı ve Türkçeye Mavi Sakal adıyla çevrildi. Roman, yetmişli yaşlarındaki Ermeni kökenli Amerikalı ressam Rabo Karabekian'ın yazdığı kurgusal otobiyografi biçimindedir. Karabekian, İkinci Dünya Savaşı'na katılmış ve savaş sonrasında Amerikan soyut dışavurumculuk çevresine girmiş bir ressamdır.

Rabo'nun evine gelen yazar Circe Berman onu yaşam öyküsünü yazmaya yöneltir. Karabekian geçmişini, ailesini, sanat çevresini, başarısız evliliklerini ve ressamlık kariyerini anlatırken evinin yanındaki kilitli patates ambarında ne sakladığını açıklamayı reddeder. Perrault'nun Mavi Sakal masalındaki yasak oda motifi böylece sanatçının sakladığı geçmiş ve eser fikrine dönüştürülür.

Mavi Sakal, soyut ve figüratif sanat arasındaki tartışmanın yanı sıra sanat piyasası, sanatçının başarısızlık korkusu, savaş belleği ve tarihsel travma üzerinde durur. Rabo'nun anne ve babasının Ermenilere yönelik kitlesel şiddetin hayatta kalanları olması ile kendi İkinci Dünya Savaşı deneyimi, kişisel hafıza ve miras alınmış tarihsel travmayı aynı yaşam öyküsünde buluşturur.

Hocus Pocus 1990'da yayımlandı. Vietnam gazisi Eugene Debs Hartke'nin yaşamı üzerinden savaş, eğitim, hapishane sistemi, sınıf ve Amerikan toplumundaki ekonomik eşitsizlik hicvedildi. Roman, anlatıcının farklı kâğıt parçalarına yazdığı notların bir araya getirilmiş hâli gibi düzenlenerek Vonnegut'un parçalı anlatı anlayışını sürdürdü.

Timequake 1997'de yayımlandı ve Vonnegut'un son romanı oldu. Kurmaca, anı, yazarlık üzerine düşünceler ve Kilgore Trout anlatılarını bir araya getiren kitapta evrendeki herkesin on yıl önceye dönerek yaşadıklarını hiçbir şeyi değiştiremeden tekrar yaşamak zorunda kaldığı bir "zaman depremi" fikri kullanılır.

Vonnegut yalnızca romancı değildi. Welcome to the Monkey House gibi öykü kitaplarının yanı sıra Wampeters, Foma & Granfalloons, Palm Sunday ve Fates Worse Than Death gibi deneme ve konuşma derlemeleri yayımladı. Happy Birthday, Wanda June gibi tiyatro eserleri yazdı ve yaşamının ilerleyen dönemlerinde çizim ve baskı çalışmalarıyla görsel sanat üretimini de sürdürdü.

A Man Without a Country 2005'te yayımlandı. Deneme, anı ve toplumsal eleştiri parçalarından oluşan kitapta savaş, çevre, teknoloji, Amerikan siyaseti, insan toplulukları ve yaşlanma gibi yaşamı boyunca ilgilendiği meseleleri yeniden değerlendirdi. Bu eser yaşamı sırasında yayımlanan son önemli kitaplarından biri oldu.

Vonnegut'un edebiyatında bilimkurgu, savaş anlatısı, kara mizah, absürt, toplumsal hiciv ve otobiyografik unsurlar sürekli birbirine karıştı. Sade görünen cümlelerin altında savaş, ölüm, yalnızlık, özgür irade, teknoloji, ekonomik eşitsizlik ve insanın başka insanlara karşı sorumluluğu gibi ağır meseleleri tartıştı.

Kurt Vonnegut, 11 Nisan 2007'de New York'ta öldü. On dört romanın yanı sıra çok sayıda öykü, deneme, oyun ve konuşma metni bıraktı. Ölümünden sonra yayımlanmamış veya dağınık durumdaki öykü ve metinlerinin yeni derlemeleri de kitaplaştırıldı.

#KurtVonnegut #MezbahaBeş #SlaughterhouseFive #MaviSakal #Bluebeard #KediBeşiği #ŞampiyonlarınKahvaltısı #AmerikanEdebiyatı #KaraMizah #Bilimkurgu #SavaşKarşıtıEdebiyat #Hiciv